Saadet Partisi: Cezaevi gitti, beton gelmesin!
İlçenin merkezinde yer almasına rağmen uzun süredir atıl durumda bulunan Buca Cezaevi alanının, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İller Bankası’nın uzlaşması sonucu imara açılmasına yönelik tepkiler büyüyor.
Buca’ya beton değil, yaşam lazım!”
İlçenin merkezinde yer almasına rağmen uzun süredir atıl durumda bulunan Buca Cezaevi alanının, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İller Bankası’nın uzlaşması sonucu imara açılmasına yönelik tepkiler büyüyor.
“Cezaevi gitti, beton gelmesin! Buca’ya beton değil, yaşam lazım!” yazılı pankart eşliğinde Buca eski Cezaevi alanı önünde toplanan Saadet Partili grup, cezaevinin kaldırılmasıyla ilçede yeni bir çevre ve ulaşım düzeni oluşturma fırsatı doğduğunu; ancak alınan imar kararıyla bu fırsatın heba edildiğini dile getirdi.
“Toplumsal Talepler Yeşil Alan Yönünde”
Grup adına basın açıklamasını yapan Saadet Partisi İzmir İl Başkanı Zekeriya Hazırbulan, toplumsal taleplerin şehrin merkezindeki bu alanın önemli bir nefes alma ve sosyal donatı alanı olması yönünde olduğunu vurguladı.
Buca gibi yoğun betonlaşmanın yaşandığı bir ilçede, nadir ele geçebilecek bir imkânın kaybedildiğini belirten Hazırbulan, şu ifadeleri kullandı:
“Yeşil alanın yanı sıra kültür-sanat merkezi, sanat atölyeleri, kütüphane, spor alanları, park, yürüyüş ve bisiklet yolları gibi küçük ve düşük yoğunluklu yapılar olarak planlansaydı kentimiz önemli bir yatırım kazanmış olacaktı. Ancak imara açılması kararı ile birlikte arazinin kamusal kullanıma ayrılması ihtiyacı göz ardı edilmiştir.”
“Buca’ya Ciddi Bedeller Doğuracak”
Kararın Buca’ya ciddi bedeller doğuracağına dikkat çeken Hazırbulan, ilçenin İzmir’de kişi başına düşen yeşil alan miktarı en düşük yerlerden biri olduğunu ifade etti.
Yeni yapılaşmayla birlikte nüfus yoğunluğunun ve altyapı yükünün artacağını belirten Hazırbulan, şu değerlendirmede bulundu:
“Son yıllarda müthiş bir artışla adeta saç baş yolduran Buca trafiği daha da çekilmez hale gelecektir. Otopark sorunu ise daha da içinden çıkılmaz bir noktaya ulaşacaktır. Daha fazla bina; daha fazla trafik, daha fazla kaos ve daha az yaşam kalitesi demektir. Bütün bunlar Buca’yı yaşanabilir bir yer olmaktan uzaklaştıracaktır.”
“Buca’nın Deprem Toplanma Alanı Yok”
Buca’da yeterli düzeyde acil durum toplanma alanı bulunmadığını hatırlatan Hazırbulan, İzmir’in en büyük ilçelerinden biri olan Buca’da toplanma alanı olarak ana caddeler ve sokak aralarının gösterildiğini ifade etti.
Deprem gerçeğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Hazırbulan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu alan modern, geniş ve güvenli bir deprem toplanma alanı olarak planlanabilirdi. Ancak bu fırsat da kaçırıldı.”
“Betonlaşma Değil, İnsan Odaklı Şehircilik”
Saadet Partisi olarak kent planlamasındaki önceliklerini de açıklayan Hazırbulan, şunları söyledi:
“Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıran, şehri betonlaştırmayan, sosyal yaşamı güçlendiren ve nefes aldıran projeleri hayata geçirmek istiyoruz. Şehirlerimizin betonla değil; planlı ve insan odaklı şehircilik anlayışıyla büyümesini savunuyoruz. Tüm bu nedenlerle cezaevi arazisinin imara açılması yerine, büyük ölçüde yeşil alan olarak planlanması ve düşük yoğunluklu kamusal kullanımlarla kentsel yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”