İzmir Medya Platformunda Konuşan Kaya, Türk Madenlerine Alman Operasyonu Yapılıyor
Türkiye ihracatının lokomotif sektörlerinden biri olan madenciliğin Ege’deki patronu, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, İzmir Medya Platformu ile kahvaltıda buluştu.
Türkiye ihracatının lokomotif sektörlerinden biri olan madenciliğin Ege’deki patronu, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, İzmir Medya Platformu ile kahvaltıda buluştu. Kaya, Türk madenciliğinin henüz değerini bulmadığını ve dış kaynaklı senaryolarla algı operasyonlarına maruz tutulduğunu belirterek, “Dış mihraklar lafından hiç hazzetmem ama bu dış müdahaleyi gören, bilen biri olarak bu kelimeyi kullanıyorum. Türk madenciliğinde bir Alman operasyonu var. Her olayın altından Almanlar çıkıyor. Her şeye rağmen sloganımız; inadına üretim inadına ihracat, olacaktır” dedi.
İNADINA ÜRETİM, İNADINA İHRACAT
Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, 'Lobisi olmayan bir sektörüz' özellikle ülkemiz üzerine olduğu gibi stratejik ve değerli madenlerimiz ve sektörümüz üzerine de dış kaynaklı senaryolarla algı operasyonlarına maruz kalıyoruz. Bu algı operasyonlarının başını da Almanlar çekiyor. Dış mihraklar lafından hiç hazzetmem ama bu dış müdahaleyi gören, bilen biri olarak bu kelimeyi kullanıyorum” diye konuştu.
Kaya, Türk madenciliğinin henüz değerini bulmadığını belirterek, “Her şeye rağmen sloganımız; inadına üretim inadına ihracat, olacaktır” dedi.
İzmir Medya Platformu toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulunan Mevlüt Kaya, Madencilik sektörü ve özellikle de doğal taşta umutlu gelişmeler yaşandığını aktardı. Kaya, Türkiye’nin, en güçlü silahlarından biri olan madenciliğin henüz etkin kullanılamadığını kaydederek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile son yıllarda iyi bir sinerji yakalanmış olmasına rağmen, sektör hala çok fazla sorunlarla mücadele ediyor. Maden de ihracat Türkiye ortalamasının üzerinde bir ivme ile artıyor. Ancak sorunlar da hala aşılabilmiş değil" şeklinde konuştu.
2023 HEDEFLERİNE EN YAKIN SEKTÖR
Bütün olumsuzluklarına rağmen sektörün ihracat iştahı çok yüksek. Kaya, 2023 hedeflerine ulaşmanın biraz motivasyon gerektirdiğini ancak engeller kaldırılması halinde de yine bu hedefleri tutturmaya en yakın sektörün madencilik olduğunu kaydediyor. Kaya, 25 yılda 30 milyon dolar ihracattan 5 milyar dolara gelmiş bir sektörün 2023 hedefi olan 15 milyar doları da yakalayabileceğine olan inancını ifade ediyor. Türkiye’nin hem devletiyle hem de halkı ile artık ülkenin bu gücüne inanması gerektiğine vurgu yapan Kaya, “Güneydoğu Anadolu bölgesinde bir maden ocağının bir petrol kuyusundan 1,5 kat daha fazla katma değer yarattığını gördük” diyerek, dikkatleri bu sektöre çekiyor.
YA SEZARYENSİZ DOĞUM OLANAKSIZSA!
Türkiye’de madencilik denildiğinde ilk karşı hamle çevrecilik konusunda geliyor. Kaya bu noktada halkın yanlış yönlendirildiğini söylüyor. Çünkü bir maden ocağı açıldığında, öyle bırakıp gidilmiyor. İşi bitince dolduruluyor ve kesilen ağaç varsa en az 10 katı ağaç dikilerek, doğaya verilen zarar telafi ediliyor. Kaya burada çarpıcı bir örnek veriyor; “Bu bebeğin doğması için sezaryen şart, hem annenin sağlığı hem de bebeğin doğması için başka şansınız yok” diyor.
UCUZA SATMAK VATANA İHANET!
Tabi sektörün bütün sorunları dış kaynaklı değil, kendi içinde de bir çok sorunla boğuşuyor. Bunların en başından geleni ise yanlış rekabet politikaları… Kaya, dünya piyasasında 120 dolar olan bir ürünün Türkiye’den 40 dolara ihraç edildiğine dikkat çekerek, “Madenler bizim değil, onlarda henüz doğmamış nesillerin de hakkı var. Tüyü bitmemiş yetimin de hakkı var. Bu ülkenin madenlerini ucuza satmak, vatana ihanettir, o yetimlerin hakkına el uzatmaktır” diyor.
Tabi, Türkiye’nin bu ucuz ürün tuzağından kurtulması biraz da tasarım ve uç ürün geliştirmesine bağlı… Kaya bu konuda büyük çaba içinde olduklarını ve nitelikli eleman yetiştirmek için hazırladıkları 3 yüksek okul projesinden ilkinin Bakanlığın desteği ile Afyon’da eğitime başladığını söylüyor. Afyon’daki okulun başarısı, diğer iki yüksekokulun hayata geçirilmesinde anahtar rol oynayacak.
MADENDE ÇİN İSTİLASI!
Kamuoyunun henüz çok farkında olmadığı önemli bir sorunda ülkemizdeki maden ocaklarının hızla Çinli yatırımcıların eline geçmesi… Kaya, madencilik ve doğaltaşla bilinen hiçbir ülkede bunun örneğinin olmadığını söylüyor. Ne İtalya’da ne Yunanistan’da maden ocağı işleten Çinli yok, İspanya’da sadece 2 Çinli var, onlar da ocaklarda hisse sahibi... Ama Türkiye’de şu anda 160-170 kadar maden ocağı, özellikle de mermer ocağı Çinliler tarafından işletiliyor. Çıkarılan mermerler blok olarak, en dip fiyattan ihraç ediliyor. Kaya, bu noktada da yerel yönetimlerin kendi alanlarında Çinli yatırımcılara maden ocağı ruhsatı vermemesini öneriyor.
BAŞBAKANLIK GENELGESİ İŞLEVİNİ TAMAMLADI
FETÖ terör örgütünün madencilik alanındaki faaliyetlerini sınırlamak için bundan 2 yıl önce çıkarılan Başbakanlık Genelgesine de dikkat çeken Kaya, “Bu genelgenin ne kadar yerinde ve gerekli olduğunu 15 Temmuz ile birlikte net olarak gördük. Ancak bu genelge bütün madenciliği boğuyor. Artık FETÖ’nün madencilik alanında bir varlığı kalmadığına göre bu genelgenin yumuşatılması gerekiyor. Aksi takdirde sektörde herkese zorluklar yaşatıyor” diyor.
KAMU PROJELERİNDE İTHAL TAŞIN İŞİ NE?
Özellikle doğal taş sektörünün yıllardır dile getirip henüz tam sonuç alamadığı bir konu daha var. Bu soruna da işaret eden Kaya, “Allah aşkına Afyonda’ki bir kamu hastanesi projesinde ithal taşın işi ne? Yerel yönetimlerimiz bunun önüne geçebilirler, belli oranda yerli taş kullanma şartı koyabilirler” dedi.
DOĞRU İŞE HER ZAMAN DESTEK OLURUZ
İzmir Medya Platformu Başkanı Ahmet Kaplan, madencilik sektörü sorunlarını yetkin bir isimden duymuş olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bizler İzmir basını olarak madencilik gücümüzün, ülkemizin ve gelecek kuşaklarımızın yararına en etkili şekilde kullanılmasına her zaman destek oluruz. Sektörün haklı taleplerinin kamuoyuna ve yetkililere ulaşmasında da rol üstleniriz” diye konuştu.