Sakartepe: Milletimiz Haçlıların Son saldırısını da Püskürttü
Saadet Partisi İzmir İl teşkilatı bayramlaşma programında konuşan GİK üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe 15 Temmuz’da Haçlıların son saldırısının milletimiz tarafından püskürtüldüğünü belirterek, “Türkiye bir darbeden değil, işgalden kurtuldu” diye konuştu.
Saadet Partisi İzmir İl teşkilatı bayramlaşma programında konuşan GİK üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe 15 Temmuz’da Haçlıların son saldırısının milletimiz tarafından püskürtüldüğünü belirterek, “Türkiye bir darbeden değil, işgalden kurtuldu” diye konuştu.
Saadet Partisi İzmir İl Teşkilatı bayramlaşma programı yoğun katılımla il binasında yapıldı. Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, ilçe başkanları ve teşkilat mensuplarının katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma töreninde konuşan GİK üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe gündemi değerlendirirken çarpıcı açıklamalarda bulundu.
15 Temmuz’da Türkiye’ye karşı bir saldırı gerçekleştirildiğini anlatan Bayram Sakartepe, “15 Temmuz’da yaşananlar bir darbe değil, Türkiye’nin işgal planıydı” dedi.
Müslüman Türk milletinin atasının mirasına sahip çıkarak 15 Temmuz gecesi haçlıların son saldırısını püskürttüğünü kaydeden Sakartepe, “Böyle bir milletin mensubu olmaktan dolayı ne kadar şükretsek azdır” diye konuştu.
15 Temmuz gecesinden sonra birtakım perdelerin kalktığını aktaran GİK üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe şöyle devam etti;
15 Temmuz’da milletimiz bazı gerçekleri daha yakından görme fırsatı buldu. Neydi bu gerçekler. 45 yıldır başta Erbakan Hocamızın liderliğinde milli görüşçülerin bütün söyledikleri aynel yakin gerçekleri bizzat yaşamıştır.
ABD VE AB TÜRKİYE’Yİ
BÖLME PLANLRININ İÇİNDE
Perdeler kalkınca sözde stratejik müttefikimiz Amerika ve İsrail’in darbenin bizzat arkasında FETÖ terör örgütünü taşeron olarak kullandığı görüldü. Yıllardır girmeye çalıştığımız AB’nin Türkiye’yi bölmek için yapılan bütün planların içinde olduğunu gördük.
MESELE SURİYE İSE,
HEDEF TÜRKİYE'DİR
15 Temmuz deyince rahmetli Erbakan Hocamızı anmadan geçemeyiz. Ne diyordu Erbakan hocamız: “Eğer mesele Suriye ise, hedef Türkiye’dir” diyordu. Bu öngörüyü, söylenenleri ülke olarak şu an yaşıyoruz. Yine Erbakan hocamız milletimiz için bir şey söylüyordu: “Bu milletin külünü üfleseniz, altından iman çıkar” diyordu. İşte 15 Temmuz gecesi bu imanın yansımalarını gördük.
15 TEMMUZ EMPERYALİSTLERİN
DEF EDİLDİĞİ TARİHTİR
Bir milletin asıl gücü ne topu, ne tüfeği, ne de tankıdır. Bir milletin asıl gücü imanlı evlatlarıdır” diyordu. O imanlı evlatları vatanına, milletine inançlarına sahip çıktı. Son haçlı seferini püskürttü. Bu nedenle 15 Temmuz milletimiz tarafından emperyalistlerin def edildiği tarihtir.
HALKIMIZ AB’Yİ İSTEMİYOR
15 Temmuz’dan sonra yapılması gerekenlerin başında AB konusu gelmektedir. İngiltere AB’yi oylamaya sunarak reddetti. Bu sonun başlangıcıdır. Milli görüşün 45 yıldır ifade ettiği üzere dağılmakta olan tespihin kopan ilk tanesidir. Yapılan son anketlerde Türk milletinin yüzde 80’ni AB’ye girmeye karşıdır. Bugün AB’ye girmek Titanik gemisine binmek gibidir. Titanik ne kadar konforlu, lüks, şatafatlı olursa olsun batması mukadder bir gemidir.
HÜKÜMETE ÇAĞRIMIZ AB SEVDASINDAN
VAZGEÇİP İSLAM BİRLİĞİNİ KURMASIDIR
Ama Türk milleti Fatihin gemisine binmek istemektedir. O gemi ki zaman zaman açık denizlerde, zaman zamanda karadan yürür. Yeni fetihlere yelken açar. İşte bu gemi İslam Birliğidir.
Şimdi biz buradan hükümete çağrıda bulunuyoruz. AB sevdasından vazgeçin. Türkiye’nin liderliğinde gelin İslam Birliğini kuralım. Türkiye’nin de, Müslümanlarında Dünyanın da kurtuluşu buradan geçmektedir. Yine ikinci çağrımız rahmetli Erbakan hocamızın kurmuş olduğu D-8’in aktif hale getirilmesidir. Arkanızda 1 milyar nüfusla hem Rusya’nın karşısında rahat oturabilirsiniz, hem de AB ile eşit şartlarda konuşabilirsiniz.
Maalesef bizler Erbakan hocamızı anlamadık, anlayamadık. Ama her geçen gün milletimizde bütün dünya da daha iyi anlıyoruz.

MİLLİ DEVLET Mİ,
UYDU DEVLET Mİ OLACAĞIZ?
15 Temmuz’dan sonra ülke olarak, millet olarak bir karar vermek zorundayız. Türkiye milli devlet mi olacak? Yoksa uydu devlet mi olacak?
Dünya da tarih sahnesinde devamlı olanlar her zaman milli devletlerdir. Ne demek milli devlet? Halkının inanç değerlerini hayata geçiren, dış politika da milletinin ve ülkesinin menfaatlerini önemseyen, buna göre stratejiler oluşturan devlettir. Türkiye bundan sonra milli devlet olmak zorundadır. Zira stratejik ortakları ve müttefikler ülkemizi bölmek isteyen bir cellattır.
Bu tarihi dönüm noktasında aslında 15 Temmuz bir hayra da vesile olmuş, milletimiz dostlarımızı ve düşmanlarımızı daha yakından tanıma fırsatı bulmuştur.
Emperyalizmin ülkemizde ki uzantıları olan taşeron terör örgütlerinin devlet yapılanmasından uzaklaştırılması gerekmektedir. Milletimizin selameti açısından bu elzemdir. Çünkü bu ülke Müslümanların son kalesidir.
Müslüman coğrafya da kan ve gözyaşı durmuyor. Durmayacakta, ne zamana kadar; Milli görüş iktidara gelene kadar. Ne zaman milli görüş iktidara gelecek, o zaman dünyaya huzur, refah ve mutluluk gelecek.
Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç ise, yaptığı konuşmada Kurban Bayramı ile ilgili mesajlar verdi. Kılıç, Kurbanın mesajlarından birisi paylaşmaktır. İkincisi ise; ne kapitalizm, ne siyonizm, ne kominizm, ne de liberalizmdir. Ne kadar izimler varsa hepsini bir tarafa atmak, hepsinin yerine Adil Düzeni halim kılmaktır. Bunun için Kurban bayramı aynı zamanda bir Adil Düzen bayramıdır. Kurban Bayramının diğer bir mesajı ise davanız için her türlü fedakarlığı yapabilmektir” diye konuştu.