Türk TIR'larına Körfez vizesi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suudi Arabistan ile yürütülen temaslar sonucu tüm TIR şoförlerine 15’er günlük Körfez transit vizesi sağlandığını açıkladı. Yeni düzenlemeyle Türkiye’den çıkan araçların Körfez ülkelerine 3-4 gün içinde ulaşabileceğini belirten Bolat, uygulamanın ihracat ve lojistikte önemli avantaj sağlayacağını söyledi.
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından dün düzenlenen "İhracatın Yıldızları Ödül Töreni", kimya sektörünün önde gelen ihracatçılarını bir araya getirdi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla bu yıl 11'incisi gerçekleştirilen törende kimyanın alt sektör ve ürün gruplarında toplam 36 kategoride ilk 5'e giren 180 firma ödül almaya hak kazandı. Bolat, etkinlikte yaptığı konuşmada, özellikle ihracatçılara yönelik Körfez bölgesi ile alakalı yeni bir gelişme yaşandığını paylaştı. Hürmüz Boğazı kapalı olduğu için Suudi Arabistan hükümetiyle yaptıkları yoğun temaslar sonunda kara yoluyla transit ticaret noktasında tüm TIR şoförleri için 15'er günlük transit geçiş vizeleri sağladıklarını belirten Bolat, "Bunu Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı'na ve yönetimine ilettik. Aynı şekilde böylece bütün Körfez ülkelerine 3-4 günlük mesafede ulaşmak mümkün olacak. Bu durum Körfez'den başta Katar olmak üzere gübre getirme noktasında da bize büyük bir avantaj sağlayacak" dedi.
TEDARİK VE LOJİSTİKTE EN GÜVENİLİR ÜLKEYİZ
Bolat, Suriye ile transit ticaret düzenlemesinin de kısa bir süre önce başladığını ifade ederek, "Böylece Türkiye'den çıkan kamyonlarımız Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan'a ve diğer bütün Körfez ülkelerine kısa sürede ulaşmış olacak. Bu da bölge ülkeleriyle hem ihracatta hem ithalatta karşılıklı ticaretimiz için hızlanmayı sağlayacak. Savaş bittiğinde hep beraber göreceğiz ki Türkiye bu bölgede tedarik ve lojistik güvenliği noktasında en güvenilir ülke konumunda hızlı bir çıkış yakalayacak" diye konuştu.
TÜM TEDBİRLERİ HIZLA ALDIK
Bolat, ABD-İsrailİran Savaşı'nın yol açtığı olumsuzluklara karşı alınan önlemleri de şöyle anlattı: "Hükümetimizin, öncelikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın zamanında aldığı tedbirlerle gerek petrol gerek doğal gaz gerekse LNG'de tedarik kaynaklarımızı çeşitlendirmiş olmanın büyük avantajını gördük. Depolarımız doluydu ve hiçbir tedarik sıkıntısı olmadı. Birçok ülkede benzin kuyrukları, elektrik kesintileri, çalışma saatlerinin ve günlerinin kısaltılması, okulların evden eğitime dönmesi gibi tedbirler alındı. Enerji fiyatlarındaki artışın vatandaşlarımıza ve ekonomimize olumsuz etkilerini azaltmak için de eşel mobil sistemi 4 Mart'ta yürürlüğe konuldu. Burada Hazine ve Maliye Bakanlığı 600 milyar Türk Lirası'nın üzerinde bütçe geliri anlamında büyük bir fedakarlığın altına girdi."
KİMYA 45 SEKTÖRÜ BESLİYOR
İİKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister de yaptığı konuşmada kimya sektörünün Türkiye'nin geleceğini inşa eden görünmez bir güç olduğunu vurguladı. Pelister, "Kimya sektörü, diğer sektörlere ya ham madde veriyor ya yarı mamul veriyor veya mamullerini veriyor. Örneğin, otomotive plastik, kauçuk, boya, yapıştırıcı gibi, tekstil sektörüne sentetik iplik, polimer yarı mamuller gibi; sağlık sektörüne ilaç ve medikal malzemeler gibi; tarım, hayvancılık ve gıda sektörüne renklendiriciler, tatlandırıcılar, raf ömrü uzatan kimyasallar, tarım kimyasalları gibi ürünler sağlıyor, kimya harici 45 sektöre girdi sağlıyor" dedi.
Petrodolar Hürmüz’de batıyor mu?