ÖĞ-DER: Tek tip sınav uygulaması eğitimde fırsat eşitliğini zedeleyebilir
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Genel Başkanı Numan Gökmen, Millî Eğitim Bakanlığının 16 derse ait soruları tek havuzdan hazırlayarak ortak sınav uygulamasına yönelmesini eleştirdi.
ÖĞ-DER Genel Başkanı Numan Gökmen, Millî Eğitim Bakanlığının farklı okul türleri ve bölgelerde öğrenim gören öğrencileri ortak soru havuzuyla değerlendirmeye yönelik yaklaşımının eğitimde fırsat eşitliği açısından soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
Okulların imkânları, öğrencilerin akademik seviyeleri ve bölgesel sosyoekonomik şartların dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Gökmen, eğitimde adaletin herkesi aynı kalıba sokmakla değil, farklılıkları gözeten bir değerlendirme sistemiyle sağlanabileceğini ifade etti.
"Eğitim, merkezden belirlenen tek kalıba sığdırılabilecek bir süreç değildir!"
Gökmen, "Millî Eğitim Bakanlığı’nın okulların çoğunda pratikte, senaryo temelli sınav sisteminin uygulanmaması nedeniyle, tüm okul türlerinde ve tüm bölgelerde 16 derse ait soruları tek bir havuzdan hazırlayarak ortak sınav uygulamasına yönelmesi, eğitimde fırsat eşitliği açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Eğitim, merkezden belirlenen tek kalıba sığdırılabilecek bir süreç değildir! Öğrencilerin akademik seviyeleri, okulların imkânları, bölgelerin sosyoekonomik şartları ve okul türlerinin eğitim amaçları birbirinden farklıdır. Bu farklılıkları görmezden gelerek herkesi aynı soru havuzuyla değerlendirmek, eşitlik sağlamak yerine mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirebilir. Fen liselerinde, Anadolu imam hatip liselerinde ve mesleki ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören öğrencilerin ders programları, alan dersleri, haftalık ders saatleri ve eğitim hedefleri aynı değildir. Bu gerçekler dikkate alınmadan uygulanacak tek tip bir sınav sistemi, öğrencilerin bilgi ve becerilerini adil biçimde ölçmekten uzaklaşabilir. Özellikle imkânları sınırlı bölgelerdeki okullarda öğrenim gören öğrencilerin dezavantajları, ortak sınav sonuçlarına doğrudan yansıyabilir." ifadelerine yer verdi.
"Eğitim, yalnızca sınav sonuçlarından ibaret değildir"
Açıklamasının Gökmen, şunları aktardı:
"Fırsat eşitliği, herkese aynı soruyu sormak değil; her öğrenciyi kendi eğitim şartlarını ve öğrenme kazanımlarını dikkate alarak adil biçimde değerlendirmektir. Eğitim politikalarının Ankara'dan belirlenen tek merkezli bir anlayışla bütün ülkeye uygulanması, okulların ve bölgelerin ihtiyaçlarını ikinci plana itmemelidir. Merkezî koordinasyon elbette gereklidir; ancak bu koordinasyon, okul türlerinin özgünlüğünü, yerel ihtiyaçları ve öğrenciler arasındaki öğrenme farklılıklarını yok sayan bir standartlaştırmaya dönüşmemelidir. Soruyoruz: Eğitimde niteliği artırmak, öğrenciler arasındaki başarı farklarını azaltmak ve adaleti sağlamak istiyorsak farklı şartlarda eğitim gören bütün öğrencileri aynı kalıba sokmak hangi sorunu çözecektir? Ortak soru havuzu, okullar arasındaki imkân farklılıklarını ortadan kaldıracak mıdır? Öğretmenlerin mesleki birikimi ve okulların eğitim ihtiyaçları bu süreçte ne kadar dikkate alınacaktır? Eğitim, yalnızca sınav sonuçlarından ibaret değildir. Öğrenciyi tanımak, yeteneğini geliştirmek, mesleğe hazırlamak, ahlaki ve insani değerlerle yetiştirmek ve bulunduğu çevrenin ihtiyaçlarına cevap vermek de eğitimin temel sorumlulukları arasındadır."
"Eğitimde adalet, farklılıkları yok saymakla değil, farklılıkları gözetmekle sağlanır"
Son olarak Gökmen, "ÖĞ-DER olarak Millî Eğitim Bakanlığını, 16 ders için tek havuzdan soru hazırlama ve ortak sınav uygulamasını hayata geçirirken okul türleri, bölgesel farklılıklar, öğretim programları ve öğrencilerin gerçek öğrenme koşulları bakımından kapsamlı bir değerlendirme yapmaya çağırıyoruz. Öğretmenlerin, eğitim yöneticilerinin ve ilgili paydaşların görüşleri alınmadan, uygulamanın muhtemel sonuçları şeffaf biçimde ortaya konulmadan atılacak adımlar yeni mağduriyetlere yol açacaktır. Eğitimde adalet, farklılıkları yok saymakla değil, farklılıkları gözetmekle sağlanır. Millî Eğitim Bakanlığına çağrımız açıktır: Tek tip sınav anlayışını eğitimde eşitliğin tek ölçüsü olarak görmeyin. Okulları birbirine benzetmeye değil, her okulun kendi öğrencisini en iyi şekilde yetiştirebilmesine odaklanın. Merkezî standartlaştırmayı değil, adil değerlendirmeyi; şekil birliğini değil, eğitimde niteliği esas alın. Çünkü her öğrenci aynı değildir, her okulun şartları aynı değildir ve eğitimde adalet herkesi aynı kalıba sokmak değildir!" şeklinde belirtti.