İzmir GastroFest 9’uncu yılında yoğun ilgi gördü

İzmir’in gastronomi değerlerini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak amacıyla yola çıkan İzmir GastroFest, dokuzuncu yılında “Yemek ve Hafıza” temasıyla gastronomi, kültür ve sanat dünyasını bir araya getirdi.

27 Eki 2026 - 11:53 YAYINLANMA
27 Eki 2026 - 12:01 GÜNCELLEME
İzmir GastroFest 9’uncu yılında yoğun ilgi gördü

“Yemek ve Hafıza” temasıyla gastronomi,

kültür ve sanat dünyasını aynı sofrada buluşturdu

İzmir’in gastronomi değerlerini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak amacıyla yola çıkan İzmir GastroFest, dokuzuncu yılında “Yemek ve Hafıza” temasıyla gastronomi, kültür ve sanat dünyasını bir araya getirdi. 25 Ekim’de gerçekleştirilen festival, yemeklerin yalnızca bir lezzet deneyimi değil; kültürün, kimliğin, aile bağlarının ve kuşaklar boyunca aktarılan hikâyelerin taşıyıcısı olduğunu ortaya koydu. Söyleşiler, atölyeler, özel tadımlar ve farklı deneyim alanlarıyla zenginleşen festival, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.

Bir tabağın içinde geçmişin hikâyesi var

Her yıl farklı bir tema üzerinden gastronomiyi kültür, toplumsal yaşam ve yerel üretimle buluşturan İzmir GastroFest, bu yıl “Yemek ve Hafıza” temasıyla geçmişle bugün arasındaki güçlü bağa odaklandı. Geleneksel tariflerden aile sofralarına, göçmen mutfaklarından bayram ritüellerine uzanan programda yemeklerin bireysel ve toplumsal hafızadaki yeri farklı yönleriyle ele alındı.

Tat ve kokunun anılar üzerindeki etkisi, yemek kültürünün sinema, edebiyat ve sanatla ilişkisi, anne yemeklerinin kuşaklar arasındaki yeri ve geleneksel tariflerin geleceğe nasıl aktarılabileceği festivalin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Gastronomiyi yalnızca tüketim üzerinden değil, kültürel miras ve ortak hafıza perspektifinden değerlendiren festival, katılımcılara lezzetlerin ardındaki hikâyeleri yeniden keşfetme fırsatı sundu.

Hafıza sofrada yeniden kuruldu

Festivalin temasını deneyimle buluşturan özel etkinlikler, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. “Hafıza Sofrası” ve büyük ortak masa konseptiyle farklı kuşaklar aynı sofrada buluşurken, farklı şehirlerden anne yemekleri geleneksel tariflerin taşıdığı anıları yeniden gündeme getirdi.

Katılımcıların kendi hikâyelerini paylaşabildiği “Hafıza Duvarı”, festivalin ortak belleğini oluşturan özel alanlardan biri oldu. “Kayıp Tarifler Atölyesi”nde unutulmaya yüz tutmuş lezzetler yeniden ele alınırken, “Çocukluk Tabağım” ve “Anne vs Şef” gibi atölyeler yemeklerin kişisel hafızadaki yerini farklı bakış açılarıyla ortaya koydu. Fermente gıdalar ve Ege otlarıyla yemek yapımına odaklanan etkinlikler de yerel mutfak kültürünün zenginliğini yansıttı.

İzmir, Urla, Alaçatı ve farklı şehirlerden restoranların özel lezzetlerini sunduğu festivalde, söyleşi ve atölyelerin yanı sıra caz dinletisi ve film gösterimi de gerçekleştirildi. Böylece gastronomi; müzik, sinema, sanat ve kültürel paylaşımın bir araya geldiği çok yönlü bir deneyime dönüştü.

Gastronomi dünyasının önemli isimleri İzmir’de buluştu

Dokuzuncu İzmir GastroFest, gastronomi ve kültür dünyasından önemli isimleri aynı platformda buluşturdu. Atilla Heilbronn, Ahmet Güzelyağdöken, Ayşe Mıhçı, , Çiğdem Seferoğlu, Deniz Alphan, Hülya Ekşigil, Enis Güner , Marilen Braggiotti, Osman Sezener, Patricia Schmidt, Paulo Machado, Rachel Herz, Sabiha Apaydın Gönenli, Özge Samancı, Serkan Anavatan, Sırma Güven ve Tolga Kamiloğlu festivalin konuk konuşmacı ve şefleri arasında yer aldı.

Festival boyunca geleneksel tariflerin kuşaktan kuşağa aktarılması, göçmen mutfaklarının dönüşümü, bayramların ve sofra ritüellerinin kültürel hafızadaki yeri, tat ve kokunun anılar üzerindeki etkisi ve restoran deneyimlerinin hafızamızda bıraktığı izler gibi konular ele alındı. Uzman isimlerin katkılarıyla gerçekleştirilen söyleşiler, yemek kültürünün toplumsal ve kültürel boyutlarına ışık tuttu.

“İzmir GastroFest’in gördüğü ilgi, doğru

bir yolda olduğumuzu gösteriyor”

İzmir GastroFest Düzenleme Kurulu Başkanı Hande Arslanalp, festivalin sıradan bir gastronomi etkinliğinin ötesine geçerek kentin kültürel ve düşünsel hafızasına dokunduğunu vurguladı. Festivalin bir hayal olarak başladığını belirten Arslanalp, gördükleri ilgiden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:

“İzmir GastroFest  katma değeri en yüksek turizm çeşitlerinden biri olan Gastronomi turizmini İzmir destinasyonunda geliştirmek adına daha önce 5 yıl düzenlediğimiz Gastronomi Kongresinin ardından bunu uluslararası gastronomi festivali ile desteklemek hayalinden  doğdu. Bir turizmci olarak İzmir’in turizm potansiyelini geliştirmek her zaman hedeflerimden biriydi. Bu nedenle standart bir festival yerine, her yıl kenti, ülkeyi, gıdayı ve yerel üretimi farklı bir tema üzerinden ele alan bir buluşma hayal ettik. Bu yıl ‘Yemek ve Hafıza’ temasıyla yemeğin kültürümüzle, geçmişimizle ve ortak belleğimizle kurduğu bağı konuştuk. Temanın panellere ve söyleşilere yansıması, restoranların özel tadımlarla bu yaklaşımı desteklemesi ve yerel üreticilerin ürünlerini ziyaretçilerle buluşturması festivalin bütünlüğünü oluşturdu.

Bu yıl gördüğümüz yoğun ilgi ve kontenjanlarımızın dolması, festivalin doğru bir noktada konumlandığını gösteriyor. Bu yıl aramızda yer veremediğimiz pek çok üretici ve restoranın şimdiden gelecek yıl için yer ayırtmak istemesi de İzmir GastroFest’in her geçen yıl güçlenen bir buluşmaya dönüştüğünün en güzel göstergesi.”

Yerel üretim ve gastronomi kültürü ön plandaydı

İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin gastronomik değerlerini görünür kılmayı amaçlayan festival, yerel üreticileri ve bölgenin zengin mutfak kültürünü de ön plana çıkardı. Bu yıl Bornova Belediyesi, coğrafi işaret alan kınalı bamya projesiyle festivalde yer alarak yerel ürünlerin korunması ve tanıtılmasına katkıda bulundu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ, İzmir Ticaret Odası, Lucien Arkas Bağları, Monreve, Öztiryakiler, İstinyePark İzmir, Ent Hotel, Yüzdeyüz ,İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Barilla’nın yanı sıra sektörel tedarikçiler, sanat galerileri, gayrimenkul yatırımcıları, alışveriş merkezleri ve müzelerin iş birlikleriyle gerçekleştirilen festivalin proje partnerliğini İTALTUR MICE üstlendi. The Kitchen Consultancy ise işbirliklerinin geliştirilmesi konusunda festivale destek verdi .

İzmir’in gastronomi yolculuğunda güçlü bir buluşma

Dokuzuncu yılında da gastronomiyi kültür ve sanatla buluşturan İzmir GastroFest, “Yemek ve Hafıza” temasıyla lezzetlerin ardındaki hikâyeleri, gelenekleri ve ortak değerleri gündeme taşıdı. Yoğun ilgiyle tamamlanan festival, yerel üretimin desteklenmesi ve İzmir’in gastronomi alanındaki potansiyelinin görünür kılınması açısından önemli bir buluşma olarak öne çıktı. Festival, yemek kültürünün geçmişten geleceğe taşınan ortak bir miras olduğunu bir kez daha hatırlattı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: