Piyasalarda 'güvenli liman' hareketliliği
Altın fiyatları tarihinin en hareketli dönemlerinden birini yaşıyor. Analistler altın fiyatlarındaki yön arayışında "enflasyon-faiz-jeopolitik risk" üçgeninin belirleyici olacağını vurguluyor.
Küresel ekonomi yönetimlerinin enflasyonla mücadele kapsamında attığı adımlar ve bölgesel çatışmaların yarattığı belirsizlik, altın fiyatlarını desteklemeye devam ediyor. Yılın ilk ayında üst üste rekor tazeleyen altın, yatırımcılar tarafından "güvenli liman" olarak görülme özelliğini sürdürüyor.
Fed'in faiz politikası ana belirleyici
Analizlere yansıyan verilere göre, altının ons fiyatı üzerindeki en büyük baskı unsuru ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası duruşu olmaya devam ediyor.
Ayrıca, ABD'nin İran'a askeri müdahalede bulunabileceğine yönelik beklentiler küresel risk algısının yüksek kalmasına neden oluyor. ABD tarafında ise enflasyonla mücadele sürecinin istenildiği gibi gitmediğine işaret eden açıklamalar fiyatlamalar üzerinde etkili oluyor. Rusya-Ukrayna hattındaki belirsizlikler, küresel risk iştahını düşürürken yatırımcıyı altına yönlendiriyor.
Analistler, jeopolitik risklerin canlı kalmasının altının ons fiyatında güçlü bir destek seviyesi oluşturduğunu ve bu durumun gram altın fiyatlarına da doğrudan yansıdığını kaydediyor.
Yurt içinde gram altın
Yurt içinde ise gram altın fiyatları, hem küresel ons fiyatındaki değişimlerden hem de Dolar/TL kurundaki hareketlilikten çift yönlü etkileniyor.
Sektör temsilcileri, yatırımcıların geri çekilmeleri birer "alım fırsatı" olarak değerlendirdiğini, orta ve uzun vadede altının koruyucu özelliğinin ön planda kalmaya devam edeceğini öngörüyor.
Uzmanlar, yatırımcıların özellikle makroekonomik veri takvimini, merkez bankası yetkililerinin sözle yönlendirmelerini ve küresel siyasi gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.