YKS ve LGS adaylarına kritik uyarılar: Yanlışlara odaklanın, kaygıyı orta düzeyde tutun
Rehberlik Koordinatörü Dr. İbrahim Mavi, YKS ve LGS sınav sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Mavi, öğrencilerin özellikle deneme analizine odaklanması ve sınav kaygısını doğru yönetmesi gerektiğini vurguladı.
YKS ve LGS’ye hazırlanan milyonlarca öğrenci için geri sayım sürerken, uzmanlar sınava hazırlık sürecinin son aşamasında yapılan hatalara dikkat çekiyor.
Dr. İbrahim Mavi, özellikle nisan ayından sonra öğrencilerin çalışma stratejilerini doğru şekilde güncellemesi gerektiğini belirterek, bu dönemin sınav sonucuna doğrudan etki ettiğini ifade etti.
Sınav hazırlığında sadece çalışmanın değil, doğru çalışmanın da belirleyici olduğuna işaret eden Mavi, öğrencilerin çoğu zaman verimli olmayan yöntemlere yöneldiğini söyledi. Bu noktada planlı ilerlemenin, düzenli deneme çözmenin ve yapılan denemelerden doğru sonuçlar çıkarmanın kritik rol oynadığını dile getirdi.
Dr. İbrahim Mavi
“En sık yapılan hata sürekli konu tekrarları”
Dr. İbrahim Mavi, YKS ve LGS’ye hazırlanan öğrencilerin sınav sürecinde dikkat etmesi gerekenlere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Evet, bizim sınav sürecinde tabii çocuklardan en büyük beklentimiz şu; genelde nisan ayının sonuna doğru konular biter. O döneme kadar çalışma programları da hep konu ağırlıklı çalışmaları yapılır. Haftalık rutin olarak yapılan bazı deneme sınavları var. Bu deneme sınavlarının çocuklarda en azından konu tekrarına oluşturacak şekilde analizlerinin yapılması önemli. En sık yapılan hata şu; nisan ayında konular bittikten sonra sınava kadar öğrenciler çok fazla konu anlatımını ön plana çıkaran çalışmalara başvuruyorlar. Buradaki en büyük hata sürekli konu tekrarları. Aslında belli bir döneme kadar bu konuların bitmiş olması lazım. Bu konular bittikten sonra öğrencilerin yoğun olarak sınav analizlerine dayanması, analizleri oluşturduktan sonra da soru çözümünü artırması gerekiyor. Bu soru çözümlerinde özellikle yapamadıkları sorulara yoğunlaşması çok kıymetli. Aksi takdirde hata yaptığı, yanlış yaptığı soruları yapmaya devam edecektir. O yüzden doğru yaptığı sorulardan vazgeçip, yanlış yaptığı sorulara analizleriyle yeni tiplere yönelmeleri faydalı olacaktır.”
“Kaygı düzeyinin orta düzeyde olması önemli”
Sınav sürecinin yalnızca akademik değil aynı zamanda psikolojik bir süreç olduğuna dikkat çeken Mavi, öğrencilerin kaygıyı doğru yönetemediğinde performanslarının ciddi şekilde düşebileceğini belirtti.
“Öğrencilerin sınav yaklaştıkça kaygı düzeyleri artıyor. Aslında bizim için kaygı düzeyinin orta düzeyde olması önemli. Orta düzey çok üzerine çıktıkça yavaş yavaş alarmlar çalmaya başlar. Nedeni şu; öğrenci yapamadığına inandığı andan itibaren de stresi artmaya başlar. Bu da hem biyolojik olarak hem zihinsel olarak hem de fiziksel olarak bazı tepkilere neden olur, vücut ağrıları, mide bulantıları gibi. Bu sefer öğrencinin pes etmesine neden olabiliyor. O yüzden bu kaygı düzenini yenmek için öncelikle az önce bahsettiğim kısımda tespitlerin yapılması, eksiklerin muhakkak hızlı bir şekilde giderilmesi var. Olan konular zaten cepte ise eğer bunların üzerine yoğunlaşmadan bilinmeyen konulara yoğunlaşması önemli. Fiziksel egzersizler bizim için çok kıymetli. Zihinsel olarak hedef belirlemek, bu hedef doğrultusunda ilerlemek çok önemli. Neticede bu bir sıralama sınavı ve bu sıralama sınavında Türkiye’de bu sınava girecek tüm öğrenciler için geçerli olan bir yüzdelik dilim olacak. Bu LGS ve YKS için geçerli olan bir süreç. O yüzden fiziksel aktivitelere yoğunluk verilmesi, doğru şekilde planlanması, plan programını kendi çalıştığı derslerin yanı sıra gittiği bir kurum varsa, örnek veriyorum bir kurs merkezi, okulda yaptığı çalışmalar olur, bu çalışmalara göre doğru planlarsa eğer adım adım hedefine ulaşacağına inanıyoruz.”
“Sınavda muhakkak yarım saat önce hazır bulunması çok önemli”
Sınava sayılı günler kala öğrencilerin yaptığı küçük hataların büyük sonuçlar doğurabileceğini belirten Mavi, özellikle son hafta ve sınav günü rutinlerinin korunması gerektiğini ifade etti. Mavi, şu ifadeleri kullandı:
“Bu noktada evet, deneme sınavları bize neyi ne kadar öğrendiğimizi gösteren provalar aslında. Yani bu provalar gerçek sınava girene kadar ki analizleri bizim için çok kıymetli. Her deneme sınavı sonunda öğrencinin muhakkak analiz karnesini alması, bu analiz çerçevesinde hangi derste yanlış yaptığını görmesi, gerekirse 5’li analizleri karşılaştırarak en çok hata yaptığı konulara yönelmesi çok önemli, çok kıymetli. Çünkü öğrenci sürekli aynı hatalara düşüyor, aynı tekrarlara düşüyor. Şöyle bir öneride bulunuyoruz: 'Bakın çocuklar, sınava girdiniz, karnenizi önünüze alın. Herhangi bir konuda yaptığınız yanlışlar çok ısrarcı olmayın. Çok fazla yanlışınız varsa da buraya bir konu tekrarı ile ya da birebir öğretmenlerinizle bir araya geleceğiniz konularda tekrarlarla bunu çözüme kavuşturabilirsiniz. Aksi takdirde her deneme aynı şeyleri, aynı hataları yapmaya devam ederiz.' Hatalardan ders aldıkça da eksikleri azalır, eksikleri azaldıkça da hedefe ulaşmak daha kolay olacaktır. Bizim kendi öğrencilerimize de sürekli aktardığımız, bu konuda uzmanların da desteklediği çalışmalar var. Bunlar nelerdir? Bir öğrencinin öncelikle hazır bulunuşu çok önemli. Zihinsel olarak hazır olmak, hedeflerini belirlemek bunlardan bir tanesi. İkinci kısımda öğrencinin çalışma planını, çalışma ortamını düzenli bir şekilde düzenlemek, bu sene sonuna kadar dikkat dağıtıcı etkenlerden uzak durmak. Üçüncü kısımda fiziksel aktiviteler. Çocuklar sınava çalışma sürecinde çok hareketsiz kalıyor. Bu da vücutta muhakkak farklı tepkilere neden olabiliyor. O yüzden sürekli bir egzersiz oluşturması, sınav kaygısını, stresini azaltacak şekilde fiziksel aktiviteler, gerekirse biraz spor alanına ağırlık verilmesi çok önemli. Beslenme bu işin en büyük, en önemli kısımlarından bir tanesi. Vücuda ağır gelecek, insanı hantallaştıracak ağır yağlı gıdaların tüketilmemesi çok önemli. Özellikle sınava yaklaştıkça, sınav öncesi insanı rahatsız edici düzeyde yiyeceklerden uzak durması gerekiyor. Bütün bu süreçte bir bütünsel olarak ilerlemeleri faydalı olacaktır."
Sınavdan bir gün önce en sık yapılan hata
Mavi, son olarak şu ifadelere yer verdi:
"Öncelikle sınav öncesi insanların artık sınav stratejilerini belirlemiş olmaları gerekiyor, bu birincisi. İkincisi, zaman yönetimini artık tanımlamış olmaları gerekiyor. Hangi derse ne kadar süre ayırması gerektiğini belirlemek çok önemli. Çünkü zamanı doğru planlamazsanız sınav sonucuna da bir şekilde ulaşamazsınız. Dengeli beslenme sürecinin aynı şekilde devam etmesi, hafif tekrarlar, soru çözümlerini geliştirmesi çok önemli. Sınavdan bir gün önce en sık yapılan hata şu: ‘Erken uyuyayım, erken kalkayım’ gibi kendi kendilerine telkinlerde bulunuyorlar. Bu da stresli bir kaygıya neden oluyor. Bu yüzden uyku düzeninde bir problem olabiliyor. O yüzden bizim önerdiğimiz kısım şu: Kesinlikle aynı rutinlere devam etmeleri, farklı bir rutine girmemeleri. Beslenme kısmında kesinlikle rutinlerin dışına çıkmaması çok önemli. Vücut kendisi ne zaman uyuması gerektiğine karar veriyorsa o zaman uyuması önemli. Sınav sabahı özellikle dikkat edilmesi gereken en büyük husus şu; insanların kaygı düzeyleri zaten yüksek. Sınava geç gidebilme kaygıları ile hareket ediyorlar. Sınavda muhakkak yarım saat önce hazır bulunması çok önemli. Aksi takdirde trafik, yolda yaşanabilecek durumlar ya da ailenin yarattığı kaygı düzeyi, öğrencinin sınava yetişememe kaygısını artırabiliyor. Bu da bütün bir yıl boyunca yaptığı çalışmaları olumsuz etkileyebiliyor. Yani o gün gününde olmak diye bir deyimimiz var. O gününde olmanın bir tanesi de bir gün öncesinde iyi bir şekilde, dengeli uyumuş olmak, sabah iyi uyanmış olmak ve sınava doğru bir şekilde zamanında yetişmiş olmak. Bunlar kıymetli. Bunları bir bütün olarak düzenlersek eğer iyi bir sınav süreci olacağına inanıyoruz.”