Ramazanda minareler arasında yükselen kandil: Mahya

Emekli İmam-Hatip Remzi Yağmurcu, mahya geleneğinin tarihsel serüvenini ve Ramazan ayındaki manevi anlamını anlatarak, bu sanatın Osmanlı’dan günümüze uzanan yolculuğuna dikkat çekti.

19 Şub 2026 - 14:20 YAYINLANMA
Ramazanda minareler arasında yükselen kandil: Mahya

Özelikle Ramazan ayında birden fazla minaresi olan camilerin minarelerinin arasına konulan ışıklı yazı, Osmanlı'dan günümüze kadar devam eden bir genelek. Mahyanın tarihsel ve manevi yönünü ele alan Emekli İmam-Hatip Remzi Yağmurcu, Ramazan ayının sembollerinden biri haline gelen mahyaların, İslam tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Mahya ustaların yok denecek kadar azaldığını ifade eden Yağmurcu, sanat dalına dönüşen geleneğin halen devam ettiğini aktardı.

Mahya ve kandil kavramlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yağmurcu, "Mahya esasında ‘kandil’ kelimesi anlam itibariyle ‘ihya’dan geliyor, yani ‘ihya etme’ manasına gelir. İslam tarihinde kandiller ve mahyalar, Ramazan-ı Şerif’in sembolü haline gelmiş; ayrıca bu yazı stili de Ramazan’ın mübarek ayının sembolleri arasındadır. Harem-i Şerif’te Emevi Devleti döneminde yaklaşık 400 tane kandil yakılıyordu ve bu kandiller Haram-ı Şerif’i geceyi gündüz gibi hale getiriyordu." dedi.

"Mübarek ayını insanlara müjde veren bir uygulama haline geldi"

Osmanlı döneminde mahyaların yaygınlaştığını belirten Yağmurcu, "Kandiller, özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun saltanat döneminde, selatin camilerinde; özellikle iki minareli ve şerefeli camilerde kullanılırdı. İki minare arasında ‘Hoş geldin Ramazan mübarek ayı’, ‘Ya Şehr-i Ramazan’, ‘Mağfiret Ayı’ gibi Ramazanı taltif eden kelimelerle yazılar yazılarak, İslam’ın bu mübarek ayını insanlara müjde veren bir uygulama haline geldi." ifadelerini dile getirdi.

Yağmurcu, mahyanın zamanla bir sanat dalına dönüştüğünü vurgulayarak, "Zaman akışı içerisinde Osmanlı İmparatorluğu’nda bu bir sanat dalı haline geldi; 15 ve 16’ncı yüzyıllarda büyük ustalar yetişti. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde bu meslek yavaş yavaş azaldı, işi icra eden kişi sayısı düştü. Cumhuriyet döneminde ise hemen hemen çok az sayıda usta kaldı, ancak bu meslek hâlâ icra edilmektedir." şeklinde ifade etti.

"Geleneksel ustalar yavaş yavaş azalmaya devam etti"

Modernleşmenin etkisiyle geleneksel mahyaların yerini elektrikli sistemlerin aldığını belirten Yağmurcu, şu ifadeleri kullandı:

"Modernleşmenin etkisiyle eskiden kandillerle ve yazılarla yapılan işler, artık Ramazan-ı Şerif’i taltif eden, teskiye eden ve geldiğine dair müjde veren elektrikli amblemlerle yapılmaya başlandı. Geleneksel ustalar yavaş yavaş azalmaya devam etti. Diğer sanat dallarında olduğu gibi ustalar vefat ettikçe, bazıları maddi imkansızlıklar nedeniyle bu işi sürdüremeyince, günümüzde çok az sayıda usta bulunmaktadır." 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: