İstanbul'da istismar mağduru olduğu iddia edilen anne ve kızı ölü bulundu
'Başıma bir şey gelirse intihar etti demeyin,' diyerek kamuoyuna seslenen Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler, İstanbul Zeytinburnu sahilinde hayatını kaybetmiş halde bulundu.
Çocuk yaştayken Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edildiği ve daha sonra faille evlendirildiği belirtilen Fatmanur Çelik ile yine Şengüler tarafından yıllarca istismar edildiği öne sürülen kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde bulundu.
Dün gece balık tutmak için sahile gelenlerin denizde hareketsiz duran bir kişiyi fark etmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede anne ve kızın hayatını kaybettiği belirlendi.
BirGün’ün haberine göre, Çelik bir süredir İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesi önünde adalet nöbeti tutuyor, istismar faili hakkında tutuklama kararı verilmesini talep ediyordu. Kamuoyuna yaptığı çağrıda ise, “Başıma bir şey gelirse intihar etti demeyin,” demişti.
Soruşturmaya gizlilik kararı
Olayın ardından soruşturma başlatıldı. Anne ve kızın cenazeleri Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı ve yayın yasağı getirildi.
Fatmanur Çelik’in çocuk yaşta Ayhan Şengüler tarafından istismar edildiği ve daha sonra kendisiyle evlendirildiği belirtilmişti. Evlilikten doğan Hifa İkra Şengüler’in de üç yaşından itibaren babası tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığı öne sürülüyordu.
Açılan dava sürerken Ayhan Şengüler’in tutuksuz yargılanması, Çelik’in adalet nöbeti başlatmasına neden olmuştu. Anne, failin hak ettiği cezayı alması için kamuoyundan destek istiyordu.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği üyesi ve Çelik’in avukatı Buse Naz Güneş, çocuğun uzun süredir ağır bir psikolojik tablo içinde olduğunu söyledi. Hifa’nın aylardır yemek yemediğini ve su dahi içmediğini belirten Güneş, annenin şırıngayla birkaç damla su vererek hayatta tutmaya çalıştığını ifade etti.
Çelik’in Çekmeköy çevresindeki birçok hastaneye başvurarak yatış talep ettiğini ancak kabul edilmediğini aktaran Güneş, daha sonra Koç Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldığını, burada ise yatılı psikiyatrik tedavinin yeterli olmadığı ve Ankara’ya sevk planlandığı bilgisinin verildiğini kaydetti.
Bakanlık yetkililerinin ziyaretleri sırasında annenin çocuğun velayetiyle korkutulduğunu beyan ettiğini aktaran Güneş, “Zaman kaybedilmeseydi bugün ikisi de hayatta olabilirdi,” dedi. Ölümle ilgili raporlara henüz erişemediklerini belirten Güneş, olayın şüpheli olduğunu ifade etti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi kararıyla çocuk hakkında sağlık ve danışmanlık tedbiri uygulandığını bildirdi.
Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin takip edildiği, 13 Şubat 2026’da çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı belirtildi. Sağlık kurulu raporunda yatılı psikiyatrik tedavinin gerekli olabileceğinin ifade edildiği, ancak annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediğinin uzmanlarca bildirildiği kaydedildi.
Bakanlık, 2 Mart 2026’da acil koruma kararı çıkarıldığını, aynı gün adrese gidildiğini ancak kimseye ulaşılamadığını açıkladı. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisinin alındığı belirtildi.
Açıklamada ayrıca bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıttığı savunularak, kamuoyunun hassas davranması çağrısında bulunuldu.