İzmir Bakırçay Üniversitesi ve CERN Arasında Önemli İş Birliği
İzmir Bakırçay Üniversitesi, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) bünyesinde yürütülen DRD5 (Detector Research and Development) - Kuantum Algılama Dedektör Ar-Ge İş Birliği’ne üye olarak uluslararası bilimsel iş birliklerinde önemli bir adım attı.
İzmir Bakırçay Üniversitesi ve
CERN Arasında Önemli İş Birliği
İzmir Bakırçay Üniversitesi, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) bünyesinde yürütülen DRD5 (Detector Research and Development) - Kuantum Algılama Dedektör Ar-Ge İş Birliği’ne üye olarak uluslararası bilimsel iş birliklerinde önemli bir adım attı.
İzmir Bakırçay Üniversitesi-CERN DRD5 İş Birliği yürütücülüğünü Prof. Dr. Kadri Özdemir üstlenirken, araştırma ekibinde Prof. Dr. Özge Tüzün Özmen, Prof. Dr. Cem Gök, Prof. Dr. Ümit Hüseyin Kaynar ve Doç. Dr. Gülnur Önsal yer alıyor. İzmir Bakırçay Üniversitesi akademisyenlerinin yer aldığı iş birliği, CERN bünyesinde yürütülen ileri teknoloji araştırmalarına katkı sağlamayı amaçlıyor.
İzmir Bakırçay Üniversitesi CERN DRD5 Projesinde Yer Alarak Küresel Bilim Ağına Dahil Oldu.
CERN çatısı altında yürütülen DRD5 İş Birliği; yüksek enerji fiziği deneylerinde kullanılacak yeni nesil dedektör teknolojilerinin geliştirilmesi, ileri malzeme ve algılama sistemlerinin tasarlanması ve deneysel altyapıların güçlendirilmesi gibi kritik araştırma alanlarına odaklanıyor. Bu kapsamda iş birliği, parçacık fiziği deneylerinin hassasiyetini artıracak teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunmayı hedefliyor.
İzmir Bakırçay Üniversitesi araştırma ekibi, iş birliği kapsamında dedektör teknolojileri ve ileri malzeme araştırmaları alanlarında bilimsel çalışmalar yürüterek uluslararası araştırma ağlarıyla iş birliği içerisinde çalışacak. Aynı zamanda genç araştırmacılar ve lisansüstü öğrenciler için önemli bir bilimsel araştırma ortamı sunacak.
İzmir Bakırçay Üniversitesi’nin CERN bünyesindeki DRD5 İş Birliği’nde yer almasının, üniversitenin uluslararası bilimsel iş birliklerini güçlendirme, araştırma kapasitesini geliştirme ve küresel bilim ekosisteminde görünürlüğünü artırma hedefleri açısından önemli bir adım olacağı düşünülüyor.