John Bass, Bas Git Türk Halkı Seni İstemiyor
PKK ve FETÖ güdümündeki 28 belediyeye kayyum ataması ABD'yi rahatsız etti. Hükümetten sert tepki Geldi. John Bass, Türkiye senin eyaletinde sömürgen de değil, Türk Halkı seni İstemiyor.
Kayyum atanmasını eleştiren ABD Büyükelçiliği'nin açıklamasında "kayyum atamalarının geçici olacağını ve vatandaşların yakında Türk yasasına uygun bir şekilde yeni yerel yetkililer seçmelerine izin verileceğini ümit ediyoruz" denildi.
"ÇATIŞMA HABERLERİNDEN ENDİŞE DUYUYORUZ"
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nin yaptığı açıklamada, “Hükümetin bazı seçilmiş yerel yetkilileri terörizmi destekledikleri iddiasıyla görevden alma ve yerlerine kayyum atama kararını takiben Türkiye'nin Güneydoğu'sundaki çatışma haberlerinden endişe duyuyoruz. ABD terörizmi lanetlemekte ve Türkiye'nin kendisini savunma hakkını desteklemektedir.
SKANDAL İFADELER
Türk mercileri bazı yerel yetkililerin terörist gruplara katıldığı veya maddi destek sağladıkları yönündeki iddiaları araştırırken, hukuki süreç ve Türk Anayasası'nda saklı olduğu şekilde barışçıl politik ifade hakkını da içermek üzere, kişisel haklara saygının önemine işaret ederiz. Kayyum atamalarının geçici olacağını ve vatandaşların yakında Türk yasasına uygun bir şekilde yeni yerel yetkililer seçmelerine izin verileceğini ümit ediyoruz" denildi.
ALGI OLUŞTURMA ÇABASI
Açıklamada yer alan “Güneydoğu'daki çatışma haberlerinden endişe duyuyoruz" ifadesiyle bölgede çatışma varmış algısı oluşturmaya çalışılması dikkat çekti. Kayyum atanan bölgelerde alınan güvenlik önlemlerini çatışma varmış gibi servis eden ABD, aynı açıklamada seçimi işaret ederek haddini aştı.
ABD'NİN BİTMEYEN "DERİN ENDİŞELERİ"
Açıklamasıyla Türkiye'nin iç meselelerine de karışan ABD'nin bu ilk vukuatı değil. İşte ABD'nin daha önce Türkiye'nin içişlerine karışmaya yönelik yaptığı açıklamalarından bazıları:
Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, 'ifade özgürlüğüne darbe ve Türk demokrasisinin kalitesini düşürme' ithamında bulundu. Türkiye'nin Çin'den almayı kararlaştırdığı füze savunma sistemine ilişkin dönemin ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone, 'Derin endişe duyuyoruz' diyerek hükümete açıkça 'vazgeçin' uyarısı yaptı.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass, imzaladıkları terör bildirisiyle infiale neden olan sözde akademisyenlere sahip çıktı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Toner, Özgür Gündem'in mahkeme kararıyla kapatılmasına ilişkin, sanki PKK sözcüsüymüş gibi “Bağımsız bir medya kuruluşunun kapatıldığını gördüğümüzde her zaman endişe duyarız, bu konuda çok net olduk" sözlerini sarfetti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner de Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki YPG ve DAEŞ hedeflerini topçu ateşiyle vurmasına ilişkin,“Asıl düşmanın IŞİD olduğunu hatırlatmaya çalışıyoruz" diyerek, PKK'nın uzantısı YPG'nin vurulmasından rahatsız olduklarını dile getirdi.
Soylu'dan ABD'ye Kayyum Yanıtı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Muş'ta bayram namazı çıkışında yaptığı açıklamada, ABD Ankara Büyükelçisi'nin kayyım atamalarına ilişkin değerlendirmesini eleştirdi. Halkın kaynaklarının, halka aktarılacağını ileri süren Soylu, "Bizi üzen dün bir büyükelçinin yaptığı açıklamadır. Türkiye'nin içişlerine müdahale olarak bunu kabul ederiz ve bu değerlendirmeyi de asla kabul edilemez buluruz" dedi.
Kurban Bayramı’nın ilk gününde Muş’a bir ziyarette bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Lale Camii'nde bayram namazı kıldı. Namaz sonrası vatandaşlarla bayramlaşan Bakan Soylu, cami çıkışında basın mensuplarına gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.
Belediyelere kayyum atanmasına ilişkin bir değerlendirmede bulunan Bakan Soylu, şunları söyledi:
"Aziz milletimizin bayramını tebrik ediyoruz bu bayram inşallah ülkemize ve tüm dünyaya kardeşliği barışı ve sevgiyi ve muhabbeti hakim kılar. Hep birlikte bunu arzu ettik. Biraz sonra kurbanlar kesilecek. O kurbanların hürmetine dua ettik. Milletimizin, çocuklarımızın istediği insanlığın istediği dünyanın birçok yerinde bu bayram sevincini doyasıya yaşayamayanlar var. Onlar adına da bugün duacıyız. İnşallah bu bayram ve güzel güneş memleketimizi de dünyayı da aynı şekilde aydınlatacaktır. Özellikle bu görevlendirmeler hem teröre yönelik terörle bağı, terör örgütlerine olan desteği hem adli hem de idari soruşturmalarla sabit olan ve bu konuda artık milletin bu oyunu, demokrasinin millet adına uygulanması lazım gelen bir uygulamadır. Bu konuda inanıyorum ki görevlendirilen arkadaşlarımız kaymakamlarımız, oradaki yetkililer her birisi çok başarılı bir şekilde yönetim ortaya koyacaktır. Bu sabah geldiğimizde onlarla yaptığımız müzakerelerde belediyelerin eksiklikleri, aksaklıkları, onlara neler yapılması lazım geldiği ve dün dahi arkadaşlarımız belediyelerde bayram hazırlıklarını gerçekleştirdiler. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Hizmetler en üst seviyede görülecektir. Halkın kaynakları milletimize, halka aktarılacaktır."
'TÜRKİYE'NİN İÇİŞLERİNE MÜDAHALE OLARAK KABUL EDERİZ'
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği tarafından kayyım atamaları ile ilgili yapılan açıklamayı da değerlendiren Bakan Soylu şunları söyledi:
"Bizi üzen dün bir büyükelçinin yaptığı açıklamadır. Türkiye’nin içişlerine müdahale olarak bunu kabul ederiz ve bu değerlendirmeyi de asla kabul edilemez buluruz. Bir yandan terörle olan bağı ve ilişkisi adli ve idari makamlarca ve soruşturmalarla tespit edilen ve bu konuda anayasamızın kanunlara uygun bir şekilde gerçekleştirilen bu sürecin sonunda eğer terörle mücadele konusunda kararlılık ortaya koyuluyorsa ve bu kararlılık bütün dünyaya özellikle müttefiklerimizle birlikte her türlü teröre karşı mücadele ediyorsak, bu sorumluluktan uzak açıklamalar teröre cesaret verir. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Özellikle dost olarak, müttefik olarak nitelendirdiğimiz ülkelerin elçileri bu konuda bir değerlendirme yapma hakkına sahip değillerdir. Türkiye’yi bu tip bir süreçle tanımlandırmak ülkemize de milletimize de büyük bir haksızlıktır. Tahrik unsuru içeren bir açıklamadır."
'SEÇİLMİŞLİK HUKUKUN DEMOKRASİNİN GASPI ANLAMINA GELMEZ'
"Verilen oy demokrasi ve hukuk yönetim kuralları içerisinde işlevselliğini ortaya koyuyorsa bir karşılığı söz konusudur" diyen Süleyman Soylu şöyle devam etti:
"Seçilmişlik hukukun ve demokrasinin gaspı anlamına gelmez. Tam tersine hukuku ve demokrasiyi tam anlamıyla muhafaza etmek anlamına gelir. Bunu yapmıyorsanız hukuk, mahkemeler devreye girer. Seçilmişlik herkese istediğini yapma özgürlüğünü vermez. Ehliyetin kuralları bellidir hizmet.
Ehliyetin kuralları bellidir kaynağı yerinde kullanmak. Ehliyetin kuralları bellidir hukukun kuralları içerisinde bir değerlendirme yapmak. Bu ehliyeti farklı bir şekilde değerlendirenlere müdahale yine hukukun içerisinde olur. Buradan kahraman güvenlik görevlilerimizin evlatlarımızın bayramlarını tebrik ediyorum Biz rahat ve huzur içerisinde dururken onlar büyük bir mücadele ortaya koyuyorlar. Allah yardımcıları olsun. Bu konuda gerekli bütün çalışmalar ve yapılması gerekenlerin tamamı titizlik ve dikkatle gerçekleştiriliyor. Bu coğrafyanın barışı aslında hem dünyanın hem de insanlığın huzuru anlamına gelir. Bu bayramda Türkiye’nin okumasını milletimizin okumasını yanlış yapanlar bir durup düşünseler yanlış tercümeler yapmasınlar."
MHP lideri Bahçeli:
ABD Büyükelçisi haddini aşıyor

ABD Büyükelçisi’nin belediyelere kayyum atanmasıyla ilgili sözlerine tepki gösteren MHP lideri Devlet Bahçeli, “Büyükelçi haddini aşıyor. Türkiye ABD’nin 53. eyaleti değil” dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kurban Bayramı dolayısıyla partisinin genel merkezinde düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı.
Partililerle tek tek bayramlaşan Bahçeli'ye Almina Gürkaynak isimli bir çocuk oyuncak klasik model bir araba armağan etti.
Bayramlaşmanın ardından Bahçeli, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine değinen Bahçeli, 15 Temmuz akşamı Türk milletinin büyük bir felaketle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Bahçeli, FETÖ isimli kanlı terör örgütünün milleti bölmeye, parçalamaya, yok etmeye ve bütün bunları yaparken de ülkeyi işgal etmeye gayret gösterdiğini belirterek, şunları söyledi:
"Tahribat büyüktür, acı derindedir ama Türk milleti olarak 15 Temmuz'dan sonra geçen süre içerisinde bu büyük darbe teşebbüsü veya kalkışma hareketinin önü kesilmiş ve bu suretle de milletimiz huzur ve istikrara kavuşabilmek için önemli adımlar atmaya başlamıştır. Bu acımasız darbe ve kalkışmayı gerçekleştirenlerin, uzun yıllardır milletimizin içerisinde bulunan, çok sinsi, kurnazca faaliyetlerini sürdüren bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır."