Özgür Özel: "Erdoğan eskisi kadar popüler değil, olası patlama NATO'yu da etkiler"

Özgür Özel, Ankara'daki NATO zirvesi öncesinde Financial Times için bir yazı kaleme aldı. Özel, Türkiye'de insanların daha umutsuz ve geleceksiz hissettiğini vurgularken olası siyasi ve toplumsal çalkantıların müttefikleri de etkileyeceğini söyledi

01 Tem 2026 - 11:41 YAYINLANMA
Özgür Özel: "Erdoğan eskisi kadar popüler değil, olası patlama NATO'yu da etkiler"

Mahkemenin 'mutlak butlan' kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Financial Times için makale kaleme aldı. "Erdoğan'ın demokrasiye saldırısı Türkiye'nin müttefikleri için bir tehdit" başlığı taşıyan yazıda, "Otoriterleşme ve siyasi rakiplerin hapsedilmesi, NATO'yu ve bölgesel istikrarı tehlikeye atabilir" ifadeleri yer aldı.

Yazısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gelecek hafta Ankara'da yapılacak NATO zirvesini güç gösterisi için kullanacağını belirten Özel, "Ancak bu görüntü, daha derindeki bir kırılganlığı gizliyor: Türk demokrasisi üzerindeki baskının giderek artması. Hükümet, ülkenin gerçeklerini dünyadan gizlemeye çalışırken, barışçıl protestocuların yanı sıra avukatları, gazetecileri ve akademisyenleri de gözaltına aldı. Bu yalnızca Türkiye için kötü bir tablo değil. Aynı zamanda başta Avrupa'dakiler olmak üzere NATO müttefiklerimiz açısından da tehlike oluşturuyor" diye yazdı.

Türkiye'nin sahip olduğu stratejik gücün 'karanlık bir gerçeği maskelediğini' belirten Özel, Türkiye'de ekonominin ciddi bir baskı altında olduğunu, milyonlarca insanın daha yoksul, daha güvensiz ve daha umutsuz olduğuna dikkat çekti.

Bu zayıflığın siyasi sonuçları olacağını belirten Özel şu ifadeleri kullandı:

"Bu iç kırılganlığın siyasi sonuçları da oldu. Erdoğan artık eskisi kadar popüler değil. 2024 yerel seçimlerinde partisi, iktidara geldiğinden bu yana en ağır yenilgisini aldı. 2023’ten beri liderliğini yaptığım Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise ülkenin en güçlü yerel siyasi aktörü haline geldi. Sıradan insanların yaşadığı zorlukları merkeze alan bir kampanyayla kazandık: kirasını ödeyemeyen emekliler, geleceksizlik hisseden mezunlar, çocuklarına düzgün gıda alamayan ebeveynler... Hem kendi seçmenlerimize hem de kendini terk edilmiş hisseden eski Erdoğan destekçilerine seslendik. Onun yanıtı ise sisteminin merkezindeki zayıflığı ortaya koydu: Gerçek bir alternatifle karşılaşınca, demokratik rekabeti ortadan kaldırmak için devletin ve mahkemelerin gücünü kullandı"

"Erdoğan sadık muhalefet arıyor"

Yazısında CHP'ye ve CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara değinen Özel, "Erdoğan, seçimlere katılabilen ancak iktidarını hiçbir zaman tehdit edemeyen, kendisine sadık bir muhalefet yaratmaya çalışıyor. Hedefi, sandığın varlığını koruduğu ancak gerçek siyasi rekabetin ortadan kalktığı bir düzen kurmak. Rusya ve Belarus, böyle bir gidişatın nereye varabileceğini gösteren uyarıcı örnekler olarak önümüzde duruyor" diye yazdı.

Demokratik rekabetin olmadığı bir Türkiye'nin güvenilir bir ortak olamayacağını belirten Özel, bunun yanı sıra sosyal patlama riskine de dikkat çekti.

Özel, "Bunun yanında daha acil bir tehlike de var. Vatandaşların seçimler yoluyla değişimin mümkün olduğuna olan inancını ortadan kaldıran bir yönetim, umutsuzluk ve öfke üretir. Bu durum, kötü ekonomik yönetim ve derinleşen yoksullukla birleştiğinde toplumsal ve siyasi çalkantı riskini artırır. Böyle bir patlama ise Türkiye sınırları içinde kalmaz. Avrupa'nın güvenliğini, kritik enerji güzergâhlarını, Orta Doğu'yu ve NATO'nun güney kanadını da etkiler" ifadelerini kullandı.

Özel yazısını şu ifadelerle bitirdi:

"Türkiye’nin siyasi rotasını belirlemek müttefiklerimize düşmez. Türkiye’nin demokratları demokrasinin dışarıdan ithal edilmesini istemiyor. Toplumları dış müdahalelerle yeniden şekillendirme girişimlerinin ürettiği yanılsamaları, beklenmedik sonuçları, hayalleri ve açık başarısızlıkları yeterince gördük. Bu görev Türkiye halkına aittir. Yurttaşlarımız, değişimi barışçıl yollarla istediklerini defalarca gösterdi. Baskı ve korkuya rağmen oy verdiler, yürüdüler ve onurlarını savundular.

NATO zirvesinde Erdoğan kendisini vazgeçilmez bir lider olarak sunacak. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değeri, demokrasisinin yok edilmesiyle artmaz. Türkiye’nin müttefikleri, Erdoğan yönetiminin kendi çıkarları açısından yarattığı riske açık gözle bakmalı. Kısa vadeli jeopolitik kolaylık uğruna otoriter yönetimlere meşruiyet kazandırmak tarihsel bir hatadır. Bu, nadiren istikrar üretir. Çoğu zaman, kaçınılmaz hesaplaşmayı daha tehlikeli hale getirir"

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: