Türk Siyasi Tarihinde Bir İlk: Gündoğdu'da Tarihi Bir Gün Yaşandı

15 Temmuz darbe girişimin ardından Taksim'den sonra CHP ve Ak Parti İzmir'de de alana indi. Türk Bayrakları'yla donatılan Gündoğdu Meydanı'nda darbeden sonra birlik ve beraberlik vurgusu siyasette yeni bir sayfa açılmasını sağladı. Türk siyasi tarihinde bir ilk yaşanıyor.

04 Ağu 2016 - 22:23 YAYINLANMA
Türk Siyasi Tarihinde Bir İlk: Gündoğdu'da Tarihi Bir Gün Yaşandı

15 Temmuz darbe girişimin ardından Taksim'den sonra CHP ve Ak Parti İzmir'de  de alana indi. Türk Bayrakları'yla donatılan Gündoğdu Meydanı'nda darbeden sonra birlik ve beraberlik vurgusu siyasette yeni bir sayfa açılmasını sağladı. Türk siyasi tarihinde bir ilk yaşanıyor.

Gündoğdu da tarihi gün... Kılıçdaroğlu: Bu memleket bizim!

15 Temmuz darbe girişiminin önlenmesinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul’dan sonra İzmir’de alana indi.


'Cumhuriyet ve Demokrasi' mitingi Taksim'in ardından Gündoğdu Meydanı'nda sahne aldı. Katılımıcıların parti bayrağı olmadan Türk Bayrakları'yla alanda aldığı mitinge sendika, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler de destek verdi.



BİRLİK VE BERABERLİĞİN RESMİ! 
Birlik ve beraberlik buluşmasına Taksim'de olduğu gibi İzmir'de de AK Parti'den destek geldi. AK Parti İl Başkanı Bülent Delican ile İzmir Milletvekilleri Atilla Kaya, Hamza Dağ, Kerem Ali Sürekli ve Necip Kalkan, ayrıca AK Partili ilçe başkanları, ilçe belediye başkanları ve meclis üyeleri de geçtiğimiz günlerde yaptıkları destek açıklamalarını hayata geçirerek de alanda yerlerini aldı. AK Parti Heyeti mitingi CHP yönetimi ve CHP'li başkanlarla birlikte aynı platformda takip etti. 

Mitingde CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır'ın yanı sıra CHP üst yönetimi ve İzmir Milletvekileri ile il yönetimi, ilçe başkanları ve ilçe belediye başkanları da tam kadro yerini aldı. 

CHP Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu alana saat 19.45 sularında giriş yaptı. Büyük sevgi gösterileriyle karşılanan CHP Lideri alanı, "Meydanlarda el ele, kol kola olmaya geldik. Merhaba İzmir, bütün inancım sizsiniz" sözleriyle selamladı. 


 

Kılıçdaroğlu, “İzmir’in güzel bir marşı var. İzmir’in dağlarında çiçekler açar, İzmir’in ovalarında yaylalarında fabrikalarında her yerde çiçekler açıyor. Sadece buralarda mı? Hayır. İzmir’in meydanlarında da çiçekler açıyor. Gündoğdu her birimizin kalbimde bir çiçek var cumhuriyet ve demokrasi için. İzmir sadece dağlarında çiçek açan bir kent mi? Hayır… 8 bin yıllık tarihi var. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı kadim kentlerinden birisi” dedi. 
 

 

15 TEMMUZ DEMOKRASİ TARİHİMİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ 
CHP Genel Başkanı şöyle devam etti: 15 Temmuz 2016 demokrasi tarihimizin çok önemli bir tarihidir. Silahlı kuvvetler içinde yuvalanmış bir grup darbe girişiminde bulundu. Bu darbe kime yapıldı? Cumhuriyetimize ve demokrasimize yapıldı. Bu darbe girişimi demokratik parlamenter rejime karşı yapıldı Cumhuriyet tarihinin en kanlı darbesi. Darbe girişimini İstanbul’da havalimanından inerken öğrendim ve arkadaşlarıma şu talimatı verdim. Meclise gidiniz, çalışınız darbeyi püskürtmek için her türlü çabayı göstermelisiniz. Arkadaşlarımız meclise gittiler. Top sesleri arasında kurşunlar yağarken m vekillerimiz meclisi asla terk etmedi. Çünkü bu meclis Mustafa Kemal’in meclisiydi… Buraya top da çalışmaz tüfek de çalışmaz. Hiç kimse unutmasın 7 düvel de duysun Türkiye meclisinin temeli salonlarda atılmadı, cephelerde atıldı. O neden kurtuluş savaşını yöneten meclisimize Gazi Meclis unvanı verilmiştir. Tarih 22 Temmuz 1921 Polatlı’dan Ankara’ya top sesleri gelir. Meclis açıktır mücadele edilir. Bir önerge gelir. Meclisi Kayseri’ye taşıyalım. Dersim Milletvekili kürsüye çıkar biz buraya kaçmaya değil dövüşerek ölmeye geldik. Ben gidemem. Tek başına da kalsam son kurşunuma kadar savaşırım. Bu gün Gündoğdu meydanında milyonlarca Diyap Ağa var. Cumhuriyet kolay kurulmadı... İlk duyduğumuz anda karşı çıktık. Karşı çıkmaya da devam edeceğiz. Cumhuriyet fazilettir, erdemdir. Biz birilerinin kölesi kulu değiliz. Türkiye Cumhuriyeti’nin özgür bireyleriyiz. Caddelerinde sokaklarında düşüncelerimizi özgürce açıkladığımız Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz. Hiç kimse unutmasın eğer o makamlarda oturuyorlarsa onları o makama getiren Mustafa Kemal’in cumhuriyetidir.

“Osmanlı heveslilerine seslenmek istiyorum” diye devam eden Kılıçdaroğlu, “Osmanlı’da vatandaş yoktu, kimse düşüncesini söyleyemezdi. Cumhuriyet böyle yola çıkmadı. Özgürlük anlayışıyla yola çıktı. Elbette Osmanlı’yı kötülemiyoruz. O da bizim tarihimiz. Ama Mustafa Kemal ve arkadaşları Osmanlı’yı da aşarak cumhuriyeti kurduk. Egemenlik birisinin değil, padişahın sultanın değil kayıtsız şartsız milletindir diyoruz o yüzden halkımızı yüceltiyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti aynı örnek olma yolunda kararlı adımlarla yürümek zorunda, bizim mücadelemizin temeli de budur” şeklinde konuştu. 
 
CHP Lideri şunları söyledi: Bugün yüzyıla yaklaşan cumhuriyet kararlı adamlarla yürüyor ve yürümeye devam edecek bunun önderleri bu ülkenin halkıdır. Halkımızla ve önderlerimizle gurur duyuyoruz. Cumhuriyet kurucu ayarlarına dönmelidir. Cumhuriyetin ayarlarıyla oynamak yerine cumhuriyetin kurucu değerlerini takip etmek güçlendirmek zorundayız. Bu darbe parlamenter sistemine yapılmış bir darbedir nereden ve kimden gelirse gelsin tüm darbelere ve dikta anlayışına karşı çıkıyoruz. Karşı çıkmak zorundayız. Bugün darbe girişiminden sonra bir gerçek ortaya çıkmıştır. Laikliğin nasıl önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Çünkü laiklik din ve vicdan özgürlüğü demektir. Laiklik insanın inancına ve insana saygı demektir. Bizi bir arada tutan çimentodur. Bu nedenle dini siyasete alet etmek kışlaya dini siyaseti sokmak asla doğru değildir. Camiye adalete kışlaya siyaset girmeyecek. Buralar adalet dağıtacak. İnsanlar ibadet edecek. Bir gerçek daha ortaya çıktı. Laik bilimsel eğitimin önemi ortaya çıktı. Devlette liyakat önemli olacaksa bilimsel eğitim önemli. Profesör var ama bir kişiye itaat ediyorlar. Onlar akıllarını kiraya vermiş kişilerdir. Biz diyoruz ki aklımızı kullanmalıyız. Bu inancımızın da bir gereğidir. Bakara suresinde aklınızı kullanın diyor yaradan. Elin oğlu marsa uzay aracı gönderiyor biz darbeyi tartışıyoruz. Biz de aklımızı kullanmalıyız. Bizden de bilim insanları çıkmalı. Sadakat körü körüne bir insana sadakat olmaz. Cumhuriyete hukuka sadakat önemlidir. Bunu yapabilirsek Türkiye’yi darbelerden arındırmış oluruz. Bir gerçeği daha bütün siyasetçilerin öğrenmesi lazım... Devlette yükselmenin yolu bir cemaate, siyasi partiye bağlı olmaktan değil, bilgiden tecrübeden geçmelidir. Bu darbe girişimi bu gerçeği önümüze koyduysa başta iktidar partisi olmak üzere herkesin bunu düşünmesi lazım…

 

6 YIL SONRA TRT’YE KONUK OLDUM
Medya özgürlüğüne vurgu yapan CHP Lideri, “Medya özgürlüğünün önemini de gösterdi. İnsanlar sokağa özgür medya sayesinde çıktı. Medyaya baskı yapıyorlardı ama bugün medya özgürlüğünün ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Ben de 6 yıl sonra TRT’ye konuk oldum” dedi. 

 

O YARGILAMAYI YAPANLAR ŞİMDİ HAPİSTELER

CHP Genel Başkanı, “FETÖ için bunlar devlete sızmışlar deniliyor. Hayır efendim devlete sızmadılar adım adım bu devlete yerleştirildiler bu gerçeği bilmemiz lazım. O nedenle söylüyorum siyaset kurumunun özeleştiriye ihtiyacı var. Yapmazsa halka doğruyu söylememiş olur. Nasıl oluyor da bunlar üniversiteye, polise askere kim nasıl yerleştirdi? Hükümet edenlerin bu soruyu önce kendi vicdanlarına sorması gerekir. Bekliyoruz TBMM’de araştırma komisyonu mu kuruldu? O komisyonun adam gibi çalışmasını bekliyoruz. Sadece devlete yerleşmediler aynı zamanda halkı bastırmak sindirmek için yargıyı sopa olarak kullandılar. Size sadece İzmir’den örnek vereceğim. Alaçatı, Güzelbahçe ve Büyükşehir... Makamlar basıldı, büyükşehir belediye başkanı 400 yılla yargılanıyor. O yargılamayı yapanlar şimdi hapisteler. Demek ki bana dokunduğu zaman ben müdahale ederim anlayışından çıkıp kim haksızlığa uğruyorsa müdahale ederim anlayışında olmak lazım” ifadelerini kullandı. 

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle tamamladı: Neden olağanüstü tepki vermiyorsunuz diye belediye başkanlarımıza soruyorlar, devlet kinle, öfkeyle intikamla yönetilmez hukukun üstünlüğüyle yönetilir. Biz böyle kabul ediyoruz. Darbeciler yargılanmalı. Elbette yargılanmalı kim TBMM ye ve Türkiye Cumhuriyeti’ne kastetmeye yelteniyorsa elbette yargılanmalı. Ama hukuk içinde... Bu yeter mi, emir komuta içinde sokağa çıkan er ve erbaşları linç etmeye çalışanların da yargılanması lazım.
 
Demokrasi 4 yılda bir sandığa gidip oy vermek demek değil… Demokrasi halkın sahip çıktığı rejimin adıdır. Demokrasi bir ülkenin bir kişinin, bir ülkenin iki dudağından çıkacak söze teslim edilememesi demektir. O nedenle ne dikta ne darbe diyoruz tam demokrasi istiyoruz.


OHAL yetkisi alındı ama kimse anayasayı çiğneyip OHAL’i kendi çıkarı için kullanmamalıdır. Siz kalkıp Metehan’dan bu yana gelen bir düşünceyi bir gecede ortadan kaldırıyorsanız bu doğru değildir. Kimse ordumuzla bu kadar uğraşmamalıdır. Ordunun saygınlığı korunmalıdır. Bu coğrafya tekin bir coğrafya değil, acı ve gözyaşı var. Ne kadar güçlü olursak o kadar iyi. Kanun hükmünde kararnamelerle devleti inşa edilmemelidir.

Öte yandan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Gündoğdu Meydanı'nda yaptığı konuşmada Taksim Meydanı'nda gerçekleştirilen Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi'nde okunan ve alana oylatılan 10 maddelik manifestoyu da okudu. Kılıçdaroğlu'nun madde madde okuduğu manifestoya Gündoğdu'yu dolduran on binler de oy kaldırarak onay verdi. 


TAKSİM MANİFESTOSU
1. 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasiye karşı yapıldı. TBMM bombalandı ama bombalar altında parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularının iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.
2. Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış demokrasi konusunda Türkiye'de tartışmasız ortak payda oluştu. Bu ortak tutum ve anlayış siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorunda.
3. Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak tüm demokratların, demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe ne dikta, yaşasın tam demokrasi, demeliyiz ve söylemeye de devam etmeliyiz.
4. Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılanan darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.
5. Demokrasimizin teminatı olan demokratik laik ve sosyal hukuk devleti ilkesini Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlandı. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır.
6. Bu darbe girişimi anayasada yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokraside denge ve denetleme işleminin güvencesi olduğunu ortaya koymuştur.
7. Balyoz, Ergenekon ve casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi kaçınılmaz olarak tüm siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.
8. Bu darbe girişiminin devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini çok açık biçimde ortaya koydu. Devletin yapılanmasında siyasal yandaşlık akrabalık cemaatçilik değil bilgi birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti yönetme yerine devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda, devletin yeniden inşası zorunludur.
9. İnancı kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun bu ülkenin güzel insanları bu ülkenin caddelerinde meydanların parklarında özgürce gezebilmelidir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi üçüncü sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları üçüncü sınıf demokrasiye değil özgürlükçü demokrasiye yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan arınmalıdır.
10. Devlet kinle öfkeyle önyargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak yargılanmaldır. İşkence, kötü muamele baskı tehdit devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.


CHP Genel Başkanı, Gündoğdu Meydanı'ndaki konuşmasına noktayı Nazım Hikmet'in 'Bu memleket bizim' şiiriyle noktaladı. Kılıçdaroğlu, "Dört nala buz akasyadan Akdeniz’e kısrak başı gibi uzanan, dört nala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim… Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine bu hasret bizim…" dizelerini okudu.  Gündoğdu Meydanı'ndaki miting sanatçıların seslendirdiği şarkılarla sona erdi. 



Büyük buluşmada İzmirli vatandaşlar Türk Bayrakları'yla alana akın ederken, sendika temsilcileri de meydanda yerini aldı. Kalabalık mitinge destek veren sanatçılar; Selçuk Balcı, Hilmi Yarayıcı, Erdal Erzincan, Tolga Sağ, Yusuf Benli, Faruk Demir, Hüseyin Turan ve Tuğrul Keskin’in şarkıları, Ataol Berhamoğlu'nun seslendirdiği şiirler ve Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası'nın seslendirdiği marşlarla coşkulu anlar yaşadı.  CHP İl Yönetimi de miting için bir bildiri hazırladı. 'Neden buradayız' başlıklı bildiri de alanda okundu. 


YÜKSEL 78 MİLYONA UMUT OLALIM
Kılıçdaroğlu'nun konuşması öncesi CHP İl Başkanı Alaattin Yüksel de alana seslendi. Yüksel konuşmasında, "Yiğit, cesur İzmirliler hoş geldiniz. Altı gündür İzmir’e çağrıda bulunduk. Gündoğdu Meydanında buluşalım özgürlüklerimizi konuşalım dedik. İzmir yine halkın özgürlük meydanına akın akın geldiler. Şimdi ses vereceğiz. Taksim’den sonra millet moral buldu. 78 milyona umut olalım" ifadelerini kullandı. 


 

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: