Türkiye, gayrimeşru ilhakı tanımayacak
Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile düzenlediği basın toplantısında Rusya’yı eleştirdi: “Türkiye, Kırım’ın gayrimeşru ilhakını tanımamıştır ve bundan sonra da tanımayacaktır”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesi sonrası yaptığı ortak basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.
“Türkiye ile AB arasındaki zirve gerçekleşti, ardından kamuoyuna bazı teklifler, başlıklar yansıdı. 3 milyarlık vaadin yanı sıra 2018’e kadar da 3 milyar euro’nun Türkiye’ye verilmesi, geri kabul anlaşması ve serbest dolaşımın hazirana çekilmesi gibi bazı maddeler yansıdı. Siz zirveyi ve ardından ortaya çıkan bu teklifleri nasıl değerlendiriyorsunuz” şeklindeki soru üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
‘Proje istiyorlar’
Öncelikle bildiğiniz gibi bu verilecek destek, Türkiye Cumhuriyeti bütçesine değildir. Verilecek destek, sadece mültecilere yapılacak yatırımlara ve onlara yönelik harcamalara aittir. Şu ana kadar yapılan yatırım, 10 milyar doları bulmuştur. Buna yönelik de değil. Çünkü buna yönelik olsa Avrupa Birliği, yeni projeler istemez. Proje üzerinden yardımdan bahsediliyor. 4 ay geçti henüz bir şey yok. Bu yıl içinde 3 milyar euro’nun geleceğinden bahsediliyordu. Bakalım, 8 ay içinde gerçekten bu para gelecek mi? Onun için de ben Cumhurbaşkanı olarak, gücenmesinler ama çok açık net bir şey söylüyorum, bu desteği, bu yardımı görmeden destek geldi demem” dedi.
Rusya’ya Kırım tepkisi
Ortak açıklamada Rusya’yı eleştiren Erdoğan, “Türkiye, Ukrayna’nın egemenliğine, Kırım dahil toprak bütünlüğüne ve siyasi noktada birliğine destek vermeyi sürdürecektir. Burada açık ve net bir şekilde tekrar ifade etmek isterim. Türkiye, Kırım’ın gayrimeşru ilhakını tanımamıştır ve bundan sonra da tanımayacaktır. Rusya, Kırım’da uluslararası hukuku ayaklar altına aldı” dedi. Türkiye-Ukrayna Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Oturumu’nun ardından yapılan toplantıda Erdoğan, “Görüşmelerimizde Kırımlı kardeşlerimizin sıkıntılarını ele aldık. Kırım’daki yasa dışı durumun aşılması için diplomasi ve hukuk çerçevesinde atılacak adımlarda eşgüdüm içerisinde hareket edeceğiz. Ukrayna’nın doğusundaki krizin de ancak barışçıl ve diplomatik yöntemlerle çözüme kavuşturulabileceğine inanıyoruz. Bu çerçevede Minsk sürecini destekliyoruz” dedi.
‘Kim çağırdı?’
Erdoğan Rusya’yı şöyle eleştirdi: “Buradan tüm taraflara ateşkese uyulması, ağır silahların temas hattından çekilmesi, Ukrayna topraklarının yabancı askeri unsurlardan arındırılması ve Ukrayna-Rusya sınırının tekrar kontrol altına alınması için bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Suriye’ye girerken ‘Suriye yönetimi bizi çağırdı, onun için Suriye’deyiz’ diyen Rusya, acaba Ukrayna’ya girerken kendilerini kimler oraya çağırdı da Ukrayna’ya girdiler. Bunu uluslararası hukukta acaba nereye yerleştirecekler. ‘Güçlüyüm, öyleyse haklıyım’ mantığıdır bu. Burada haklılık söz konusu değil.”Ukraynalı bir gazetecinin, “Rusya Kırım’ı işgal ettikten sonra bu yarımadayı bir askeri üsse çevirmeye çalıştığını ifade etmişsiniz ve bu tabii ki bizim bölgemize tehdit yapıyor. Bu bağlamda Türkiye’den nasıl bir destek bekleyebiliriz? Askeri savunma alanında işbirliğimizin derinleştirilmesinin detaylarını söyler misiniz?” şeklindeki sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
‘Üs kuruyor’
Öncelikle Kırım’ın işgalinden sonra Rusya’nın Kırım’da oluşturmakta olduğu üs konusu işgalden hemen sonra başladı ve bu süreç de acımasız bir şekilde devam etti, devam ediyor. Suriye’ye girişleri ve Suriye’de zaten daha önce Tartus’ta, biliyorsunuz, bir deniz üssü vardı. Suriye’ye girdikten sonra Lazkiye’nin kuzeyinde de hava üssünü kurdular. Şu anda Lazkiye’deki hava üssünde 50 civarında uçakları var. Hatta şu anda en ileri teknolojide olan 4 tane uçakları da yine bu üste bulunuyor. Rus yetkililere bunu sorduğunuz zaman ‘Esad kendilerini oraya davet etmiş’ bunu söylüyorlar. Siz her davet edildiğiniz yere girmek zorunda mısınız? Gücünü nereden alıyor? Bir, silahtan, iki, ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesiyim’ diyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Rusya hakkında karar vermesi mümkün mü? Olay bu kadar basit.
Herhalde gerekçeyi izahta zorlandılar
Erdoğan, bir gazetecinin, Anayasa Mahkemesi, Gül ve Can Dündar hakkındaki verdiği kararla ilgili gerekçesinin sorulması üzerine, “Ben bu gerekçeli kararı malum misafirlerim sebebiyle okumuş değilim. Ancak 33 sayfalık bir gerekçeli karar açıklamış olduklarını duydum. Herhalde gerekçeyi izahta zorlandılar. Ben, Anayasa’nın 104. Maddesi’nin bana yüklemiş olduğu sorumluluğun gereğini yerine getirmekteyim. Anayasayı gözetmek, benim de şüphesiz asli görevlerimden bir tanesidir. Bu çerçevede ben görüşlerimi açıkladım ama tekrar ediyorum, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularında yargı yolunun tüketilmesini beklemek durumundadır. Yerindelik denetimi yapamaz, yapmamalıdır. Anayasa Mahkemesi, bu olayda kendini birincil mahkemenin yerine koymuştur. Yargıtay gibi de bu noktada bir inceleme yapması doğru değildir” dedi.