İstanbul'da Yapılan 4 Liderin Katıldığı Suriye Zirvesi Sona Erdi: Tarihi Zirveden Tarihi Kararlar

İstanbul'da düzenlenen Dörtlü Suriye Zirvesi sona erdi. Zirve 2 saat 45 dakika sürdü. Liderler ortak bir bildiri yayınladı.

27 Eki 2018 - 20:11 YAYINLANMA
26 Şub 2026 - 04:30 GÜNCELLEME
İstanbul'da Yapılan 4 Liderin Katıldığı Suriye Zirvesi Sona Erdi: Tarihi Zirveden Tarihi Kararlar

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zirve sonrası açıklama yapıyor. Erdoğan, konuşmasına liderlere teşekkür ederek başladı.

"Meseleye sadece askeri yöntemlerle çözüm bulunmaz"diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Akan kanın bir an önce durdurulması öncelik hedef. Sınırda terör örgütlerinin palazlanmasına izin verilemez" şeklinde konuştu.

 

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:  

"Sahada tam olarak ateşkesin sağlanması ve hakim kılınması ile akan kanın bir an önce durdurulması hedefimiz var."

 

"Putin, Macron, Merkel ve BM Suriye Özel Temsilcisi’ni saygıyla selamlıyorum. Konuklarımızı İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bu süreçte ana önceliklerimiz sahada ateşkesin sağlanması ve akan kanın durdurulması hedefimiz var. Bir siyasi çözüme ulaşılması ve ülkeden istikrarın sağlanması için neler yapılması gerektiği fırsatını bulduk. Uluslarası toplum meseleyi sahiplenmedi. Suriyeli siviller ve komşu ülkeler bu yükü çekmek zorunda kaldı. Birçok ülke krizin etkisi sınırlarına ulaşınca fark etti. Astana uluslararası topluma örnek olmuştur. Bu olumlu işbirliğine ne kadar paydaş ülke katkı sağlarsa kalıcı çözüme o derece hızlı ulaşırız."

 

"Siyasi süreçte somut adımlar atılmasının altını çizdik. Suriye kaynaklı terör tehdidini ele aldık. İşbirliğinin artırılması konusunda mutabık kaldık. Türkiye terör örgütlerinden en fazla zarar gören ülkelerden biridir."

 

"Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarını gerçekleştirdik, 4 bin kilometre karelik alanı güvenli bölge yaptık. Sınırda terör örgütlerinin palazlanmasına izin vermeyiz. Sahade yeni emrivakileri kabul etmeyeceğiz. İnsani boyutunu da konuştuk. Suriye halkına insani yardım konusunda mutabık kaldık. Türkiye, 3.5 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmaktır."

 

"Zirve katılımcıları olarak çabalarımızı artıracağımıza inanıyorum. Türkiye olarak soruna çözüm bulmak için kararlılığımızı sürdüreceğiz.Bu görüşmelerden İran’ı da bilgilendireceğiz. Kararlılık Suriye halkıyla dayanışmanın gereğidir." 

 

 

PUTİN'İN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması sonrası Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin açıklama yapıyor.

Putin, "Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyulmalı. Suriye adım adım barışa doğru ilerliyor. Suriye'de çözüm ancak diplomasi yoluyla mümkün olabilir. Suriye radikal unsurlardan tamamen temizlenmeli. Mültecilerle ilgili bir konferans düzenlemeyi hedefliyoruz. Suriye'nin meşru hükümetine saygı duyulmalıdır" dedi. 

 

"Türkiye tarafına bu toplantı için teşekkür ediyorum. Suriye’de durumun normalleşmesi için el ele çalışmaya devam edecektir. Gerekli reformların yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Suriye topraklarının büyük bölümü teröristlerden arındırıldı, ülke adım adım barışa gidiyor. Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulmalı, Suriye halkı kendi kaderini kendileri tayin etmelidir."

 

"Bizi son derece titiz bir çalışma bekliyor. Suriye’de şiddet oranı azaltıldı ama radikal güçler temizlenmelidir. Silahsızlandırılmış bölgenin geçici bir tedbir olduğunu düşünüyoruz. Hem muhalifler hem silahlı güçlerin çekilmesi için çalışma yapılmasını bekliyoruz. İnsani yardım konusuna da odaklandık. Mültecilerin ülkeye dönüşleri konuşuldu. Sosyal meselelerin çözümü, ekonominin kalkınması için uluslararası toplumun el ele çalışması lazım. Mültecilerle ilgili bir konferans yapılmasını hedefliyoruz. Suriye’de 1.5 milyon mültecinin yerleştirilmesi için ortam sağlandı. Bu faydalı görüşme için teşekkür etmek istiyorum."

 

"Suriye’nin meşru hükümetine saygı duyulmalıdır. Muhalefetle verimli bir diyalog kurulmalı, Suriye hükümetine de bu çağırıyı yapıyoruz. Gerekli şartlar oluşursa, Anayasa Komitesi çalışmalarına başlayacaktır. İran olmadan bu konu çözülemez."

 

 

MACRON'UN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI 
Putin'in ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron açıklama yapıyor. Macron, "Bugünkü önceliğimiz terörle mücadele" dedi. 

 

Cumhurbaşkanı Macron, "Anayasa Komitesi'nin bir an önce toplanması gerekiyor. Suriye'de özgür ve şeffaf bir seçim yapılmalı.Suriyelilerin ülkelerine dönebileceği bir çözüm olmalı.İnsani yardım koridorlarının oluşturulması gerekiyor" şeklinde konuştu. 

 

"Sayın Erdoğan’a teşekkür ediyorum. Amerikan halkına dayanışma dileklerimi iletiyorum. Sinagogdaki saldırıya karşı yanlarındayız. Bugünkü önceleğimiz terör ile mücadeledir. Terörist gruplara karşı mücadelemiz var. Terörle mücadeleyi sürdürürken, insani yardım konusunu da unutmuyoruz. Bu da bizi İdlib konusuna götürüyor. İdlib’e yapılacak bir saldırı insani konular konusunda kabul edilemez. Buradaki risk teröristlerin dağılması ve yeni mültecilere yol açacaktır. İdlib’de kalıcı ve sürdürebilir bir ateşkesin olmasına önem veriyoruz."

 

"İnsani yardım koridorlarının oluşturulması gerekiyor. Anayasa komitesinin bir an önce toplanması gerekiyor. Konuyla ilgili iradelerimiz örtüşüyor. Sivil toplum kuruluşlarının işbirliği gerekiyor. Sığınmacıların geri dönüşü konusunda Türkiye, Ürdün ve Lübnan’ın çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Yeni sığınmacı dalgaları görüyoruz. Sığınmacıların gönüllü dönmesi şartlar sağlandıktan sonra gerçekleşecektir. Sayın Erdoğan’a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum."

 

 

MERKEL'İN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI
İstanbul'daki Dörtlü Suriye Zirvesi sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında son olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel konuşuyor.

Almanya Başbakanı Merkel, "Nihai çözüm için çok önemli bir toplantı oldu. Sadece askeri değil, siyasi bir çözüm hayata geçirilmeli. Soruna BM kapsamında siyasi bir çözüm bulmalıyız" dedi.

 

"Bu davet nedeniyle teşekkür ediyorum. Üretken ve verimli bir toplantı oldu. İdlib’de ateşkes doğrultusunda verimli bir çalışma yapıldı. Bunun sürdürebilir olması için elimizden geleni yapmaya hazırız. Sadece askeri değil, siyasi bir çözüm hayata geçirilmeli. Kesinlikle kimyasal silahların kullanılmaması konusunda kararlı olduğumuzun bir defa daha altını çizmek isitiyorum. Bütün Suriye halkının oy kullanabileceği bir seçim yapılmalıdır."

 

"Sığınmacıların ülkelerine geri dönmesi konusunu el aldık. BM ile bu konuda sıkı bir işbirliği yapılmalı. Geri dönenlerin tutuklanmaması, insani yapının yerine getirilmesi gerekiyor. Siyasi sürecin bu zamanda bulunması önemlidir. İdlib’in barışçıl, insani sorun yaşanmadan çözülmesi gerekiyor."

 

 

ZİRVE 2 SAAT 45 DAKİKA SÜRDÜ
Soçi mutabakatının ardından İdlib'deki durum başta olmak üzere, sahadaki genel gelişmeler ve siyasi çözüm sürecinin ele alındığı zirve 2 saat 45 dakika sürdü. 

Zirvede, Türkiye'den Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rusya'dan Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Almanya ve Fransa'dan özel danışman ve temsilciler yer aldı.

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ve Astana platformunun Cenevre'de oluşturduğu "küçük grup"tan temsilciler, bu zirvede ilk kez bir araya geldi. 

Suriye konulu dörtlü zirvede ana gündem, İdlib'deki ateşkesin sağlamlaştırılması ve Suriye krizine siyasi çözüm için ortak çabalar oldu.

Sahadaki gelişmeler, Soçi mutabakatının ardından İdlib'deki durum ve Astana ile Cenevre platformlarında sürdürülen siyasi çözüm süreci, zirvenin ana gündemini oluşturdu.

 

 

ORTAK BİLDİRİ YAYINLANDI

Bildiride, "Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler Şartı'nın amaç ve ilkelerine olan kuvvetli taahhütlerini teyit etmişlerdir" denilerek, kimyasal silah kullanılmaması ve bölgedeki terör örgütlerinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çekildi. 

 

Bildiride şu ifadelere yer verildi:
"Süre giden ihtilafa askeri çözüm getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu olarak müzakere edilmiş bir siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair güçlü inançlarının altını çizmişler ve bu çerçevede, Suriye ihtilafına muteber ve sürdürülebilir çözüm bulunmasına katkı sağlamayı amaçlayan tüm uluslararası girişimler arasında eşgüdümün artırılmasının önemini vurgulamışlardır. BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan DEAŞ, Nusra Cephesi ile El Kaide veya DEAŞ'la bağlantılı tüm diğer bireyler, gruplar, teşebbüsler, oluşumlar ve diğer terörist grupların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla terörle mücadelede kararlılıklarını teyit etmişlerdir.Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğine zarar vermeyi amaçlayan ayrılıkçı gündemleri reddetme kararlılıklarını ifade etmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu tarafından 17 Eylül 2018 tarihinde Soçi'de imzalanan İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıra'yı memnuniyetle karşılamışlardır.Ağır silahların ve radikal grupların Muhtıra uyarınca tesis edilen silahtan arındırılmış bölgeden çekilmesinde sağlanan ilerlemeyi takdir etmişlerdir."

 

 

"KALICI BİR ATEŞKESİN ÖNEMİNİ VURGULAMIŞLARDIR"
"Teröre karşı mücadeleye devam etme gerekliliğinin altını çizerken, Muhtıra'da öngörülen etkili önlemlerin tam olarak uygulanması ve tüm ilgili tarafların Muhtıra hükümlerine riayet etmesi suretiyle sağlanacak kalıcı bir ateşkesin önemini vurgulamışlardır.

Suriye'de herhangi bir tarafça kimyasal silah kullanılmasına azami surette karşı olduklarını teyit etmişler ve tüm taraflara Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme'ye tam riayet etmeleri çağrısında bulunmuşlardır. BM'nin kolaylaştırıcılığında ve Suriyelilerin öncülük ve sahipliğinde yürütülücek kapsayıcı bir siyasi sürece desteklerini ifade etmişler ve Suriyeli taraflara bu sürece aktif katılım sağlama çağrısında bulunmuşlardır.

BM gözetiminde, en yüksek uluslararası şeffaflık ile hesap verilebilirlik standartlarına uygun olarak, diaspora mensupları da dahil seçime katılma hakkına sahip tüm Suriyelilerin katılımıyla düzenlenecek serbest ve adil seçimlerin zeminini oluşturmak üzere Suriye'de anayasal reformu gerçekleştirecek Anayasa Komitesi'nin Cenevre'de kurulması ve erken bir zamanda, şartları gözeterek, bu yıl sonu itibariyle toplanması çağrısında bulunmuşlardır. Siyasi sürecin sürdürülmesine ve ateşkesin kalıcı olmasına katkı sağlanmasını teminen güven artırıcı önlemlerin uygulanmasının önemini vurgulamışlar ve ilgili Çalışma Grubu tarafından BM ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC)uzmanlarının katılımıyla çalışmalar yürütülen, zorla alıkonulanlar/kaçırılanların serbest bırakılması, cenazelerin teslimi ve kayıp şahısların tespiti konularına desteklerini beyan etmişlerdir."

 

 

"BİRLİKTE ÇALIŞMA TAAHHÜTLERİNİ İFADE ETMİŞLERDİR"
"İnsani yardım kuruluşlarına Suriye genelinde hızlı, güvenli ve kesintisiz erişim sağlanması ile Suriye halkının acılarının hafifletilmesi için ihtiyaç duyan herkese acil insani yardım ulaştırılması gereksiniminin altını çizmişler ve bu çerçevede, Suriye'ye yapılan yardımı artırmaları için başta Birleşmiş Milletler ve bağlı insani kuruluşları olmak üzere, uluslararası topluma çağrıda bulunmuşlardır.

Başta Türkiye, Lübnan ve Ürdün olmak üzere, ev sahibi ülkelerle dayanışma içinde olduklarını teyit etmişler ve mültecilerin Suriye'ye güvenli ve gönüllü şekilde, uluslararası hukuka uygun koşullarda geri dönmelerine bağlı olduklarını hatırlatmışlardır.

Mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye'de ikamet ettikleri asıl yerlere güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşleri için gerekli şartların tüm ülke genelinde oluşturulması ihtiyacına işaret etmişler, geri dönenlerin silahlı çatışma, siyasi baskı veya keyfi tutuklamalardan korunması ve su, elektrik, sağlık ve sosyal hizmetler dahil olmak üzere insani altyapı gereksiniminin altını çizmişler ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile diğer uluslararası uzmanlık kuruluşları da dahil olmak üzere ilgili tüm taraflar arasındaki eşgüdüm ihtiyacını vurgulamışlardır.

Suriye'de barış ile istikrar için gerekli koşulların tesisini, siyasi bir çözümün teşvikini ve bu bağlamda uluslararası oydaşmanın güçlendirilmesini teminen birlikte çalışma taahhütlerini ifade etmişlerdir. Fransa Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanları ile Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi, İstanbul'daki Dörtlü Zirve'ye evsahipliği yapmalarından ötürü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a içten teşekkürlerini sunmuşlardır."

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: