Önce sağlam zemin etüdü sonra konut inşası
6 Şubat depreminin vurduğu 11 ilde yürütülen yeniden inşa sürecinin en kritik başlıklarından biri olan zemin ve yer seçimi çalışmalarında büyük ölçekli taramalar tamamlandı. 630 bin hektarı aşan alanda yapılan mikro bölgeleme ve yerleşime uygunluk etütleri, yeni yerleşimlerin daha güvenli zeminler üzerinde planlanması için yol haritası oluşturdu.
6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan yeniden inşa ve yerleşim planlama sürecinde, afet risklerini azaltmaya dönük teknik zemin çalışmaları geniş bir alanda tamamlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, depremden etkilenen iller başta olmak üzere toplam 201 bin 513 hektarlık alanda imar planlarına esas mikro bölgeleme etütlerini onaylarken, 429 bin 188 hektarlık alanda da yerleşime uygunluk ön değerlendirmesi yaptı.
İMAR PLANLARINA VERİ SAĞLAYACAK
Bakanlık verilerine göre tamamlanan 145 mikro bölgeleme etüt çalışması, doğrudan imar planlarının hazırlanmasında kullanılacak bilimsel zemin verilerini içeriyor. Bu çalışmalar kapsamında bölgelerin zemin yapısı, fay etkisi, sıvılaşma ve heyelan riski gibi birçok teknik parametre ayrıntılı biçimde analiz edildi. Elde edilen bulgular, yapılaşma koşulları ve plan kararları için temel veri niteliği taşıyor.
ÜÇ SINIFA AYRILDI
Daha geniş bir alanı kapsayan yerleşime uygunluk ön değerlendirmelerinde ise afet tehlikeleri açısından ön eleme yapıldı. Bu aşamada alanlar, yerleşime uygun, önlemli uygun ya da riskli bölgeler şeklinde sınıflandırılıyor. Ön değerlendirme sonuçları, yeni yerleşim alanlarının belirlenmesi ve riskli bölgelerden taşınma planlarının oluşturulmasında ilk filtre olarak kullanılıyor.
YAPI GÜVENLİĞİ İÇİN YOL HARİTASI
Uzmanlar, deprem sonrası kalıcı konut ve yeni yerleşim alanlarının belirlenmesinde zemin temelli planlamanın kritik rol oynadığını vurguluyor. Mikro bölgeleme etütlerinin, parsel ölçeğine kadar inen teknik analizler sayesinde yapı güvenliği açısından yol gösterici olduğu belirtiliyor. Bu tür çalışmaların imar kararlarına doğrudan yansıtılmasının, gelecekteki afet risklerini azaltmada belirleyici olacağı ifade ediliyor.
YENİ YERLEŞİMLE BİRLİKTE UYGULAMA
Yürütülen etüt ve değerlendirme çalışmalarının, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinin hangi alanlarda ve hangi yapı koşullarıyla sürdürüleceğini şekillendirmesi bekleniyor. Sürecin ilerleyen aşamalarında, teknik raporların imar planı revizyonları ve yeni yerleşim kararlarıyla birlikte uygulamaya geçirilmesi öngörülüyor.
'Altını kuyumcudan mı alalım yoksa bankadan mı?' sorusuna İslam Memiş'ten yanıt
Rusya’nın enerji gelirleri eridi: Petrol ve doğal gazda yüzde 50 düşüş
Türkiye–Mısır ekonomi ekseni güçleniyor: Hedef 15 milyar dolar