Trump, İran'da saldırmaktan neden vazgeçti, Türkiye'nin bir rolü var mı?

Trump, İran'a yönelik askeri müdahale kararı almadığını söylerken, Beyaz Saray ve ABD’li yetkililer, tüm seçeneklerin masada olduğunu vurguluyor.

17 Oca 2026 - 16:45 YAYINLANMA
Trump, İran'da saldırmaktan neden vazgeçti, Türkiye'nin bir rolü var mı?

ABD ile İran arasında günlerdir tırmanan gerilim, Washington’dan gelen son açıklamalarla birlikte şimdilik tam ölçekli bir savaşa dönüşmeyeceğini düşündürdü.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’da protestoculara yönelik infazların durdurulduğu bilgisini gerekçe göstererek askeri müdahale kararı almadığını açıkladı.

Ancak Beyaz Saray ve ABD’li yetkililer, tüm seçeneklerin hâlâ masada olduğunu vurguluyor.

Trump, 16 Ocak’ta Beyaz Saray önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, İran yönetiminin “800’den fazla planlı infazı iptal ettiğinin” kendisine bildirildiğini söyledi.

“Kimse beni ikna etmedi, ben kendim karar verdim,” diyen Trump, bu gelişmenin askeri müdahaleden vazgeçmesinde belirleyici olduğunu savundu. Aynı gün Truth Social hesabından İran yönetimine teşekkür eden Trump, infazların durdurulmasını “çok önemli bir adım” olarak nitelendirdi.

Trump, kısa süre önceye kadar İran yönetimine karşı son derece sert bir dil kullanıyordu. Güvenlik güçlerinin protestocuları öldürmesi halinde ABD’nin “çok güçlü bir karşılık vereceğini” söylemiş, infazların başlaması durumunda ise “askeri müdahale” tehdidinde bulunmuştu.

Hatta İranlılara sokaklara çıkmaları ve kamu binalarını ele geçirmeleri yönünde çağrılar yapmış, “yardım yolda” mesajı vermişti.

Beyaz Saray’da saldırı masadaydı

CNN’in aktardığına göre Trump, salı gecesi Beyaz Saray’da üst düzey ulusal güvenlik ekibiyle İran’a yönelik askeri seçenekleri görüştü. Toplantıda, 26 yaşındaki protestocu İrfan Sultani’nin idam edilme ihtimali Trump’ı özellikle etkiledi. ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre Sultani’nin infazı 14 Ocak için planlanmıştı.

Toplantıdan kesin bir karar çıkmazken, Trump’ın çarşamba sabahı yaptığı açıklamalar, sınırlı da olsa bir askeri operasyon ihtimalinin güçlendiği izlenimini yaratmıştı. Ancak aynı gün öğleden sonra Trump, “çok güvenilir kaynaklardan” infazların durdurulduğu bilgisini aldığını söyleyerek tonunu değiştirdi.

Buna rağmen ABD, bölgede olası bir saldırı ihtimaline karşı askeri hareketliliği sürdürdü; bazı üslerde zorunlu olmayan personel tahliye edildi.

Wall Street Journal'ın haberine göre Trump, salı akşamı saldırı emri vermeye sıcak bakıyordu ve harekat için hazırlık yapılması talimatını vermişti. Ancak hava saldırısıyla İran'da rejimin devrilip devrilmeyeceği soru işaretiydi. Ayrıca ABD’nin bölgede uzun süreli bir saldırıyı başlatacak ve çatışmaların bölgeye yayılmasını engelleyecek askeri kapasiteye sahip olup olmadığı da tartışmalıydı.

Tüm bunların yanında İran'daki protestolara önderlik edecek muhalif bir figürün olmaması da yumuşamada etkili oldu.

Bölge ülkelerinden fren diplomasisi: Türkiye'nin rolü var mı?

Trump’ın geri adımında ABD müttefiklerinin yoğun diplomatik baskısı da etkili olmuş olabilir.

ABD basınına göre Katar, Suudi Arabistan, Umman ve Mısır son günlerde Washington’a, İran’a yönelik bir saldırının bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Guardian ise ilgili haberinde Türkiye'nin de bu uyarıyı yapan ülkeler arasında yer aldığını yazdı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da diyalog çağrısında bulunmuş, "Gelişmeleri yakından takip ediyoruz," demişti.

Diğer yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da 15 Ocak’ta Trump’la telefon görüşmesi yaparak, olası saldırının ertelenmesini istediği öğrenildi. İsrail tarafının, İran rejiminin hızlı şekilde çökmeyeceği ve olası misillemeler için hazırlık yapılması gerektiği mesajını verdiği öne sürülüyor.

Bu çağrının, geçmişte Trump’ı İran’a karşı askeri müdahaleye zorlayan Netanyahu’dan gelmesi dikkatleri çekti.

İranlılar ikiye bölünmüş durumda

Trump’ın ani yön değişikliği, İranlılar arasında derin bir hayal kırıklığı ve rahatlama duygusunu aynı anda yarattı. Özellikle ABD’den müdahale bekleyen bazı İranlılar, kendilerini “yarı yolda bırakılmış” hissediyor.

Yurt dışında yaşayan sanat yüksek lisans öğrencisi Yalda, The New Arab’a yaptığı açıklamada, “Trump 'yardım yolda' dedi. İnsanlar buna inanarak sokağa çıktı ve öldürüldü,” diye konuştu.

Ülke içindeki ve diasporadaki pek çok İranlı ise ABD saldırısının İran’ı özgürleştirmeyeceğini savunuyor. Eski siyasi mahkumlardan elektrik teknisyeni Muhammed Rıza, “Libya, Irak, Suriye ve Afganistan ortada. Dış müdahale halkın hayatını sadece daha kötü hale getirir,” diyor.

Öte yandan, 1979'daki İslam Devrimi'yle devrilen Şah yönetiminin ABD'deki veliahtı Rıza Pehlevi’nin destekçileri Trump’ın geri adım atmadığını, sadece “doğru anı beklediğini” öne sürüyor.

Savaş ihtimali tamamen ortadan kalktı mı?

Trump yönetimi, askeri seçeneğin masadan kalkmadığını açıkça dile getiriyor. ABD ordusu, bölgeye bir uçak gemisi taarruz grubu sevk etmeye hazırlanıyor. ABD istihbaratının iddialarına göre İran, olası bir saldırıya karşı Irak ve Suriye’deki Amerikan üslerini hedef alabilecek misilleme planları üzerinde çalışıyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “Başkan ve ekibi durumu yakından izliyor. İran’da öldürme fiilleri devam ederse sonuçları ağır olur,” dedi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: