Alimler Buluşması'nda önemli mesajlar-5
Alimler ve Medreseler Birliği (İTTİHADUL ULEMA) tarafından düzenlenen 11'inci Alimler Buluşması'nda Medrese Alimleri Vakfı Başkanı Molla Tayip Elçi, Suriye Milletvekili Abdulmevla Hariri ile Din-Bir Der Başkanı Yaşar Canbay selamlama konuşmalarını gerçekleştirdi.
İTTİHADUL ULEMA'nın geleneksel hale getirdiği Alimler Buluşmasının bu yıl 11'ncisi düzenleniyor.
Program, Diyarbakır'ın merkez Yenişehir ilçesinde bulunan Selahaddin Eyyubi Camii Konferans Salonu'nda başladı. İki gün sürecek programda davet çalışmaları, İslam ümmetinin birliği ve davette yeni yöntem ve arayışlar ele alınıyor.
Programın açılış bölümünde Irak Kürdistanı'ndan Karî Sufyan Abdulkadir El Kurdî tarafından Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Ardından İTTİHADUL ULEMA Genel Başkanı Molla Enver Kılıçaslan, açılış konuşması gerçekleştirdi, daha sonra selamlama konuşmalarına geçildi.
Tayyip Elçi: "Bir yerde bir eksiğimiz var"
Medrese Alimleri Vakfı Başkanı Molla Tayyip Elçi, selamlama konuşmasında tarih boyunca peygamberlerin mirasını üstlenen alimlerin davetçilerin başarılı hizmetler yürüttüğünü ancak günümüz alimlerinin ise bunu başaramadığını ifade etti.
Elçi, "Medreselerimiz var. İmam hatiplerimiz var. Kur'an kurslarımız var. Ve her yıl binlerce mezunlarımız oluyor. Ama bu ilmi faaliyetler nedense sokağa taşmıyor. Nedense gençler üzerinde bir etkide bulunmuyor. O zaman bir yerde bir eksiğimiz var. Bir yerde bir hatamız var ki bizim ilmi faaliyetlerimiz toplum üzerinde bir etkide bulunmuyor." dedi.
Günümüz alimlerinin nebevi menhece dönmesi halinde, yeniden sahabelerin varisi ve ashab-ı suffenin birer talebesini yetiştirebileceklerini ifade eden Elçi, şöyle devam etti:
"Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'ın davet metodunda ne vardı? Üç nokta vardı. Bir, Allah Resulü ilim öğretiyordu. Kur'an ve sünnet öğretiyordu. İkinci, Allah Resulü birer derviş olarak nefis tezkiyesi ve terbiyesini o sahabelerde uyguluyordu. O sahabeler birer ilim talebesi olmanın yanında Tekke'deki birer derviş gibi nefsi tezkiye ve terbiyeyi gerçekleştiriyordu. Üçüncüsü, Allah'ın Resulü onları birer mübelliğ, birer mürşid, birer davetçi ve birer mücahid olarak yetiştiriyordu."
Elçi, "Kökü mazide gözü atide çağı yaşayan münevver entelektüel İslam alimi yetiştirdiğimiz zaman işte o zaman ilmi faaliyetlerimiz sokağa taşacak, işte o zaman gençlerimiz bu itikadi savrulmalardan, bu ahlaki çöküntüden kurtulacak diye dua ve niyaz ediyorum." diye ekledi.
Abdulmevla Hariri: "Biz Allah'ın izniyle İslam yolundayız. Ne projeler olursa olsun, Allah'ın izniyle bütün projeler çöpe gidecektir."
Suriye Milletvekili Abdulmevla Hariri, konuşmasında Suriye'nin Dera şehrinden geldiğini belirterek, şehrin işgal altındaki Filistin topraklarına komşu olduklarını söyledi.
Suriye halkının da işgalci siyonistlerle cihat etmeye alışık olduğunu ifade eden Hariri, "Bizden bir milyon insanı şehit etti, Suriye'yi yıktı. Fakat Allah'u Teala Suriyelilerin kalbinde, ümmetin kalbinde cihadı, fedakarlık yapmayı arttırdı. Allah'ın izniyle Mescid-i Aksa'yı tekrardan fethedeceğiz. Biz Suriye halkı olarak cihadın merhalelerinden bir merhaleyi atlattık fakat özellikle de şunu ifade ettik ki Aksa Tufanı dönüm noktalarından bir tanesiydi." dedi.
Mescid-i Aksa'nın fethinin, Selahaddin Eyyubi döneminde açılan medreselerin ardından gerçekleştiğine işaret eden Hariri, "Bu özgürlük savaşında Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla hepsi ve bugün İslam ümmeti de tekrardan bir uyanış içerisinde. Ve Kürt toplumunun gerçek yüzü İslam düşmanlarının istediği değildir. Gerçek yüzü İslam yüzüdür. Biz Allah'ın izniyle İslam yolundayız. Ne projeler olursa olsun, Allah'ın izniyle bütün projeler çöpe gidecektir. Ve bizim medreselerimizin arasındaki ihtilaflar aynı şekilde. Bizim İslam ümmeti olarak bir hedefimiz var. Bu hedefemiz Mescid-i Aksa'nın özgürlüğüdür ve İslam'ın nurunu dünyaya yaymaktır." diye konuştu.
Yaşar Canbay: "Gençlerimize, çocuklarımıza yeterince eğilemiyoruz, ulaşamıyoruz"
Ardından konuşan Din-Bir Der Başkanı Yaşar Canbay, siyonizmin çağın en büyük problemi olduğunu vurgulayarak, "Merhum Erbakan hocamız Büyük Orta Doğu projesini en çok dile getiren ve bu toplumda ne olduğunun anlaşılması için çok büyük çalışmalar yaptı. Büyük Ortadoğu projesinin Büyük İsrail projesi olduğunu. Ortaya koydu ve buna engel olmanın bunu önlemenin yolunun da ancak Müslümanların birliği, İttihad-i İslam ile olabileceğini ortaya koydu." dedi.
Canbay, "Bugün medreselerde, ilahiyat fakültelerinde, Kur'an kurslarında pek çok faaliyetlere rağmen gençlerimize, çocuklarımıza yeterince eğilemiyoruz, ulaşamıyoruz. Onlara nasıl bir yaklaşım ile onları kazanacağımızı halen müzakere ediyoruz." diyerek kimseyi dışlamadan ve ötekileştirmeden bu daveti herkese ulaştırmak gerektiğini kaydetti. (İLKHA)