Trump’ın İran kumarı nasıl ters tepti?

The Spectator dergisinde yayımlanan bir analize göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri hamlesi Washington’un gücünün sınırlarını ve 'öngörülemezlik stratejisinin' risklerini ortaya koydu. Analizde, savaşın enerji fiyatlarını yükselttiği, ABD yönetimi içinde bölünmeler yarattığı ve 'Trump’ı köşeye sıkıştırdığı' savunuldu.

16 Mar 2026 - 22:43 YAYINLANMA
Trump’ın İran kumarı nasıl ters tepti?

The Spectator yazdı: Trump’ın İran kumarı nasıl ters tepti?

Freddy Gray ve Harvey Rothman'ın, The Spectator için kaleme aldıkları, 'Trump’ın İran kumarı nasıl geri tepti' başlıklı makalede, Donald Trump'ın, başkanlığı süresince diplomasi ile tehdidi, savaş ile barışı bir arada kullanan bir strateji benimsediği vurgulandı. 

Trump, 2016 yılında yaptığı bir konuşmada, “Artık öngörülemez olmamız gerekiyor” demişti. Gray ve Rothman’a göre Trump’ın ikinci başkanlık döneminde bu yaklaşım, Venezuela'da da görüldüğü gibi 'operasyonel bir stratejiye' dönüştü.

İRAN, ABD'YE 'SINIRLARINI' GÖSTERDİ

Ancak Gray ve Rothman, kapsamlı analizlerinde, İran operasyonunun, hem ABD gücünün sınırlarını, hem de 'deli adam teorisinin' eksiklerini ortaya çıkardığının altını çizdi.

Analize göre, ABD dünyanın en güçlü ordusuna sahip olsa da 'küresel enerji fiyatlarını' ve 'düşman ülkelerin iç siyasi dinamiklerini' kontrol edemiyor.

Makalede aktarılan görüşlere göre, savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkisi, Trump’ın politik hedefleriyle çelişiyor.

TRUMP'IN PLANI NASIL ZORA GİRDİ?

Yazarlara göre, Trump’ın en önemli hedeflerinden biri de Amerika’da benzin fiyatlarını düşürmekti, ancak İran savaşı bunun tersine bir etki yarattı.

Trump’ın danışman ve bağışçıları Mar-a-Lago’da yapılan toplantılarda petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu yükseltebileceği konusunda başkanı uyardı. Bu nedenle Trump, İran’dan 'koşulsuz teslimiyet' talep ederken birden 'savaşın yakında sona erebileceğini' söylemeye başladı.

Analize göre, bütün bu yaşananlar karşısında Trump yönetimi, petrol piyasalarını sakinleştirmek için Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere sigorta garantisi vermeyi teklif etti.

Trump ayrıca, tanker trafiğini engellemesi halinde, 'İran’ı yirmi kat daha sert vurma' tehdidi savurdu. Ancak bu da gerginliği sona erdirmedi.

İSRAİL İLE DERİN GÖRÜŞ AYRILIĞI

Gray ve Rothman, İran savaşının ABD ile İsrail arasında da görüş ayrılıklarını ortaya çıkardığını vurguladı.

Makalede, İsrail savaş uçaklarının, hafta sonu İran'da 30 petrol tesisini vurmasının Pentagon’da 'şaşkınlık yarattığı' ve ABD’li yetkililerin, İsrailli muhataplarına açıkça şu tepkiyi verdiği iddia edildi:

Kahretsin… Bu bizim hedefimiz değildi!

"İRAN, BEKLENİLDİĞİ GİBİ ÇÖKMEDİ"

Analize göre, Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran rejiminin çökeceğini ya da en azından geri adım atacağını hesaplıyordu.

Ancak şu ana kadar bunun gerçekleşmediği belirtildi.

Yazarlar, İran’ın binlerce füze ve insansız hava aracıyla Körfez ülkelerini hedef alarak karşılık verdiğini ve bu durumun küresel maliyetleri artırdığını savundu.

Analizde ayrıca, Washington merkezli Defense Priorities düşünce kuruluşundan Jennifer Kavanagh’ın şu değerlendirmesi aktarıldı:

Bu, İran için düşük maliyetli, ancak dünya için çok yüksek maliyetli bir strateji.

"TRUMP, KENDİNİ KÖŞEYE SIKIŞTIRDI!"

Kavanagh’a göre, İran’ın sadece İHA ve füze saldırılarını sürdürmesi bile bölgedeki havaalanlarını kapatmaya, enerji altyapısını hedef almaya ve Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği kesmeye yetiyor. Analizde bu durum, Kavanagh'ın, “Trump kendini köşeye sıkıştırdı” sözleriyle özetlendi.

Yazarlara göre, ABD ve İsrail rejim değişikliğini sağlayamazsa, yapılan saldırılar yalnızca, İsrail’in tabiriyle, 'çimleri biçmek' anlamına gelecek.

"NE YAPTIĞIMIZI KİMSE BİLMİYOR"

The Spectator analizinde, Trump yönetimi içinde bile savaşın amacı konusunda keskin bir 'belirsizlik' bulunduğu öne sürüldü.

Trump'a yakın bir kaynağın şu sözleri aktarıldı:

Kimse açıkça söylemiyor ama Beyaz Saray’da ya da Dışişleri’nde konuştuğunuz birçok kişi sessizce şunu söylüyor: ‘Ne olduğunu ya da neden bunu yaptığımızı biz de bilmiyoruz.

"TRUMP SAHTE BİR ZAFER İLAN EDEBİLİR..."

“Trump yenilgiyi asla kabul etmez” değerlendirmesinde bulunan Gray ve Rothman’a göre, ABD Başkanı muhtemelen bir noktada zafer ilan ederek askeri güçlerini geri çekecek. 

Ancak yazarlara göre, bu da 'İran'a yönelik operasyonun, tarihe büyük bir başarısızlık olarak geçmesini' engelleyemeyecek.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: