Organik, Doğal ve Natürel: Kavram Karmaşasının Ardındaki Gerçekler
Günümüzde tüketiciler daha sağlıklı, güvenilir ve çevreye duyarlı gıdalara ulaşma arayışı içerisindedir. Bu ilginin artmasıyla birlikte “organik”, “doğal” ve “natürel” gibi kavramlar da günlük hayatımızda çok daha fazla yer almaya başladı.
Organik, Doğal ve Natürel:
Kavram Karmaşasının Ardındaki Gerçekler
Dr. Recep Çöpten
Organik Tarım Uzmanı
Günümüzde tüketiciler daha sağlıklı, güvenilir ve çevreye duyarlı gıdalara ulaşma arayışı içerisindedir. Bu ilginin artmasıyla birlikte “organik”, “doğal” ve “natürel” gibi kavramlar da günlük hayatımızda çok daha fazla yer almaya başlamıştır. Ancak ne yazık ki bu üç kavram çoğu zaman birbirinin yerine kullanılmakta ve ciddi bir bilgi karmaşası oluşmaktadır. Raflarda da tüketici bu kavram karmaşası içinde alışveriş yapmaktadır. Bazı ürünlerde Pazar payı artsın diye herhangi bir dayanağı olmasa bile bu kavramları kullanılmaktadır.
Öncelikle ORGANİK üretim, belirli kurallara, ulusal ve uluslararası mevzuatlara bağlı olarak yapılan kontrollü bir üretim sistemidir. Organik tarımda üretim sürecinin tamamı; tohumdan toprağa, gübrelemeden hasada, işleme, depolama ve pazarlamaya kadar bağımsız kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından denetlenir. Bir toprakta organik tarım yapayım dendiğinde, toprağın temizlenmesi için geçiş dönemi olarak adlandırılan 4 yıllık bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Organik üretim yapılacak topraktan öte çevre koşulları da irdelenmekte, çevrenin de organik üretimi destekleyici koşulları taşımasına dikkat edilmektedir. Dört yıllık denetim süreci sonunda istenilen koşullar sağlanmış ise çiftçiye Müteşebbis Sertifikası verilir. Elde edilen ürün gerekli analizler yapıldıktan sonra, uygun koşulları sağlıyor ise organik ürün olarak belgelenir ve Tarım Bakanlığının sistemine eklenir. Organik ürünlerin satışa sunulduğu ambalajların üstünde zorunlu bilgiler ile Yeşil Logo Ve sertifikalandıran kuruluşun bilgileri yer almak zorundadır. Organik üretimde hedef insan sağlığı ve doğal döngünün korunmasıdır. Amaç sadece kimyasal kullanmamak değil; toprağın verimliliğini korumak, biyolojik çeşitliliği desteklemek, doğal kaynakları sürdürülebilir şekilde kullanmak ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmaktır.
Buna karşılık raflarda veya pazarlarda satılan ambalajlı ürünlerin bazı etiketlerinde “DOĞAL” ibaresi ile karşılaşmaktayız. Doğal üretim dışarıdan herhangi müdahalede bulunmadan yetişen ve bu yetişmiş ürün için kullanılır. Örneğin; Dağ kekiği, orman mantarı, orman kaparisi, Nane, çam fıstığı vb ürünler doğal ürünlerdir. Ancak, doğal ürün kavramının birçok ülkede olduğu gibi günlük kullanımda net ve bağlayıcı bir denetim sistemi bulunmamaktadır. Beyana ve güvene dayalı bir kavram olarak karşımıza çıkar. Bir üretici ürününün doğal olduğunu ifade edebilir; ancak bu ifade her zaman ürünün belirli bir kontrol sisteminden geçtiği veya sertifikalı olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla tüketicilerin “doğal” ifadesini görerek bunu otomatik olarak organik ürünle eşdeğer kabul etmemesi gerekir. Maalesef tüketicimiz bu kavramı görünce organik olarak değerlendirip ederinden fazla bedel ödeyerek almaktadır.
NATÜREL, doğada saf hâlde bulunan, insan eli değmemiş, yapay katkı maddesi içermeyen ve işlenmemiş anlamına gelir. Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre doğal ve tabii kelimeleriyle eş anlamlıdır. Natürel, genellikle ürünün fiziksel yöntemlerle elde edildiğini, rafine gibi ağır işlemlerden geçirilmediğini ifade eder. Örneğin natürel zeytinyağı, zeytinin sadece mekanik yöntemlerle işlenmesiyle elde edilir. Ancak bir zeytinyağının natürel olması, onun mutlaka organik yöntemlerle yetiştirilen zeytinlerden üretildiği anlamına gelmez. Zeytinyağında “Natürel “ bir sınıflandırmanın karşılığıdır. Natürel kavramı da diğer Doğal kavramı gibi birçok ürünün etiketlerinde kullanılmaktadır ve bu kavramı destekleyecek ürün ile ilgili herhangi bir denetim ve belgelendirme çalışması yapılmamaktadır.
Burada en önemli nokta şudur: Her organik ürün doğal ve natürel özellikler taşıyabilir; ancak her doğal veya natürel ürün organik kadar güvenilir değildir. Doğal ve natürel olarak adlandırılan ürünler kimyasal ilaç, gübre, vb. kalıntı bırakabilecek girdiler kullanılmadığı anlamına gelmez. Organik üretimi diğer kavramlardan ayıran temel unsur; üretimden sofraya kadar uzanan kontrol, izlenebilirlik ve sertifikasyon sistemidir.
Tüketici bilincinin arttığı günümüzde doğru bilgiye ulaşmak büyük önem taşımaktadır. Üreticilerin de pazarlama amacıyla kavramları birbirine karıştırmak yerine, ürünlerini doğru tanımlamaları ve tüketiciyi şeffaf şekilde bilgilendirmeleri gerekir.
Unutulmamalıdır ki sürdürülebilir bir tarım geleceği, sadece daha fazla üretmekle değil; doğaya saygılı, insan sağlığını önceleyen ve güvenilir üretim sistemlerini desteklemekle mümkün olacaktır.