Savunma Bakanı Güler: 'İsrail ile çatışma riski mevcut olsa da bu ihtimal çok düşük'
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Orta Doğu'da devam eden çatışmaların insani ve güvenlik boyutlarına değinerek, düzensiz yasa dışı göç hareketlerinin ve uluslararası kaçakçılık faaliyetlerinin artma ihtimaline dikkat çekti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ardından Orta Doğu’da artan gerilimin ardından Türkiye ve İsrail’in askeri boyutta karşı karşıya gelmesi gibi bir olasılığının mevcut ancak "çok düşük" olduğunu belirtti.
Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik'e konuşan Bakan Güler, "Genel olarak, doğrudan askeri bir çatışma riski mevcut olsa da bu ihtimali şu an için çok düşük görüyoruz," dedi.
Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da anlaşmazlık maddelerini "Suriye’nin geleceğine dair fikir ayrılıkları, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları anlaşmazlıkları ve bölgesel ittifaklar" olarak belirten Bakan Güler, "Olası istenmeyen durumların önüne geçilmesi amacıyla, sahada yanlış anlaşılmaları ve kazara bir çatışma riskini azaltmaya yönelik temas ve koordinasyon kanalları, ilgili kurumlarımız arasında gerektiğinde işletilmektedir," dedi.
Güler, bölgede devam eden çatışmaların insani ve güvenlik boyutlarına değinerek, düzensiz yasa dışı göç hareketlerinin ve uluslararası kaçakçılık faaliyetlerinin artma ihtimaline de dikkat çekti.
Bölgede devam eden savaşta çarşamba günü İran tarafından atıldığı belirtilen bir balistik füze, NATO hava savunma sistemleri tarafından Akdeniz üzerinde tespit edilip imha edildi. Milli Savunma Bakanlığı, söz konusu füzenin Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türkiye’nin hava sahasına yöneldiğinin görüldüğünü açıkladı ve tehdidin ortadan kaldırıldığını duyurdu. Bölgedeki gerilim nedeniyle bu olayın çatışmanın ilk defa bir NATO üyesi ülkenin hava sahasını etkileme riski taşıdığı olay olduğu değerlendiriliyor. NATO, İran’ın bu hareketini kınadığını belirtti.
Bu gelişme, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Tahran’ın misilleme girişimlerinin genişlediği bir dönemde gerçekleşti.
İran'a saldırıya Ankara'nın tepkisi ne olmuştu?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, “Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika–İsrail saldırılarından derin bir üzüntü ve endişe duyuyoruz,” dedi. Saldırının ilk gününde konuşan Erdoğan, İran'ın yanıt olarak Körfez'de ABD üsleri bulunan ülkelere yaptığı saldırıları da 'kabul edilemez' bulduklarını söyledi.
Erdoğan daha sonra öldürülen İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için başsağlığı mesajı paylaşmıştı: "Sayın Hamaney'e Cenabıallah'tan rahmet, kardeş İran halkına başsağlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi iletiyorum. İran halkıyla birlikte bölgedeki tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin hak ettiği huzura ve istikrara yeniden kavuşması, bölgemizde cereyan eden çatışma ortamının son bulması ve diplomasiye dönüş için Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."
Türkiye’de NATO üsleri tartışması
Türkiye, NATO’nun güney kanadında yer alması nedeniyle ittifaka ait bazı askeri tesislere ev sahipliği yapıyor. Bunların başında Adana’daki İncirlik Hava Üssü ile Malatya Kürecik’te bulunan NATO erken uyarı radar sistemi geliyor.
Bu tesisler NATO’nun füze savunma mimarisinin parçası olarak görülse de İran’a karşı yürütülen mevcut askeri operasyonlarda Türkiye’deki NATO unsurlarının doğrudan kullanılıp kullanılmadığına dair resmi bir açıklama bulunmuyor.
Son olay, Türkiye’nin hava sahasının bölgedeki çatışmalardan etkilenebileceğine dair endişeleri yeniden gündeme getirirken, Ankara’nın NATO ile koordinasyon içinde savunma tedbirlerini sürdürdüğü gösteriyor.
Diğer yandan iki gün önce Adana’daki İncirlik Hava Üssü’ndeki askeri hareketliliği videoya çeken gazeteciler gözaltına alınmış daha sonra ise adli kontrolle serbest bırakılmışlardı.