ABD ve İran'dan karşılıklı saldırılar: Ateşkes umutları zayıflıyor
ABD güçleri Bandar Abbas yakınlarında İran dronlarını hedef alırken, Devrim Muhafızları bir ABD hava üssünü vurduğunu öne sürdü. Washington ise Tahran’ın Hürmüz geçiş otoritesine yaptırım uyguladı. İki taraf olası anlaşmaya dair çelişkili açıklamalar yayımladı.
İran ve ABD, devam eden savaşı sona erdirecek nihai anlaşmanın nasıl olması gerektiği konusunda temelden farklı pozisyonlarda ısrar etmeyi sürdürüyor.
Bu sırada iki tarafın Basra Körfezi’nde üç gün içinde ikinci kez karşılıklı saldırılar düzenlediği ve Washington’ın Tahran’ın yeni Hürmüz geçiş otoritesine yaptırım uyguladığı bildirildi.
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi, çarşamba günü Basra Körfezi Boğaz Otoritesi’ni yaptırım listesine aldı. Bakanlık, bunun "İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden haraç alarak devlet destekli terör kampanyasını paraya çevirme yönündeki yeni bir girişimi" olduğunu söyledi.
Hazine Bakanlığı, PGSA’nın "uluslararası hukuku ve ABD yaptırımlarını açıkça ihlal eden İran kontrolündeki bir düzenin öncülüğünü yaptığını" belirtti ve boğazdan geçiş için bu kuruma yapılacak herhangi bir ödemenin kişi ve şirketleri yaptırımlara maruz bırakabileceği uyarısında bulundu.
İranlı yetkililer daha önce kamuoyuna açık şekilde gemi başına 2 milyon dolar, yani yaklaşık 1,7 milyon euro ücret alınmasından söz etmişti.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), üst düzey İranlı yetkililerin boğaz üzerindeki kontrolü stratejik bir zorunluluk ve ABD ile İsrail’e karşı caydırıcılığın temel unsuru olarak sunduğunu belirtti.
ISW’ye göre deniz trafiğinin İran onaylı bir trafik ayrım düzeninden geçmesini gerektirecek herhangi bir düzenleme, ABD’nin seyrüsefer serbestisi talebiyle doğrudan çelişiyor ve uluslararası su yolları açısından tehlikeli bir emsal oluşturabilir.
ABD Başkanı Donald Trump’a, İran ve Umman’ın su yolunu kontrol ettiği kısa vadeli bir düzenlemeyi kabul edip etmeyeceği soruldu. Trump, "Boğaz herkese açık olacak. Burası uluslararası sular. Biz gözetleyeceğiz ama kimse kontrol etmeyecek," dedi.
Trump, "Umman da herkes gibi davranacak, yoksa onları havaya uçurmak zorunda kalırız. Bunu anlıyorlar," ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray, İran devlet televizyonunun müzakerelere ilişkin yayımladığı taslak anlaşmanın varlığını reddederek bunun "tamamen uydurma" olduğunu söyledi.
Related Devrim Muhafızları: ABD saldırıları tekrar başlarsa İran kıyıları onlara mezar olurTrum, İran'ı uyardı: 'Anlaşma yapın yoksa işi bitiririz'ISW’ye göre taslağın içeriğine ilişkin çelişkili anlatımlar, temel konulardaki anlaşmazlıkların sürdüğünü gösteriyor.
Düşünce kuruluşu, "İran’ın önerdiği taviz sıralaması, İran’ın nükleer programına ilişkin müzakereler başlamadan önce ABD’nin temel baskı araçlarından vazgeçmesini gerektirir; bu da gelecekteki nükleer müzakerelerde ABD’nin pazarlık gücünü önemli ölçüde azaltır," değerlendirmesinde bulundu.
İki taraf da karşılıklı saldırılarda bulunuyor
Bu sırada ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı için tehdit oluşturduğunu söylediği dört İran dronunu hedef aldığını ve Bandar Abbas’ta beşinci bir dronu fırlatmaya çalışan bir drone kontrol istasyonunu imha ettiğini açıkladı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ise bu açıklamaya itiraz ederek ABD’nin Bandar Abbas Havalimanı yakınlarında "yanmış boş bir araziyi" vurduğunu savundu. IRGC ayrıca sabah 04.50’de saldırının düzenlendiği Amerikan hava üssünü hedef alarak karşılık verdiğini ve bunu "ciddi bir uyarı" olarak tanımladı.
IRGC, ABD’nin yeni saldırılar düzenlemesi halinde "daha kararlı" bir yanıt verileceğini belirterek sonuçların sorumluluğunu Washington’a yükledi.
Örgüt ayrıca gece düzenlenen bir füze fırlatmasının görüntülerini yayımladı. Füzelerin üzerinde ABD karşıtı görseller ile İngilizce "İnancın silahıyla düşmanımızı geri püskürtüyor ve aşağılıyoruz" sloganı yer aldı.
IRGC hedef aldığını söylediği hava üssünün adını açıklamadı. Ancak Kuveyt medyası perşembe sabahı erken saatlerde ülkede sirenlerin çaldığını bildirdi.
Alarmın İran’dan ya da bölgedeki vekil güçlerinden kaynaklanan bir tehditle bağlantılı olup olmadığı ise netleşmedi.
IRGC ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan radarı kapalı şekilde geçmeye çalışan bir ABD petrol tankerine saldırı düzenlediğini öne sürdü. CENTCOM bu iddiayı doğrulamadı.
Tahran’ın açıklamaları bağımsız kaynaklarca doğrulanabilmiş değil.
Related İran, Hürmüz'deki gemilerden geçiş ücreti almak için bir kurum kuruyorİran'dan Hürmüz açıklaması: 'Geçiş ücreti değil, seyir hizmeti bedeli alıyoruz'Hafta başında Bahreyn, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve BAE dahil beş Körfez ülkesi, İran’ın BAE ve Umman kara sularına kadar uzanan bir alan üzerinde düzenleyici kontrol iddia eden harita yayımlamasının ardından, Uluslararası Denizcilik Örgütü üzerinden denizcilik şirketlerini PGSA kurallarına uymamaları konusunda resmen uyarmıştı.
ISW, İran’a yakın Nour News’un yakın zamanda yayımladığı bir görüş yazısında İran’ın son "askeri zaferini" daha geniş siyasi başarıya dönüştürmesi gerektiğinin savunulduğunu aktardı. Bu durumun rejim içinde savaştan güçlü çıktıkları yönünde bir algıya işaret ettiği belirtildi.
Düşünce kuruluşu perşembe günkü analizinde, "İran’ın maksimalist ve tavizsiz müzakere pozisyonları, rejimin savaşta elde ettiğini düşündüğü başarıyı uzun vadeli stratejik ve siyasi kazanımlara dönüştürme çabasını yansıtıyor," değerlendirmesinde bulundu.
Ayrı olarak, İsrailli bir açık kaynak istihbarat analisti, ateşkesin nisan ayında yürürlüğe girmesinden bu yana İran’ın Yezd eyaletindeki Yezd Füze Üssü’nde yeniden yapılanma faaliyetleri yürüttüğünü gösteren uydu görüntüleri yayımladı.
ISW, bu görüntülerin İran’ın ateşkes dönemini askeri kapasitesini yeniden inşa etmek için kullandığı yönündeki değerlendirmelerini doğruladığını söyledi.
Hürmüz Boğazı, savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana büyük ölçüde uluslararası deniz taşımacılığına kapalı durumda.
Normal şartlarda dünyanın petrolünün yaklaşık beşte biri ve önemli miktarda petrol dışı ürün her gün bu su yolundan geçiyor. Boğazın kapanması enerji fiyatlarını sert şekilde yükseltirken küresel tedarik zincirlerini de aksattı.