Ukraynalı banka personeli Macaristan'daki alıkonmayı anlattı: 'Durdurulup madde enjekte edildi, paralara el konuldu'
Macar yetkililerin Ukraynalı ekibi nasıl gözaltına alıp sorguladığına ilişkin ayrıntılar ilk kez ortaya çıkarken, Ukrayna devlet bankası Oschadbank'a ait 70 milyar euronun üzerindeki nakit ve altın hâlâ Macaristan’da alıkonuluyor.
Macaristan’da 5 Mart’ta Ukrayna devlet bankası Oschadbank’a ait nakit ve altın taşıyan konvoyun terörle mücadele polisi tarafından durdurulup alıkonulmasıyla başlayan tartışmada, banka çalışanları ve yetkililer yeni ayrıntılar paylaştı.
Banka çalışanları ve yetkililere göre, Macar gümrük makamları Ukrayna’nın Oschadbank’ına ait nakit ve altının transit geçişine ilişkin tüm gerekli belgelere sahipti ve konvoy, Macaristan’ın terörle mücadele polisi tarafından durdurulmadan önce bu geçiş için önceden onay verilmişti.
5 Mart’taki olaydan bu yana ilk kez, nakit taşıma ekibinden bir kişi o gün Budapeşte çevre yolunda yaşananlara ilişkin daha fazla ayrıntı paylaştı.
Oschadbank Yönetim Kurulu Başkanı Yurii Katsion ile birlikte salı günü Kiev’de konuşan Hennadiy Kuznetsov, yolculuğun "rutin" şekilde hazırlandığını ve yürütüldüğünü söyledi.
Devlete ait Oschadbank’ın olaydan bu yana düzenlediği ilk basın toplantısında konuşan Kuznetsov, ekibin 5 Mart sabahı Viyana’daki Raiffeisen Bank’tan değerli varlıkları teslim aldığını ve yola çıktığını belirtti.
Kuznetsov, taşımanın hem lojistik açıdan hem de sınır aşan yolculuk için gerekli uluslararası belgelerin temini bakımından kapsamlı biçimde hazırlandığını ifade etti.
Kuznetsov, “Bu yük, Avusturya gümrük servisinin ilgili uzmanları tarafından Viyana’da gümrükten geçirildi ve biz Macaristan topraklarından yalnızca transit olarak geçiyorduk,” dedi.
Transit geçiş sırasında Macaristan topraklarında herhangi bir duraklama planlanmadığını söyleyen Kuznetsov, Ukrayna ile Macaristan sınırındaki Çop-Záhony kapısında görevli ilgili Macar gümrük yetkililerinin, nakit taşıma ekibinin belirli bir saatte varışı konusunda önceden bilgilendirildiğini ve gerekli belgelerin kopyalarının kendilerine iletildiğini de belirtti.
Kuznetsov, “Bu belgeleri işleme aldılar ve bize bir kod da dahil olmak üzere onay verdiler,” dedi.
Güzergâh, Oschadbank'ın ilgili birimleri tarafından takip ediliyordu ve rotada herhangi bir sapma yaşanmadı.
Kiev’deki Oschadbank ekibi, nakit taşıma aracının durmaması gereken bir noktada durdurulduğunu fark etti. Bu da bir şeylerin planlandığı gibi gitmediği şüphesine yol açtı. Bunun üzerine zırhlı aracın durumuna ilişkin bilgi alınamaması nedeniyle Macaristan’daki Ukraynalı diplomatik temsilcilerle temasa geçildi.
Ukrayna tarafına göre sonrasında yaşananlar, yıldırma ile sert güç gösterisinin bir karışımıydı.
Ekip ve değerli eşyalar nasıl alıkonuldu?
Ukraynalı ekip, Budapeşte çevre yolunda ilerlerken bir Macar polis aracı konvoyun önüne geçti ve kırmızı ışıklarını yakarak kendilerini takip etmelerini istedi.
Kuznetsov, Macar kolluk ve gümrük birimlerinin yaptığı kontrollerin yolculuk sırasında "standart uygulama" olduğunu, bu nedenle ekibin başlangıçta durumdan şüphelenmediğini söyledi. Ancak kısa süre sonra tablo aniden değişti.
Polis memurunun talebi üzerine gerekli belgeleri teslim ettiğini anlatan Kuznetsov, ardından bir Macar polisin evraklarla birlikte araca dönerek ek inceleme yaptığını belirtti.
Bundan sonra ise aracın "zor kullanılarak" ele geçirildiğini söyledi.
Kuznetsov, "İki aracımız, terörle mücadele birimine ait zırhlı araçlar tarafından bloke edildi. Her tür silah, yanıp sönen ışıklar vardı," dedi.
Araçtan indiklerinde "hemen kelepçelendiklerini, bazı kişilerin başına torba geçirildiğini, bazılarına ise kar maskesi takıldığını" söyleyen Kuznetsov, gözaltı sırasında hiçbir usuli işlemin uygulanmadığını savundu. Kendilerine yöneltilen tek sorunun, "Silahlarınız nerede?" olduğunu belirtti.
Kuznetsov, ekipte kimsenin silah taşımadığını söyledi. Her bir ekip üyesinin ayrı bir araca bindirilerek Budapeşte’deki Terörle Mücadele Merkezi’ne götürüldüğünü aktardı.
Personelin ayrı odalara konulduğunu belirten Kuznetsov, burada "24 saatten uzun süre sorguya maruz bırakıldıklarını" söyledi.
Kuznetsov, "Ne gözaltı sırasında ne de Terörle Mücadele Merkezi’nde bulunduğumuz sürede herhangi bir soruşturma işlemi yürütüldü. Konsolosluk desteği ve avukat talep ettiğimizde bize konsolosun yardım etmeyi reddettiği, gelmeyeceği ve herhangi bir avukat bulunamadığı söylendi," dedi.
Kuznetsov, kelepçeli kaldıkları sürenin toplamda 28 saati aştığını da söyledi. Oschadbank ekibine Ukraynaca tercüman sağlanmadığını, yalnızca Rusça konuşan bir tercümanın verildiğini ifade etti.
'Zorla iğne enjektesi'
Gözaltına alındıktan sonra, Macar gümrük hizmetine bağlı soruşturma birimlerinin temsilcileri "tanıkları sorgulamak" üzere geldi.
Kuznetsov, "Ben de 'Tanık olan biri nasıl kelepçeli ve kar maskeli olabilir?' diye sordum. Bana 'Bu bizim yetki alanımıza girmiyor' yanıtını verdiler," dedi.
Kuznetsov, bu koşullarda ifade vermeyi reddettiğini, bunun üzerine Macar makamlarının kendisine "zorunlu bir tıbbi işlem" uygulanacağını söylediğini aktardı.
Ardından hastaneye götürüldüğünü belirtti.
"Bana önce bir iğne yapıldı, ardından doğrudan hastanede bir de damar yoluyla enjeksiyon uygulandı. Ondan sonra yeniden sorguya götürüldüm."
Kuznetsov, bu enjeksiyonların ardından sorgu sırasında kendisini "kötü hissettiğini", bunun üzerine kolluk görevlilerinin kendisini tekrar hastaneye götürdüğünü ve serum bağlandığını söyledi.
Kuznetsov, Ukrayna’ya dönene kadar hastanede kaldı. Gözaltı sürecinde çalışma arkadaşlarının da "manevi ve psikolojik baskıya ve dayağa" maruz kaldığını öne sürdü.
"Ekipten tam olarak ne istedikleri hiç açık değil. Çünkü yükün yasallığıyla ilgili bir soruları varsa bunun cevabı beş dakika sürerdi," diyen Kuznetsov, yanlarında taşıdıkları resmi belgelere işaret etti.
Oschadbank ekibi, Ukrayna’ya döndükten sonra adli tıp muayenesinden geçirildi.
Kuznetsov, "Bu inceleme sırasında bazı maddelerin varlığı tespit edildi," dedi. Macar kolluk kuvvetlerinin uygulanan enjeksiyonların içeriğine dair kendisine herhangi bir bilgi vermediğini de söyledi.
"Bana, analiz için kan örnekleri alındığı söylendi."
Kuznetsov, test sonucuna ilişkin daha fazla ayrıntı vermedi. Verilen maddenin ne olduğuna dair bilginin ise süren soruşturma nedeniyle paylaşılmadığını belirtti.
Soruşturma sürüyor, altın ve nakit Macaristan’da tutuluyor
Transit taşımaya el konulmasından bir hafta sonra Macaristan, iki zırhlı banka aracını Ukrayna’ya iade etti.
Salı günü konuşan Oschadbank Yönetim Kurulu Başkanı Katsion, araçların iç gözetim sistemine ait kablolarının kesildiğini söyledi. Ukraynalı bankaya göre, video gözetim sistemine ait sabit diskler de araçlardan çıkarıldı.
Banka, GPS takip sistemlerinin yerinde kaldığını, bu sayede “araçların güzergâhı ve park ettikleri yerlerin tamamının kayıtlı olduğunu” belirtti.
Oschadbank’ın taşıdığı 40 milyon dolar, 35 milyon euro ve 9 kilogram altın ise hâlâ Macaristan’da tutuluyor.
Ukrayna Merkez Bankası daha önce Euronews’e, döviz sevkiyatına dahil olan tüm tarafların süreçleri ve sözleşmesel ilişkileri hakkında “bağımsız bir uluslararası denetim” başlattığını söylemişti.
Ukrayna Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası (ECB) yönetimi, Avusturya Merkez Bankası, Avrupa Komisyonu’nun Finansal İstikrar, Finansal Hizmetler ve Sermaye Piyasaları Birimi (DG FISMA), AB dış politika şefi Kaja Kallas’ın ofisi ve diğer kurumlardan yardım talebinde bulundu.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, hükümete, devam eden soruşturma kapsamında Ukraynalı bir bankadan el konulan nakit ve altının 60 güne kadar tutulması talimatı verdi.
Budapeşte, sevkiyata el konulmasını kara para aklama şüphesiyle ilişkilendirdi.
Macaristan Ulaştırma Bakanı Janos Lazar ise hükümetin, Ukrayna’nın nisan ayındaki seçimler öncesinde anketlerde Orban’ın Fidesz partisinin önünde görünen muhalefetteki Tisza Partisi’ni finanse ettiğine dair kanıtlara sahip olduğunu öne sürdü.