Moskova-Tahran ilişkileri: Rusya İran'daki protestolara dair sessizliğini koruyor

Kremlin’in, İran’da protestoların başlamasından yaklaşık iki hafta sonra, 'hiçbir üçüncü tarafın' İran-Rusya ilişkilerindeki temel niteliği değiştiremeyeceğini söylemesi dikkat çekti. Euronews’e konuşan siyaset analisti ve İran uzmanı Nikita Smagin, Moskova-Tahran ilişkilerini değerlendirdi.

16 Oca 2026 - 09:30 YAYINLANMA
Moskova-Tahran ilişkileri: Rusya İran'daki protestolara dair sessizliğini koruyor

İran’da kitlesel protestoların patlak vermesinin ardından Rusya yaklaşık iki hafta boyunca büyük ölçüde sessiz kaldı. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Hiçbir üçüncü taraf iki ülke arasındaki ilişkilerin temel niteliğini değiştiremez,” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, yaklaşık 20 gündür giderek tırmanan İran’daki duruma salı günü ilk kez değindi ve kendi ifadesiyle Batı’nın “yasadışı yaptırım baskısını” suçladı; bunun “ekonomik ve sosyal sorunlar yarattığını” söyledi.

Zaharova, “toplumsal gerilimin” İran devletini “istikrarsızlaştırmak ve yıkmak” için kullanıldığını savundu. Ayrıca Kremlin’in “renkli devrimler” söylemini de yineledi.

Euronews'e konuşan Siyasi analist Nikita Smagin, protestolar başladığından bu yana Rusya’nın konuya "çok temkinli" yaklaştığını, başka bir deyişle çok az açıklama yapıldığını ve bunların da yalnızca İran’daki Rusya Büyükelçiliği düzeyinde kaldığına dikkat çekti.

Smagin, “Bu ölçülü yaklaşım, Rusya’nın durumu izlemesinden ve bir rejim değişikliği ya da başka radikal dönüşümlerin olasılığını tartmasından kaynaklanıyordu,” dedi.

Zaharova’nın açıklamasıyla birlikte İslam Cumhuriyeti’ne "kesin bir destek" verildiğini de ekledi.

Smagin, bunun Moskova’nın, protestoların bastırılması sürecinde İranlı yetkililerin ciddi bir tehdit altında olmadığı sonucuna vardığını ve bu nedenle iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla açık destek verilebileceğini düşündüğünü yansıttığını söyledi.

Moskova-Tahran ilişkileri ne durumda?

Rusya’nın Ukrayna’yı tam kapsamlı işgalinin ardından Moskova ile Tahran arasındaki ilişkiler yakınlaştı.

Rusya ve İran, tam bir yıl önce askeri iş birliği ve özellikle enerji alanında ekonomik iş birliğini, ayrıca yaptırımların etkisini azaltmaya yönelik çabaları temel alan bir stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.

Ancak Smagin, Rusya ile İran’ın en basit anlamıyla müttefik olmadığını belirtti. Taraflar, aralarındaki ciddi karşılıklı güvensizlik ve uluslararası alanda etkileşim kurabilecekleri alanların sınırlı olması nedeniyle zorunluluktan kaynaklanan bir yakınlaşma içinde oldukları için daha çok stratejik ortaklar olarak tanımlanmalı.

Smagin, "Bu dar koridor içinde hareket ediyorlar ve bu da ilişkilerini oldukça istikrarlı kılıyor. Aslında tüm çabalara rağmen 2022’den bu yana ekonomik bağlar çok fazla büyümedi. Ticaret hacmi rakamları yalnızca sınırlı ölçüde değişti," ifadelerini kullandı.

Related İran protestolarında 18. gün: İnternet kesintisi, STK can kaybı raporları, 'terörist' suçlamaları

Smagin, ilişkileri derinleştirmeye yönelik potansiyel projeler bulunduğunu ancak bunların hâlâ hazırlık aşamasında olduğunu söyledi.

Bunlar arasında Rusya’nın İran’da yeni nükleer santraller inşa etmesine yönelik ön anlaşmalar, Kuzey - Güney ulaşım koridorunun devreye alınması ve bir demiryolu hattının inşası ile Rusya’nın petrol ve gaz sektörüne yatırım ve katılımı; ayrıca İran’ın Rus gazının transitinde bir gaz merkezine dönüştürülmesine yönelik girişimler yer alıyor.

Askeri iş birliği genişliyor

Rusya, Ukrayna’ya yönelik tam kapsamlı işgalin başlamasından bu yana, sivil altyapıya yönelik saldırılarda İran yapımı Şahed insansız hava araçlarını kullanıyor. Avrupa Birliği, 2022 yılında İran’daki yetkililere ve bu İHA’ların üreticisine yaptırımlar uyguladı.

Bloomberg’e göre Rusya, Ukrayna’nın tam kapsamlı işgalinden birkaç ay önce, Ekim 2021’den bu yana, balistik füzeler de dâhil olmak üzere İran’dan 4 milyar doları aşan silah satın aldı.

Smagin, "Askeri iş birliğine gelince, orada da gerçek bir genişleme mevcut," dedi.

Rusya, 2023’te teknolojisini İran’dan satın aldıktan sonra Şahed’leri kendi topraklarında üretmeye başladı ve bu İHA’ları "Geran-2" olarak yeniden adlandırdı.

Smagin, "Rusya bu dronların üretimini büyük ölçüde yerelleştirdi ve bunun ötesinde kendi üretimine de başladı. İran’ın Rusya için askeri ortak olarak öneminin zirvesi çoktan geride kaldı; bu dönem 2022 ve 2023’tü," dedi.

Dengeler tersine dönüyor; Rusya giderek daha fazla İran’a silah tedarik etmeye yöneliyor.

Smagin, "Buna Su-35 savaş uçakları ve Mi-28 taarruz helikopterleri gibi çeşitli silah sistemleri de dâhil. Protestolar sırasında bu helikopterlerden ilk grubunun İran’a ulaştığına dair bilgiler var," diye açıkladı ve şunları ekledi:

"Bunun dışında kamuoyuna açıklanmayan ancak raporlarda yer alan başka kategoriler de bulunuyor; Spartak zırhlı araçları, elektronik harp sistemleri ve radarlar gibi."

İran, Rus askeri ihracatının giderek daha önemli bir alıcısı hâline geliyor.

Ancak Smagin, Rusya’nın "Ukrayna savaşıyla meşgul olduğu ve bu anlamda kapasitesinin sınırlı olduğu için bu alanda tüm imkânlarını seferber etmediğini" vurguladı.

Related İran'da 456 gün tutuklu kalan yardım çalışanı: 'İlişkiler kesilmeli'

Suriye ve Venezuela’daki son gerilemelere rağmen Moskova, zor durumdaki ortaklarına yardım etme kapasitesini koruyor.

Carnegie Endowment’ın nükleer politika programında araştırmacı olan Nicole Grajewski, Foreign Policy için kaleme aldığı bir yazıda, İran örneğinde Rusya’nın doğrudan müdahale arayışında olmadığını, ancak rejimin iç güvenlik aygıtını güçlendirdiğini belirtti.

Smagin, Euronews’e verdiği röportajda, Rus elektronik harp sistemlerinin İran’a Starlink’i engelleme ya da en azından Elon Musk’ın uydu internet hizmetinin işleyişini aksatma konusunda yardımcı olduğuna dair şüpheler bulunduğunu söyledi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: