İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde "Kalkınmacı Rektör" Dönemi: Prof Dr. Akpınar, "Kadromuzu Barcelona Gibi Kurduk!"

İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, üniversitenin yeni vizyonunu ve gelecek projelerini paylaştı. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kökenli olduğunu vurgulayan Akpınar, "Halkın dilinden anlayan, şehirle bütünleşen bir üniversite hayal ediyoruz" dedi.

15 Şub 2026 - 23:48 YAYINLANMA
İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde "Kalkınmacı Rektör" Dönemi: Prof Dr. Akpınar, "Kadromuzu Barcelona Gibi Kurduk!"

İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde "Kalkınmacı Rektör" Dönemi:

Prof Dr. Akpınar, "Kadromuzu Barcelona Gibi Kurduk!"

İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, üniversitenin yeni vizyonunu ve gelecek projelerini paylaştı. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kökenli olduğunu vurgulayan Akpınar, "Halkın dilinden anlayan, şehirle bütünleşen bir üniversite hayal ediyoruz" dedi.

Göreve geldiği günden bu yana yoğun bir çalışma temposu içinde olduğunu belirten Prof. Dr. Rasim Akpınar, üniversitelerin sadece akademik teşviklerle değil, toplumsal mesuliyetle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

"MESULİYETİMİZ KOLTUĞUMUZDAN BÜYÜK"

Rektörlük görevini bir makamdan ziyade bir "dertlenme ve sorumluluk" alanı olarak gördüğünü ifade eden Akpınar, "Odamdan dışarı çıkmasam da aynı maaşı alırdım ama bizim bir derdimiz var. 40 gündür sahadayız, çalışıyoruz. Mesuliyeti olmayanın akademik başarısı sadece kağıt üzerinde kalır" sözleriyle üniversite vizyonunu ortaya koydu.

İzmir Ege Medya Platformu üyesi gazeteci yazarlar ile buluşan Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, İzmirli basın mensuplarıyla bir araya geldiği buluşmada samimi açıklamalarda bulundu. İzmir’in potansiyelinden yönetim anlayışına kadar birçok konuda görüşlerini paylaşan Akpınar, "İzmirlilik" ve "aidiyet" mesajı verdi.

Katıldığı programda üniversitenin yönetim stratejisinden İzmir’in kalkınma hedeflerine kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulunan ve kendisini "Kalkınmacı Rektör" olarak tanımlayan Akpınar, kamudaki 15 yıllık tecrübesini akademiye taşıdığını ifade etti.

"ÖZAL VE KAHVECİ’NİN YETİŞTİĞİ OKULDAN GELİYORUM"

Kariyerine Devlet Planlama Teşkilatı’nda (DPT) başladığını belirten Rektör Akpınar, kurumun Türkiye tarihindeki önemine dikkat çekti. Turgut Özal, Adnan Kahveci ve Cevdet Yılmaz gibi isimlerle aynı ekolü paylaştığını hatırlatan Akpınar, "Ekonomiyi halkın anlayacağı dilden anlatan Güngör Uras gibi müstesna isimlerin yetiştiği o kurumda piştim. Şimdi bu 'planlamacı' ve 'kalkınmacı' kimliğimi üniversitemize yansıtıyoruz" şeklinde konuştu.

"BİLGİ KİRLİLİĞİNE KARŞI HALKIN DİLİ"

Akademik dilin halktan kopuk olmaması gerektiğini savunan Prof. Dr. Rasim Akpınar, sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı üniversite olarak "sadeleşmiş ve anlaşılır" bir iletişim modeli benimseyeceklerini, projelerini halkın anlayacağı yalın bir dille anlatmaya devam edeceklerini ifade etti.

"İZMİR'İN POTANSİYELİ REKABETLE AÇIĞA ÇIKAR"

İzmir'in estetik ve kültürel değerlerine değinen Akpınar, kentin potansiyelinin tam olarak değerlendirilemediğini savundu. Fikir dünyasında ve siyasette rekabetin önemine dikkat çeken Rektör Akpınar, "Rekabet fikir dünyasında da olmalı. Serbest piyasada olduğu gibi, rekabet kaliteli olanı öne çıkarır. İzmir’de bu rekabeti canlandırmalıyız" ifadelerini kullandı.

AKADEMİDE "BARCELONA" MODELİ

Üniversite yönetimini kurarken liyakat ve dinamizme önem verdiklerini belirten Akpınar, yönetim kadrosu için iddialı bir benzetme yaptı: "Genel sekreterimizden rektör yardımcılarımıza kadar kadromuzu adeta bir Barcelona takımı gibi kurduk. Teşkilatlanmak ve örgütlenmek başarının anahtarıdır. Gelir gelmez ilk işimiz bu güçlü yapıyı oluşturmak oldu."

İZMİR’İN KUZEYİNE "TEKNOPARK" MÜJDESİ

İzmir’in kuzey aksının kalkınması için üniversitenin merkez üssü olacağını vurgulayan Prof. Dr. Rasim Akpınar, sanayi ile iç içe bir model benimsediklerini söyledi. Aliağa ve Menemen bölgesindeki sanayi devleriyle iş birliği içinde olduklarını ifade eden Akpınar, şunları ekledi: "Bilgi sadece makalelerde kalmamalı. Şehrin göç, su, kentsel estetik gibi sorunlarına çözüm üretmeliyiz. Bu kapsamda Kuzey İzmir aksında bir Teknopark kurmak için çalışmalarımızı başlattık. Sanayicilerimizle, iş yatırımcılarımızla sürekli istişare halindeyiz."

"HEDEFİMİZ SADECE MEZUN VERMEK DEĞİL"

Yeni açılan programlarda istihdam garantisine önem verdiklerini belirten Akpınar, oyun programcılığı, e-ticaret ve grafik tasarım gibi bölümlerle gençlerin önünü açacaklarını söyledi. Hedeflerinin sadece mezun vermek olmadığını ifade eden Rektör Akpınar, "Gençlerimiz mezun olduklarında sadece diplomaya değil, kendi işlerini kurabilecekleri bir vizyona, hatta gerekirse bir vergi levhasına sahip olmalı" diyerek girişimcilik vurgusu yaptı.

STRATEJİK HAMLE: SİBER GÜVENLİĞE AKADEMİK DESTEK

İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, üniversite bünyesinde açılacak yeni bölümlerle Türkiye’nin milli güvenlik stratejilerine doğrudan katkı sağlayacaklarını açıkladı. Akpınar, "Veri ve Siber Güvenlik Mühendisliği ile yerli ve milli kadrolar yetiştireceğiz. Siber Güvenlik Başkanlığımıza 'yerli insanlar' yetiştireceğiz. Manisa’nın Anemon lalesi gibi, Hakkari’nin ters lalesi gibi 'endemik insan' yetiştireceğiz. Veri Mühendisliği ve Yapay Zeka Mühendisliği, Siber Güvenlik Mühendisliği bölümleri açılacak. Altyapımız var, hocalarımız var." Dedi.

KARŞIYAKA’YA TEKNOLOJİ VE SANAT ÜSSÜ

Karşıyaka bölgesinde üniversiteye tahsis edilen binaların değerlendirileceğini açıklayan Akpınar, Deniz Baykal ve Bülent Ecevit Kültür Merkezlerinin üniversite bünyesinde teknoloji ve eğitim odaklı kullanılacağını söyledi.  Karşıyaka’da bir MYO kuruyoruz. Deniz Baykal Kültür Merkezi ve Bülent Ecevit Kültür Merkezi bize tahsisi edildi.  Biri Cumhuriyet Mahallesi'nde, biri Örnekköy’de. Örnekköy tarafındakinde bizim TEKMER’imiz (Teknoloji Geliştirme Merkezi) var. Ülkemizin çocuklarına; oyun tasarımı, veri, grafik animasyon gibi bölümler açılacak” şeklinde konuştu.

İZMİR 90’LI YILLARIN PLATOSU GİBİ

Son olarak İzmir’e dair görüşlerini açıklayan Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, “İzmir’e Allah bütün güzellikleri bahşetmiş; fakat o potansiyelini değerlendiremiyor. 90’lı yıllar için dizi çekilse burada dizi platosu olur. Stüdyo olur burası. Latin Amerika ülkeleri gibi...Bu yakışmıyor. Dolayısıyla rekabet olmalı. Rekabet fikir dünyasında da olmalı. Piyasada nasıl serbest rekabet var. Kötü mallar çıkıyor, iyi mallar geliyor, tüketici alıyor. Fikir hayatında da öyledir, siyasette de öyledir. Siyasette rekabet olmadığı için belki de 90’lı yıllar stüdyosunu yaşıyoruz." Diyerek sözlerini noktaladı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: