Türk dünyası enerjiyle kenetleniyor
Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleri Trans-Hazar Boru Hattı ve Yeşil Enerji Koridoru projeleriyle enerji iş birliğinde yeni bir aşamaya geçti. 30 yıldır gündemde olan Hazar geçişli doğal gaz hattı ilk kez somut adımlarla ilerlerken, yenilenebilir enerji temelli elektrik iletimi projeleri Türk dünyasını enerji üzerinden birbirine bağlamayı hedefliyor.
Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleri arasında son dönemde hız kazanan enerji iş birlikleri, Hazar Havzası'nı yalnızca bir kaynak alanı olmaktan çıkararak Türk dünyasını birbirine bağlayan stratejik bir enerji eksenine dönüştürme potansiyeli taşıyor. Yeni Şafak'a konuşan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) kaynakları, Trans-Hazar Boru Hattı ve Yeşil Enerji Koridoru projelerinin yalnızca enerji arz güvenliğini değil, Türk dünyası içinde uzun vadeli siyasi ve ekonomik entegrasyonu da hedeflediğine dikkat çekiyor. Uzun yıllardır gündemde olan Trans-Hazar Boru Hattı, bu kez yalnızca hidrokarbon taşımacılığıyla sınırlı kalmıyor, yenilenebilir enerji temelli "Yeşil Enerji Koridoru" projeleriyle birlikte çok boyutlu bir entegrasyon sürecinin parçası haline geliyor.
TRANS-HAZAR İÇİN YENİ DÖNEM
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın "Hazar'ın doğusundaki hidrokarbon kaynaklarını Hazar'ın batısına taşımak önceliklerimizden biri olmalıdır" sözleri, 30 yıldır konuşulan ancak hayata geçirilemeyen Trans-Hazar Boru Hattı için yeni bir dönemin kapısını araladı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan'ın dahil olduğu enerji iş birliklerine Kırgızistan'ın da katılma isteği, Hazar'ı ayıran değil birleştiren bir enerji havzasına dönüştürme hedefini güçlendirdi.
TABLO DEĞİŞTİ HAYAL GERÇEK OLUYOR
1990'lı yıllarda gündeme gelen Trans-Hazar Boru Hattı, dönemin jeopolitik dengeleri, Azerbaycan-Türkmenistan arasındaki yetki alanı tartışmaları, Rusya ve İran'ın çekinceleri ile finansman sorunları nedeniyle hayata geçirilememişti. Bugün ise tablo önemli ölçüde değişmiş durumda. Avrupa'nın Ukrayna savaşı sonrası Rus gazına bağımlılığı azaltma arayışı, Türkiye'nin TANAP ve TAP üzerinden Avrupa'ya uzanan ana gaz koridorunun merkezinde yer alması ve Hazar Denizi'nin hukuki statüsüne ilişkin belirsizliklerin 2018 Aktau Sözleşmesi ile büyük ölçüde daraltılması, Trans-Hazar hattını yeniden mümkün kılan başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.
REFERANS OLACAK
Yeni dönemin en önemli adımlarından biri de Türkiye ile Azerbaycan arasında Abşeron Sahası'ndan doğal gaz tedarikine yönelik imzalanan uzun vadeli anlaşma oldu. Buna göre, Abşeron Sahası'ndan yıllık 2,25 milyar metreküp olmak üzere 15 yıl boyunca toplam 33 milyar metreküp doğal gazın 2029'dan itibaren Türkiye'ye boru hattıyla taşınması öngörülüyor. Söz konusu anlaşma, yalnızca hacmiyle değil, uzun vadeli ve öngörülebilir fiyat yapısıyla da dikkat çekiyor. Bu durum Türkiye'nin doğal gaz portföyünü güçlendirirken, Avrupa için de Türkiye üzerinden yeni bir arz güvenliği kanalı oluşturuyor. Gazın Hazar geçişli boru hattı ile taşınacak olması, Trans-Hazar projelerinin teknik ve ticari fizibilitesini destekleyen önemli bir referans niteliği taşıyor.
Yenilenebilir kaynaklar da dahil ediliyor
Trans-Hazar'ı geçmişten ayıran en önemli unsur ise yenilenebilir enerji boyutu. Orta Asya'da üretilecek güneş ve rüzgâr kaynaklı elektriğin Hazar'ın batısına, oradan Türkiye ve Avrupa'ya taşınmasını hedefleyen Yeşil Enerji Koridoru, projenin çevresel ve finansal cazibesini artırıyor. Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan'ı kapsayan iletim hatları, Nahçıvan ve Zengezur Koridoru üzerinden planlanan enterkoneksiyon projeleriyle desteklenirken, bu hatlar sayesinde Türk devletlerinin elektrik sistemlerinin ilk kez birbirine bağlanması hedefleniyor. Kırgızistan’ın projeye katılma isteği, koridorun stratejik değerini daha da yükseltiyor.Gabar’da zorlu kışa rağmen rekor üretim: Günlük petrol çıkarımı 81 bin varile ulaştı
Bakan Bayraktar: Vatandaşlarımıza kesintisiz enerji akışı sağlamak için ekiplerimiz sahada
Bakanlıktan 542 firmaya dahilde işleme izin belgesi verildi