Savaşta son hafta: Rusya'nın hava saldırıları artarken Kiev, altyapıya yönelik İHA saldırılarına yoğunlaşıyor

Rusya-Ukrayna savaşında 16-22 Ağustos haftası, Moskova'nın uzun menzilli füze ve insansız hava aracı kapasitesini yoğun biçimde kullanması, Kiev'in ise Rusya'nın enerji ve lojistik altyapısına yönelik geniş çaplı İHA saldırılarını artırmasıyla geçti.

22 Ağu 2026 - 11:50 YAYINLANMA
22 Ağu 2026 - 11:54 GÜNCELLEME
Savaşta son hafta: Rusya'nın hava saldırıları artarken Kiev, altyapıya yönelik İHA saldırılarına yoğunlaşıyor

Ancak haftanın dikkat çeken unsurlarından biri, Ukrayna'nın Batı'dan aldığı hava savunma sistemlerinin özellikle balistik füzelere karşı yaşadığı mühimmat sıkıntısının yeniden gündeme gelmesi oldu. Reuters'ın aktardığına göre Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Patriot önleyicilerindeki eksikliğin ülkenin kayıplarını artırdığını açıkça dile getirdi.

Moskova'dan Kiev'e yoğun füze ve İHA dalgası

Rusya, haftanın en yoğun saldırılarından birini 19-20 Ağustos gecesi gerçekleştirdi. Ukrayna makamlarına göre saldırılarda Kiev ve çevresinde en az 16-17 kişi hayatını kaybetti, 40'tan fazla kişi yaralandı. Ukrayna hava savunması çok sayıda seyir füzesi ve İHA'yı engellediğini açıklarken, özellikle balistik füzelere karşı Patriot sistemlerinin mühimmat yetersizliği dikkat çekti. Reuters'a göre Ukrayna, saldırı sırasında 44 seyir füzesinden 39'unu ve 170 İHA'dan 147'sini etkisiz hale getirdiğini bildirdi. Buna karşılık balistik füzelere karşı savunmanın çok daha sınırlı kalması, Moskova'nın farklı füze türlerini aynı saldırı paketinde kullanmasının Kiev açısından oluşturduğu sorunu ortaya koydu.

Rusya Savunma Bakanlığı ise söz konusu saldırılarda Ukrayna'nın askeri üretim ve lojistik kapasitesini hedef aldığını açıkladı. Moskova'nın açıklamasına göre Kiev çevresindeki İHA parçaları üretim tesisleri, askeri depo ve lojistik merkezleri vuruldu. Bu açıklama, Rusya'nın saldırılarında yalnızca şehir merkezlerini değil, Ukrayna'nın savaş ekonomisini ve savunma üretim zincirini baskı altına alma hedefini öne çıkardığını gösteriyor.

Kiev'in karşı saldırıları genişliyor

Ukrayna tarafı da hafta boyunca Rusya'nın derinliklerine yönelik geniş çaplı İHA saldırıları düzenledi. 16 Ağustos'ta Moskova bölgesini hedef alan saldırılardan birinde bir kişi hayatını kaybederken, Rusya'nın önemli lojistik merkezlerinden Wildberries'e ait bir depo da hasar gördü. AP'ye göre Ukrayna aynı saldırı dalgasında Rusya'nın çeşitli bölgelerine yüzlerce İHA gönderdi; Rusya Savunma Bakanlığı ise 822 İHA'nın etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Bu rakam Rus makamlarının açıklamasıdır ve bağımsız olarak doğrulanmış bir toplam olarak değerlendirilmemelidir.

Ukrayna'nın özellikle Rusya'nın petrol tesisleri, depoları ve lojistik merkezlerine yönelmesi, savaşın cephe hattının ötesine taşındığını gösteriyor. Ancak saldırıların Rusya'nın genel savaş kapasitesini henüz stratejik ölçekte felce uğratmadığı görülüyor. Nitekim Vladimir Putin, Ukrayna saldırılarında zarar gören ticari depoların yeniden inşası için hükümete program hazırlanması talimatı verdi. Reuters'a göre Putin, Ukrayna saldırılarının hasara yol açtığını kabul ederken bunun Rus ekonomisi üzerinde kritik sonuçlar doğurmadığını savundu.

Rusya enerji ve lojistik baskısına rağmen ihracatı sürdürüyor

Ukrayna'nın Karadeniz'deki enerji altyapısına yönelik saldırıları Rusya'nın petrol ihracatında da etkisini göstermeye başladı. Reuters, Ağustos ayının ilk yarısında Rusya'nın batı limanlarından petrol sevkiyatının planlanan günlük yaklaşık 2,7 milyon varil seviyesinin yüzde 15 altında, yaklaşık 2,3 milyon varil/gün seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi. Özellikle Novorossiysk limanındaki sevkiyatların Haziran ve Temmuz aylarındaki günlük 800 bin-1 milyon varil seviyesinden yaklaşık 400 bin varile gerilediği belirtildi.

Bununla birlikte Moskova'nın enerji ihracatını bütünüyle durduracak bir tablo ortaya çıkmış değil. Rusya, sevkiyat güzergâhlarını yeniden düzenleyerek Batı limanlarının kapasitesini korumaya ve Kazakistan petrolünün akışını farklı güzergâhlara kaydırmaya çalışıyor. Bu durum, Ukrayna'nın Rus enerji sektörüne yönelik saldırılarının maliyet oluşturduğunu ancak Moskova'nın alternatif lojistik kanallar kullanarak baskıyı absorbe etmeye çalıştığını ortaya koyuyor.

Haftanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri, Ukrayna'nın balistik füzelere karşı savunma kapasitesindeki açık oldu. Ukrayna yönetimi, özellikle Patriot sistemleri için gerekli önleyici füzelerin yetersizliğinin Rusya'nın saldırılarına karşı savunmayı zorlaştırdığını kabul ediyor. Reuters'ın aktardığı son saldırılarda Ukrayna'nın çok sayıda İHA ve seyir füzesini engelleyebilmesine rağmen balistik füzelere karşı aynı başarıyı gösterememesi, Moskova'nın füze kombinasyonlarının Kiev üzerinde oluşturduğu baskıyı artırıyor.

Bu tablo Rusya açısından önemli bir askeri avantaj oluşturuyor. Moskova, yoğun sayıda daha ucuz İHA'yı seyir ve balistik füzelerle aynı saldırı paketinde kullanarak Ukrayna hava savunmasının mühimmatını tüketmeye zorluyor. Kiev ise her başarılı önleme için Batı kaynaklı ve son derece pahalı mühimmat kullanmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla savaş yalnızca füze sayıları üzerinden değil, aynı zamanda tarafların hava savunma mühimmatını ne kadar süre sürdürebileceği üzerinden de şekilleniyor.

Rusya'dan müzakere mesajı: Yeni fikirlere açığız, ancak sahadaki gerçeklik dikkate alınmalı

Askeri gelişmelerin yanı sıra diplomatik cephede de Moskova'nın pozisyonu dikkat çekti. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, 21 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Moskova'nın Ukrayna konusunda yeni barış önerilerini dinlemeye hazır olduğunu, ancak herhangi bir önerinin sahadaki gerçekleri dikkate alması gerektiğini söyledi. Ryabkov ayrıca Washington'dan daha yapıcı bir yaklaşım ve Rusya'nın pozisyonunun daha iyi anlaşılması yönünde işaretler bulunduğunu ifade etti.

Bu açıklama, Moskova'nın savaş alanındaki gelişmeler ile diplomatik pozisyonunu birbirinden ayrı görmediğini ortaya koyuyor. Rusya açısından müzakere masası, sahadaki güç dengesinden bağımsız bir platform değil; tam tersine, askeri durumun siyasi çözüme yansıtılması gereken bir alan olarak değerlendiriliyor.

Kiev'de siyasi tartışmalar da yeniden gündemde

Hafta içinde Ukrayna'nın iç siyasi dengeleri de tartışma konusu oldu. Görevden alınan eski Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov'un savaş döneminde seçim yapılması gerektiğini savunması, Kiev yönetimi açısından yeni bir siyasi tartışma başlattı. Ukrayna yönetimi sıkıyönetim devam ettiği sürece seçimlerin yapılamayacağını savunurken Kremlin, bu tartışmayı Ukrayna'daki siyasi bölünmelerin göstergesi olarak öne çıkardı.

Moskova açısından bu gelişme, savaşın yalnızca askeri alanda değil, Ukrayna'nın yönetim yapısı ve siyasi meşruiyeti açısından da baskı oluşturduğuna ilişkin argümanı güçlendiriyor. Kiev ise savaş koşullarında siyasi istikrarı korumaya çalışırken, muhalif seslerin ve yönetim tartışmalarının giderek daha görünür hale gelmesiyle karşı karşıya.

Avrupa desteği sürüyor, ancak savaşın maliyeti büyüyor

Batı cephesinde ise Ukrayna'ya desteğin devam edeceği yönündeki açıklamalar öne çıktı. İngiltere, 2026 sonuna kadar Ukrayna'ya 150 bin İHA sağlama hedefini açıklarken, yaklaşık 752 milyon sterlinlik bir yardım paketinden söz etti. Moskova ise İngiliz yapımı İHA'ların Rusya topraklarına yönelik saldırılarda kullanıldığı iddialarını gerekçe göstererek Londra'yı olası sonuçlar konusunda uyardı.

Avrupa ülkeleri ayrıca 24 Ağustos'ta Kiev'de Ukrayna'ya yönelik desteği yeniden teyit etmeye hazırlanıyor. Fransa, İngiltere ve Almanya liderlerinin öncülüğünde yapılması planlanan toplantı, Avrupa'nın Ukrayna dosyasından geri adım atmadığını gösteriyor. Bununla birlikte Batı'nın artan askeri desteğine rağmen Ukrayna'nın Patriot mühimmatı ve diğer kritik savunma kapasitesi konusunda yaşadığı açık, Kiev'in ihtiyaçlarının yalnızca silah teslimatıyla çözülemediğini ortaya koyuyor.

Moskova açısından haftanın bilançosu

16-22 Ağustos haftasının genel tablosuna Rusya'nın perspektifinden bakıldığında, Moskova'nın hava saldırılarındaki kapasitesini koruduğu, Ukrayna'nın savunma altyapısındaki açıkları zorladığı ve Kiev'in savaş ekonomisine yönelik saldırılarına rağmen Rus lojistik ve enerji sisteminin faaliyetlerini sürdürdüğü görülüyor. Buna karşılık Ukrayna, Rusya'nın derinliklerine yönelik İHA saldırılarının ölçeğini büyüterek Moskova'ya ekonomik ve güvenlik maliyeti yüklemeye çalışıyor.

Haftanın diplomatik açıdan en önemli mesajı ise Moskova'nın yeni müzakere fikirlerini tamamen reddetmemesi, ancak herhangi bir anlaşmanın sahadaki güç dengelerini ve Rusya'nın taleplerini dikkate alması gerektiğini vurgulaması oldu. Böylece savaşın mevcut aşamasında Rusya, bir yandan askeri baskıyı sürdürürken diğer yandan müzakere ihtimalini kendi belirlediği koşullar çerçevesinde açık tutuyor.

Önümüzdeki dönemde savaşın kaderini yalnızca cephe hattındaki sınırlı ilerlemeler değil, Ukrayna'nın hava savunma mühimmatı, Rusya'nın füze ve İHA üretim kapasitesi, enerji altyapısına yönelik karşılıklı saldırılar ve Washington ile Moskova arasındaki diplomatik temasların seyri belirleyecek. Mevcut veriler ise haftanın sonunda Rusya'nın özellikle uzun menzilli saldırı kapasitesi ve müzakere pozisyonu bakımından elindeki önemli kozları koruduğuna işaret ediyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: