NASA ve ABD Enerji Bakanlığı’ndan Ay üzerinde nükleer reaktör hamlesi

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) ile ABD Enerji Bakanlığı, Ay yüzeyine nükleer fisyon reaktörü kurma hedefini bir kez daha gündeme getirirken, uzmanlar projenin teknik, çevresel ve siyasi boyutlarına ilişkin ciddi soru işaretlerinin hâlâ yanıtlanmadığına dikkat çekiyor.

16 Oca 2026 - 16:40 YAYINLANMA
NASA ve ABD Enerji Bakanlığı’ndan Ay üzerinde nükleer reaktör hamlesi

NASA tarafından yapılan açıklamada, Ay’da kullanılmak üzere geliştirilecek nükleer reaktörün, Dünya’da yapılacak testleri de kapsayan geliştirme aşamasının 2030 yılına kadar tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Ancak proje, iddialı takvimine rağmen somut bir uygulama planı ve uluslararası denetime dair net bir çerçeve sunmuyor.

NASA Başkanı Jared Isaacman, anlaşmanın “uzay keşfinde Altın Çağ’ı başlatacak kabiliyetleri hayata geçirmek için” gerekli olduğunu savunsa da, eleştirmenler bu söylemin, Ay’ın nükleer faaliyetler için bir güç gösterisi alanına dönüştürülmesini meşrulaştırma çabası olduğunu öne sürüyor.

ABD’nin Ay’a nükleer reaktör yerleştirme planı, Dünya’da dahi güvenlik sorunları ve yüksek riskleriyle tartışılan nükleer teknolojinin, çok daha kırılgan ve denetimsiz bir ortamda kullanılmasını gündeme getiriyor. Uzmanlara göre, Dünya koşullarında bile güvenli şekilde işletilmesi zor olan fisyon reaktörlerinin, Ay’ın sert çevresel koşullarında çalıştırılması büyük bir teknik ve çevresel risk barındırıyor.

Ay’da atmosferin neredeyse yok denecek düzeyde olması, reaktörlerin en temel sorunlarından biri olan atık ısının yönetimini ciddi bir çıkmaza sokuyor. Dünya’daki nükleer santraller, fazla ısıyı su ve atmosfer yoluyla dağıtabilirken, Ay’da bu imkânların hiçbiri bulunmuyor. Önerilen katı hal iletim sistemleri ya da sıvı metal soğutucular ise hem karmaşık hem de arıza riskleri yüksek çözümler olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte Ay yüzeyini kaplayan aşındırıcı ve elektrostatik yüklü ince toz tabakası, hassas sistemler için ilave bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, bu tozun mekanik aksamı bozma ve radyasyon kalkanlarını işlevsiz hale getirme potansiyeline dikkat çekiyor. Reaktörün yakınında görev yapacak astronotlar için radyasyon güvenliğinin nasıl sağlanacağı ise belirsizliğini koruyor.

NASA ve Enerji Bakanlığı, bilim insanlarının bu sorunlar üzerinde uzun süredir çalıştığını savunsa da, kamuoyuna sunulan bilgiler, projenin hâlen kâğıt üzerindeki hedeflerin ötesine geçemediğini gösteriyor. Mevcut planlar, en az 40 kilovat güç üretebilecek bir sistem tasarlanmasını öngörüyor. Bu miktar, yalnızca sınırlı sayıda yaşam alanını besleyebilecek düzeyde olmasına rağmen, yüksek riskli bir nükleer altyapıyı Ay’a taşıma gerekçesi olarak sunuluyor.

Reaktörün ilk tasarım aşamasının tamamlandığı belirtilse de, bu tasarımın uzay koşullarına uygun, güvenli ve çalışır bir sisteme dönüştürülmesinin; finansman, düzenleyici engeller ve teknik belirsizlikler nedeniyle uzun yıllar alabileceği ifade ediliyor. Sistemin Ay’a ne zaman ve hangi koşullarda konuşlandırılacağına dair ise net bir takvim bulunmuyor.

Uzmanlar, ABD’nin Ay’da nükleer reaktör kurma ısrarının bilimsel ilerlemeden çok, uzayda enerji ve güç üstünlüğü sağlama hedefinin bir parçası olabileceğini değerlendiriyor. Son açıklamalar, bu planın yakın vadede uygulanabilir bir projeden ziyade, siyasi söylemlerle beslenen uzun vadeli bir iddia olarak kaldığını ortaya koyuyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: