MHP lideri Devlet Bahçeli: 'Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir'

MHP lideri, Şam yönetimi ile SDG arasındaki 14 maddelik ateşkes anlaşmasını 'hayırlı bir sonuç' olarak değerlendirdi. Anlaşmaya göre, SDG silahlı unsurlarının büyük ölçüde merkezi orduya entegre olması öngörülüyor. Bu, 10 Mart mutabakatının da öne çıkan maddelerinden biriydi.

20 Oca 2026 - 16:00 YAYINLANMA
MHP lideri Devlet Bahçeli: 'Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir'

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, salı günü TBMM'deki grup toplantısında, yaklaşık iki hafta boyunca Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında sıcak çatışmaya dönen gerilimle ilgili olarak, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir," dedi.

Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır,” diye konuştu.

Bahçeli, "devlet içinde devlet gibi hareket eden fiili ve mütecaviz tutumunun sürdürülebilirliği kesinlikle yoktur” ifadeleriyle Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve SDG'yi hedef aldı.

Suriye’de uzun süredir SDG/YPG’nin kontrolündeki Fırat Nehri’nin doğusuna operasyon sinyali veren Bahçeli, "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir," ifadelerini dile getirdi.

Şam yönetiminin SDG'ye karşı yürüttüğü operasyonlara dair de konuşan Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır," diye konuştu.

Bahçeli, Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor’un da “esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarıldığını” dile getirdi.

SDG/YPG’nin, Şam yönetimi ile imzaladığı sekiz maddelik 10 Mart mutabakatına direnç gösterdiğini savunan Bahçeli, "10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir," diye konuştu.

Sekiz maddelik mutabakat, 10 Mart 2025 tarihinde Suriye’nin kuzey-doğusundaki SDG ile Şam merkezi yönetimi arasında imzalanmıştı.

Bahçeli, son gelişmeleri “hem Suriye, hem de bölge ülkeleri ve Türkiye adına son derece kayda değer” olarak nitelendirdi.

'27 Şubat çağrısını baltalama girişimi'

"SDG/YPG terör örgütüdür. Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır” diyen Bahçeli, örgütün “Kürtleri temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunmasının kuyruklu yalan” olduğunu söyledi.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı "silah bırakma çağrısının" SDG ve YPG tarafından baltalandığını ifade eden Bahçeli şöyle konuştu:

"Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG/YPG’nin 27 Şubat İmralı çağrısına muhalif ve mugayir hareket ettiği açıktır. Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir."

Bahçeli, 18 Ocak Pazar günü Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan ateşkese dair konuşan ve "Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır” vurgusu yaptı:

"Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur."

Bahçeli, Suriye’de "Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur," ifadelerini kullandı.

'Üniter yapıdan taviz verilmemeli'

Suriye’nin geleceğine dair de konuşan MHP lideri, “Suriye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasına dayalı üniter bir yapının tesis edilmesi” gerektiğini belirtti.

Bahçeli, federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi modellerin "eski çatışma hatlarını ve terörist faaliyetleri yeniden canlandırabilecek tartışmalar" doğurabileceğinin altını çizdi.

"Suriye vatandaşlığının önemli bir ortak payda olacağını" vurgulayan Bahçeli, "Suriye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin eşit hak, özgürlük ve yükümlülüklere sahip olması, etnik ya da dini farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmemesi çok mühimdir," dedi.

Suriye’de hiçbir kesimin yok sayılmamalısı gerektiğinin de altını çizen MHP lideri, “Terörün sonu yoktur, terörizm çıkmaz sokaktır” sözlerini dile getirdi.

Related Öcalan’dan Suriye vurgusu: 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması, süreci hızlandıracaktır

Öcalan'ın 10 Mart vurgusu

PKK lideri Öcalan, yeni yıl dolayısıyla kaleme aldığı ve 30 Aralık Salı günü yayımlanan mesajında Suriye’deki gelişmelere ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakata dikkat çekmiş ve anlaşmanın uygulanmasının, süreci "rahatlatacağını ve hızlandıracağını" savunmuştu.

Öcalan ayrıca Türkiye’nin bu süreçte "kolaylaştırıcı, yapıcı ve diyaloga açık" bir rol üstlenmesinin hem bölgesel barış hem de Türkiye’nin iç barışı açısından kritik olduğunu da vurgulamıştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 22 Aralık Pazartesi günü Suriyeli mevkidaşı ile Şam'da gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında "SDG'nin ilerleme kaydetmeye niyetli olmadığını" ifade etmişti.

Fidan, "(SDG'nin) çok fazla ilerleme kaydetmeye niyeti olmadıklarını görüyoruz. Burada tabii bunun sebepleri üzerinde de konuştuk. Orada SDG'nin belli faaliyetlerini İsrail ile koordinasyon içerisinde götürüyor olması gerçeği, aslında Şam ile yürütülen görüşmelerde de şu anda büyük bir engel teşkil etmekte," sözlerini dile getirmişti.

Related Halep'te Şam güçleri ile SDG arasında çatışma çıktı: Can kayıpları varSDG ile çatışmalar sürerken Şam yönetiminden sivillere tahliye çağrısı

SDG ile Şam yönetimi arasındaki kriz

Yeni yılın başlangıcıyla Suriye'deki mevcut Şam yönetimi ile Suriye'nin kuzeyin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında Halep'te başlayan çatışmaların ardından yaşanan gerginlik, SDG lideri Mazlum Abdi'nin birliklerinin Fırat'ın doğusuna çekileceğini duyurması ve eş-Şara'nın ülkedeki Kürt haklarını güçlendiren bir başkanlık kararnamesi yayımlamasıyla sakinleşmiş görünüyordu.

Ancak Suriye ordusu gece operasyonuyla Tabka'yı ele geçirerek Rakka vilayetine doğru ilerleyişini sürdürdü. Duyuru yapıldığında Suriye birlikleri Rakka şehrinin büyük bir kısmına ulaşmıştı.

Rakka ve Deyrizor'da SDG'yi desteklemeyen silahlı Arap aşiretleri de Şam yönetimini destekledi. Akşam saatlerine gelindiğinde SDG; barajlar, petrol ve gaz sahaları dahil olmak üzere topraklarının ve altyapısının büyük bir kısmının kontrolünü kaybetmişti.

Bölgedeki bir Associated Press (AP) muhabiri, büyük askeri konvoyların Rakka şehrine girdiğini ve bölge sakinleri tarafından karşılandığını bildirdi. SDG'nin ise geri çekildiği görüldü.

SDG, Tabka'yı 2017 yılında, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Suriye ve Irak'ta geniş topraklara yayılan sözde halifeliğini yıkmaya yönelik askeri harekat kapsamında ele geçirmişti. IŞİD, kontrolünün en güçlü olduğu dönemde Rakka'yı başkenti ilan etmişti.

Suriye hükümeti 18 Ocak Pazar günü, SDG ile bir ateşkes ilan ettiğini duyurdu.

Bu gelişmeyle birlikte hükümet, ülkenin neredeyse tam kontrolünü ele geçirirken, 10 yılı aşkın süredir kuzeydoğuyu yöneten Kürt liderliğindeki güçleri de tasfiye etmiş oldu.

Duyuru, bu ayın başlarında Şam yönetiminin doğuya doğru büyük bir harekat başlatmasının ardından geldi. SDG'nin, Halep kentinin doğusundaki gergin hattaki ilk çatışmaların ardından büyük ölçüde geri çekildiği görüldü.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: