İsrail'de ordu savaşlar ve yerleşimci şiddeti nedeniyle güç kaybediyor

Euronews, İsrail'in güvenlik ve iç istikrarı üzerindeki bu baskıyı analiz etmek amacıyla iki deneyimli İsrailli uzmanla görüştü.

02 Nis 2026 - 21:16 YAYINLANMA
İsrail'de ordu savaşlar ve yerleşimci şiddeti nedeniyle güç kaybediyor

İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini kontrol altına almak için bölgeye asker sevk ettiği yönündeki haberler ve üst düzey generallerin personel yetersizliği konusundaki uyarıları, ülkenin güvenlik mimarisindeki çatlakları gün yüzüne çıkarıyor.

Euronews, İsrail'in güvenlik ve iç istikrarı üzerindeki bu baskıyı analiz etmek amacıyla iki deneyimli İsrailli uzmanla görüştü.

İsrail'in Lübnan cephesindeki birliklerini Batı Şeria'ya kaydırdığına dair iddialar, İsrail Genelkurmay Başkanı General Eyal Zamir'in ordunun ciddi bir personel açığı içinde olduğu ve "kendi üzerine çökeceği" uyarısıyla aynı döneme denk geldi.

Euronews ordudaki bu artan baskıyı, eski İsrail'in Fransa Büyükelçisi ve tarihçi Eli Barnavi ile eski Ulusal Güvenlik Danışmanı ve emekli Tümgeneral Yaakov Amidror'a sordu.

Her iki uzman da İsrail'de 18 yaşındaki erkek ve kadınlar için zorunlu askerlik olmasına rağmen, nüfusun yüzde 15'ini oluşturan Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Harediler) bu yükümlülükten muaf tutulduğuna dikkat çekti.

Bu durum, İsrail'in Lübnan, İran ve Gazze olmak üzere üç aktif cephede savaştığı bir dönemde ciddi bir asker sıkıntısına yol açıyor.

Başbakan Binyamin Netanyahu, koalisyonundaki Haredi partilerin muafiyetin kaldırılması durumunda hükümeti düşürme tehdidi nedeniyle bu sorunu çözmekten kaçınıyor.

Barnavi, "Bir çözüm yok, onları zorlayamazsınız ve siyasi nüfuzları çok güçlü. Üstelik sayıları hızla artıyor," diyerek Haredilerin İsrail'deki en hızlı büyüyen demografik grup olduğuna vurgu yaptı.

İsrail askeri yetkilileri, personel açığının 8 bini muharip asker olmak üzere yaklaşık 15 bin civarında olduğunu tahmin ediyor.

Emekli Tümgeneral Amidror, 2015 yılında zorunlu askerlik süresinin 36 aydan 32 aya indirilmesinin bu eksiklikte payı olduğunu, hükümetin şimdi bu süreyi eski haline getirmeye çalıştığını belirtti.

Lübnan'dan asker çekmek riskli bir adım

Uzmanlar, Lübnan cephesinden Batı Şeria'ya asker kaydırılmasının ordu üzerindeki yükü daha da artıracağı konusunda hemfikir.

Amidror, "Lübnan'dan çekilen her birlik bir sorundur. Hizbullah silahsızlandırılana kadar İsrail Lübnan'da kalmaya devam edecektir," uyarısında bulundu.

Barnavi ise farklı bir perspektif sunarak, "İran ile savaş durursa, Lübnan'da da durur. Hizbullah, İran'ın bir uzantısıdır. Lübnan'ın güneyini işgal etmek büyük bir hata olur; İsrail müzakereye hazır olmalıdır," dedi.

Savaş yorgunluğu henüz başlamadı

Barnavi ve Amidror, savaşın üzerinden zaman geçmesine rağmen İsrail toplumunun büyük çoğunluğunun (Arap vatandaşlar hariç) "bayrak etrafında kenetlenme" tutumunu sürdürdüğünü belirtti.

Ancak anketler, mart başında yüzde 93 olan saldırılara destek oranının mart sonunda yüzde 78'e gerilediğini gösteriyor.

Barnavi, "İnsanlar Netanyahu'nun vaat ettiği 'mutlak zafer'e ulaşılamadığını fark etmeye başlıyor," değerlendirmesinde bulundu.

'Asıl tehdit içeriden: Aşırı sağcı yerleşimciler'

Barnavi'ye göre İsrail'in bekası için asıl tehdit dış düşmanlar değil, içerideki ultra-milliyetçi dini yapılar.

Batı Şeria'da Filistinlilere ve zaman zaman İsrail askerlerine saldıran yerleşimcilerin faaliyetlerine dikkat çeken Barnavi, "Genelkurmay Başkanı Zamir, insani kaygılardan ziyade, Yahudi terörizminin çok fazla askeri güç gerektiren bir yara haline geldiğini gördüğü için hayal kırıklığı yaşıyor," dedi.

Batı Şeria'daki şiddet olayları, 2023 Ekim'indeki Hamas saldırılarından bu yana zirveye ulaştı. Birleşmiş Milletler (OCHA) verilerine göre, 2025 yılında Filistinlilere yönelik bin 800'den fazla saldırı gerçekleşti.

Bu şiddet sarmalı, geleneksel olarak İsrail'in yerleşim politikalarına sessiz kalan ABD yönetiminden bile tepki çekti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, G7 zirvesinde bu grupların İsrail güvenlik güçlerine de saldırdığını belirterek "endişeli" olduklarını ifade etti.

Netanyahu'nun ikilemi

Euronews tarafından elde edilen gizli bir belge, Netanyahu ofisinin ordu ve polise yerleşimci şiddetine karşı "demir yumruk" talimatı verdiğini gösteriyor. Belgede, Batı Şeria'daki birliklerin "milliyetçi suçlarla mücadele" için takviye edileceği belirtiliyor.

Ancak Barnavi, Netanyahu'nun bu konuda samimi olduğu konusunda şüpheli: "Polis, aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir'in kontrolü altında ve hiçbir şey yapmayacaklar. Büyük İsrail ideolojisi ordunun bazı kademelerine de sızmış durumda."

Amidror ise Netanyahu'nun uluslararası itibarını ve iç istikrarı korumak için aşırı uçtaki yerleşimcilere karşı ciddi adımlar atması gerektiğini savunuyor. Geçtiğimiz Pazartesi günü ordunun, yerleşimci sempatizanı askerlerin bir CNN ekibine saldırması üzerine Batı Şeria'dan bir taburu geri çekmesi, sahadaki gerilimin ve disiplin sorununun boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: