Siyasilerden Muharrem İnce'nin adaylıktan çekilmesine tepkiler
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce'nin seçimlere 3 gün kala cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmesi Ankara'da hareketli saatler yaşanmasına neden oldu. Peki ama siyasetin önde gelen aktörleri kararı nasıl değerlendirdi?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Tabii niye çekildi anlamak mümkün değil. Doğrusu üzüldüm keşke bu yarış sonuna kadar böyle devam etseydi. Biz yola diğerleri ile devam ediyoruz. Önemli olan milletimin vereceği karar. Erdoğan ayrıca "Bay bay Kemal neyle geldi? Kasetle geldi. Şimdi de cumhurbaşkanı adaylarından birini saf dışı bıraktı. Nasıl bıraktı? O da yarın bilemediniz cumartesi günü ortaya çıkar" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kasetle geldi,
şimdi de adaylardan birini saf dışı bıraktı
Kemal Kılıçdaroğlu: Benim çağrım hala geçerli. Eski kırgınlıkları, dargınlıkları bir kenara bırakalım artık. Sayın İnce’yi Türkiye’nin sofrasına bekliyoruz. Buyursun lütfen gelsin…" Başka bir açıklamasında kumpas, kaset, deepfake içerik ve montaj içeriklerin arkasında Ruslar olduğunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu "Eğer 15 Mayıs sonrası dostluğumuzun devamını istiyorsanız, elinizi Türk’ün devletinden çekin. Biz hala işbirlikten ve dostluktan yanayız" dedi.
Kılıçdaroğlu Rusya'yı suçladı:
Kasetlerin arkasında siz varsınız
Devlet Bahçeli: Son günlerde 14 Mayıs'ı kundaklamak için karanlık eller devrededir. Namussuz montajcılar, özel hayat cellatları iş başındadır. Küresel medya, dış güçler, emperyalizme ruhunu satmış iç odaklar, sosyal medya teröristleri, ajan provokatörler, bölücü çevreler, azgınlaşmış Türk düşmanları 14 Mayıs'ta Cumhur İttifakı'nın mukadder zaferini gölgelemek amacıyla alçakça kurgu ve kumpas peşindedir. Ancak ne yapsalar boş, hangi iftirayı atsalar boşuna, milletin iradesine ket vuramayacaklar, Türkiye'nin hızını kesemeyecekler, Türk milletinin zaferini önleyemeyecekler.
Devlet Bahçeli: 14 Mayıs'ı
kundaklamak için karanlık eller devrede
Meral Akşener: İstifasına elbette saygı duyuyorum. Ama istifasına götüren belden aşağı vuran, kendisinin de ifade ettiği, bu tür konuların Türkiye açısından artık bitmesi gerektiğini, çok çirkin olduğunu ifade etmek isterim.
Akşener duyurdu: Altılı masa 22:00'de toplanıyor
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: 'Kasetin ürünü', 'kasetin cumhurbaşkanı' olmak istiyor şu anda. Millet ona pazar günü kaseti de gösterecek, Amerika'yı da gösterecek, PKK'yı da gösterecek, LGBT'yi de gösterecek, FETÖ'yü de gösterecek ve millet ona pazar günü, pazar gününden sonra evine gidecek, mutfağında TikTok çekecek, TikTok.
Sinan Oğan adaylıktan çekilme iddialarını yalanladı:
Provokasyon duyumları üzerine mitingleri iptal ettik
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: Bunun arkasında kimlerin olduğu açık kaynaklardan da açıkça gözüküyor. Ama hedef belli, pazar günü sandığı manipüle etmek. Pazar günü Türk milletinin iradesini fesada uğratarak Türkiye'nin seçimlerini ve seçim sonuçlarını etkilemektir.
Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanlığı
adaylığından çekilme kararı dış basında
Ticaret Bakanı Mehmet Muş: Kimler devreye girdi, ne oldu, hangi siyasi mühendislik çalışmaları yapıldı, onu bilemiyorum ama bildiğim bir tek şey var. Bu tip siyasal mühendislik işlerinin içinde olmadık, toplum mühendisliği içerisine hiçbir zaman girmedik.
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati: Zavallı Muharrem İnce 'ben adayım' dediği andan itibaren öylesine bir baskı altına alındı ki sahte belgeler ürettiler, sahte belgeler üretmekle kalmadılar, sahte görüntüler oluşturdular, sahte görüntülerle adamın namusuna, şerefine, ailesine hakaretlerde bulundular. Sahte görüntülerle adama kumpas kurdular.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan: "Adamın başına her şey geldi CHP tarafından. Hakaret, tehdit, baskı; çekil, çekil, çekil.. Demokratik yarış içinde herkesin hakkı olan bir imkanı kullandırmamak için ne varsa yaptılar. Zaten 'çekil' demekten, çekildeki ısrardan yemediği hakaret kalmamıştı. Şimdi de gördüğünüz gibi adaylıktan çekildi, 2 gün kala. Biz biliyoruz. 'CHP kültürü arkadaş satmak' demek. 'CHP kültürü arkadaşları yarı yolda bırakmak' demek, 'kulis' demek, 'iftira' demek, 'hakaret' demek, kendi gibi yaşamıyorsa, 'kendi gibi düşünmüyorsa, kendi gibi anlayışta değilse onu yok etmek' demek."