Bakan Bolat: Türkiye, ekonomik diplomasisini de kararlılıkla ileri taşımaktadır
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilişkin, "Türkiye, müttefikleriyle karşılıklı fayda temelinde geliştirdiği ilişkilerle bölgesel ve küresel barışa katkı sunarken, aynı zamanda ekonomik diplomasisini de kararlılıkla ileri taşımaktadır." ifadesini kullandı.
Ticaret Bakanı Bolat, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen zirveye ilişkin değerlendirmede bulundu.
Türkiye'nin küresel ölçekte söz söyleyen, çözüm üreten ve istikrara yön veren öncü ülkeler arasında yerini her geçen gün daha da sağlamlaştırdığını belirten Bolat, "Zirve kapsamında gerçekleştirdiğimiz ikili temaslar ve diplomatik görüşmeler, yalnızca güvenlik alanındaki iş birliğimizi değil, ticaret, yatırım, üretim, tedarik zincirleri ve ekonomik ortaklıklarımızı güçlendirme irademizi de ortaya koymaktadır. Türkiye, müttefikleriyle karşılıklı fayda temelinde geliştirdiği ilişkilerle bölgesel ve küresel barışa katkı sunarken, aynı zamanda ekonomik diplomasisini de kararlılıkla ileri taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
"Türkiye küresel siyasetin saygın aktörlerinden biri"
Bolat, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, güçlü liderlik, ekonomi ve diplomasi anlayışıyla Türkiye'nin uluslararası alandaki etkinliğini artırmaya, ihracatçının önünü açacak yeni iş birlikleri geliştirmeye ve daha müreffeh bir geleceği inşa etmeye devam edeceklerini bildirerek, şunları kaydetti:
"Uluslararası ilişkilerde kalıcı etki, yalnızca askeri güçle ya da ekonomik kapasiteyle değil, güven inşa edebilme kabiliyeti, öngörü sahibi liderlik ve tutarlı bir devlet aklıyla mümkündür. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, çok taraflı diplomasiyi ilkesel duruşla buluşturan, krizlerin derinleştiği dönemlerde diyalog kanallarını açık tutan ve uluslararası meşruiyeti önceleyen yaklaşımıyla küresel siyasetin saygın aktörlerinden biri olmuştur. 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi de Türkiye'nin yalnızca bulunduğu coğrafyanın değil, küresel istikrarın geleceğine ilişkin meselelerde de sözüne itibar edilen bir ülke olduğunu bir kez daha göstermiştir."