Katar Başbakanı: Netanyahu savaş suçlusudur
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Gazze'de işlenen suçlardan siyonist rejim sözde başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sorumlu olduğunu belirterek, "savaş suçlusudur" dedi. Al Sani, Katar'ın bölgedeki krizlerin çözümü için diplomasi ve arabuluculuk çabalarını sürdüreceğini söyledi.
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İngiliz gazeteci Piers Morgan'a verdiği röportajda Gazze'deki saldırılar, İran ile ABD arasındaki gerilim ve Katar'ın arabuluculuk girişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Al Sani, Gazze'de yaşananların savaş suçları olduğunu belirterek, Netanyahu'nun bu suçlardan sorumlu olduğunu ve bu nedenle "savaş suçlusu" olduğunu söyledi.
Netanyahu'nun Katar'a yönelik saldırılar üzerinden kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını belirten Al Sani, siyonist rejimin geçen yıl Doha'ya düzenlediği saldırının da kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Al Sani, "Arabuluculara saldırmak, tarihteki savaşlar boyunca görülmemiş tehlikeli bir emsal oluşturdu. Netanyahu, Katar'a saldırarak daha önce yaptığı gibi bir başka kırmızı çizgiyi aştı." dedi.
İran ve ABD arasında diplomasi vurgusu
Katar'ın İran ile ABD arasında diplomatik çözüm bulunması için yoğun çaba gösterdiğini belirten Al Sani, bölgedeki savaşın etkilerinin İran ve çevresiyle sınırlı kalmayarak küresel ekonomiye de yayıldığı uyarısında bulundu.
Arabuluculuğun kolay olmadığını kaydeden Al Sani, kapalı kapılar ardında yürütülen diplomasinin ilerleme sağlamak için en etkili yöntem olduğunu dile getirdi.
Katar'ın hem ABD yönetimine hem de İran tarafına çözüm konusunda tavsiyelerde bulunduğunu aktaran Al Sani, "ABD hükümetine çözüme nasıl ulaşılacağı konusunda, İranlılara da elimizden gelen en iyi tavsiyeyi vermeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Krizin çözümü için 3 başlık
Al Sani, savaşın sona erdirilmesi ve bölgedeki gerilimin düşürülmesi için üç temel dosyanın ele alınması gerektiğini söyledi.
Bunlardan ilkinin, ABD ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansını (UAEA) tatmin edecek bir nükleer anlaşmaya ulaşılması olduğunu belirten Al Sani, anlaşmanın İran'ın barışçıl nükleer enerji hakkını güvence altına alması ve yaptırımların kaldırılmasını içermesi gerektiğini ifade etti.
İkinci başlığın Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü olduğunu belirten Al Sani, bu konudaki düzenlemelerin uluslararası hukuka dayanması gerektiğini kaydetti.
Üçüncü başlığın ise Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile İran'ı da kapsayacak şekilde bölgedeki güvenlik düzenlemelerinin yeniden ele alınması olduğunu söyledi.
Al Sani, İran ile Körfez ülkeleri arasında diyaloğun kurulması ve iyi komşuluk ilişkilerinin temel ilkelerinin belirlenmesi gerektiğini belirterek, tarafların birbirlerinin iç işlerine müdahale etmemesi ve birbirlerine saldırmaması gerektiğini vurguladı.
Katar arabuluculuğu sürdürecek
Katar'ın bölgede diplomatik çabalarını sürdüreceğini belirten Al Sani, hedeflerinin enerji, ekonomi ve ticaret alanlarında ortak çıkarların bulunduğu ve bölge ülkelerinin barış içinde bir arada yaşayabileceği bir ortam oluşturmak olduğunu söyledi.
İran tarafıyla görüşmelerin resmi kanallar üzerinden yürütüldüğünü belirten Al Sani, temasların İran Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Konseyi üzerinden sürdüğünü aktardı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın diplomatik girişimlere olumlu yaklaştığını belirten Al Sani, "Gerçek bir diplomasi fırsatı olduğunda her zaman son derece yapıcı ve sürece dahil oldu. Bunu takdir ediyorum ve bu kez çabalarımızın başarılı olmasını umuyorum." dedi. (İLKHA)