Trump: 'Küba'yı ele geçirme onuruna erişeceğime inanıyorum'

ABD Başkanı Trump, Washington'un uyguladığı petrol ambargosu nedeniyle ulusal elektrik şebekesi çöken Küba’yı 'alacağına' dair yemin etti.

17 Mar 2026 - 17:01 YAYINLANMA
Trump: 'Küba'yı ele geçirme onuruna erişeceğime inanıyorum'

Küba'da enerji krizi derinleşir ve hükümet karşıtı protestolar genişlerken, ABD Başkanı Donald Trump, adanın ulusal elektrik şebekesinin Washington tarafından dayatılan petrol ambargosu altında çökmesi ile birlikte Küba'yı "alma" sözü verdi.

ABD Başkanı, pazartesi günü Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Küba’yı alma onuruna erişeceğime inanıyorum. İster özgürleştireyim ister alayım, dürüst olmak gerekirse orayla istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum. Şu an çok zayıflamış bir ulus halindeler," dedi.

Küba ulusal elektrik idaresi (UNE), pazartesi günü itibarıyla 10 milyon nüfuslu adada elektrik şebekesinin tamamen kapandığını duyurdu. Şirket, sistemde teknik bir arıza saptanmadığını ancak yakıt yetersizliği nedeniyle üretimin durduğunu, onarım çalışmalarının başladığını belirtti.

Ambargo ve yakıt krizi

ABD'nin Venezuela'da Nicolas Maduro yönetimini devirmesinin ardından Küba'ya yönelik uyguladığı etkili yakıt ablukası nedeniyle, adaya 9 Ocak'tan bu yana petrol sevkiyatı yapılamıyor. Trump'ın ocak ayında imzaladığı kararnameyle Küba'ya petrol sağlayan her ülkeyi gümrük vergileriyle tehdit etmesi, adayı karanlığa gömdü.

Günlük 20 saati bulan kesintiler nedeniyle havayolu şirketleri uçuşlarını azaltırken, hastane hizmetlerinde kısıtlamaya gidildi ve akaryakıt satışları karneye bağlandı.

'Rejim değişikliği' sinyalleri

Trump pazar günü yaptığı açıklamada, yönetiminin İran'daki savaşın ardından Küba'nın hızlıca gerçekleşebilecek "bir anlaşma yapmak istediğini" söyledi. Air Force One uçağında, "Bence çok yakında ya bir anlaşma yapacağız ya da ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız," dedi.

New York Times'ın isimsiz kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel'in görevden ayrılmasını istiyor.

Küba Başbakan Yardımcısı Oscar Perez-Oliva pazartesi günü yaptığı açıklamada, sürgündeki Kübalıların artık adada yatırım yapabileceğini ve işletme sahibi olabileceğini duyurdu.

Perez-Oliva, NBC News'e verdiği demeçte, "Küba, ABD'li şirketlerle ve aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nde ikamet eden Kübalılar ve onların soyundan gelenlerle akışkan bir ticari ilişki kurmaya açıktır," dedi.

Elektrik kesintileri ile gıda, ilaç ve diğer temel ihtiyaç maddelerinin kıtlığının ortasında ada genelinde protestolar patlak verdi. Tencere tava çalarak ("cacerolazo") sokağa çıkan eylemciler "libertad" (özgürlük) sloganları atıyor. Geçtiğimiz hafta sonu Moron kentinde Komünist Parti binasına düzenlenen saldırı sonrası 14 kişi gözaltına alındı.

Devlet Başkanı Diaz-Canel, X'te yaptığı paylaşımda, halkın "uzun süreli kesintiler nedeniyle duyduğu hoşnutsuzluğu" kabul etse de şiddetin asla meşrulaştırılamayacağını vurguladı.

Başkan, perşembe günü hükümetinin ABD ile görüşmeler yürüttüğünü teyit etti.

Trump, yakıt ablukasının Küba'nın ABD'ye yönelik oluşturduğu "olağanüstü bir tehdide" yanıt olduğunu ileri sürerek, Havana'nın kendisini "düşman ülkeler ve kötü niyetli aktörlerle" hizaladığını ve "onların askeri ve istihbarat kapasitelerine" ev sahipliği yaptığını iddia etti.

Küba ise bu iddiayı reddederek, ABD'ye baskılarını hafifletmesi çağrısında bulundu.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: