İsrail muhalefet lideri: Trump'a kimse baskı yapamaz

İsrail muhalefet lideri, Euronews’e verdiği röportajda ABD’nin İran’a saldırmaya Netanyahu tarafından zorlandığı iddiasını reddetti; bu açıklama, iki müttefikin İran’la savaştaki nihai hedeflerinin farklı olup olmadığına dair kuşkuların arttığı bir dönemde geldi.

13 Mar 2026 - 18:45 YAYINLANMA
İsrail muhalefet lideri: Trump'a kimse baskı yapamaz

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Euronews'e yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın hiçbir konuda 'itilebilecek' biri olmadığını, İran'a saldırı kararının Washington'dan değil İsrail'den çıktığı yönündeki spekülasyonları da reddetti.

Lapid, Euronews'in söyleşi programı 12 Minutes With adlı programda, 'Donald Trump size baskı yapılabilecek biri gibi mi görünüyor? Bence öyle değil' dedi.

'O, insanlık tarihinin gördüğü en büyük ordunun başkomutanı. Kararlı bir insan. İsrail, bu konudaki cesareti, ahlaki netliği ve yeryüzündeki barışı korumak anlamına geldiğini bilerek bu savaşa girme kararı almış olmasından dolayı kendisine minnet ve hayranlık duyuyor.'

Devamında, Melania (ABD'nin First Lady'si) dışında kimsenin Donald Trump'ı istemediği bir şeyi yapmaya zorlayabileceğini düşünmediğini söyledi.

ABD Başkanı Trump, Cuma günü Truth Social platformundaki bir paylaşımında, ABD'nin İran'daki iktidar rejimini 'tamamen yok ettiğini' - 'askeri, ekonomik ve başka açılardan' - ve onları öldürmenin kendisi için 'büyük bir onur' olduğunu ilan etti.

İsrail muhalefet lideri, İran savaşının nasıl sonuçlanabileceğine de değinerek, başlıca hedeflerden birinin rejim değişikliği olduğunu söyledi. Her ne kadar 'rejimin hava saldırılarıyla değiştirilebileceğine' inanmasa da bunun 'İran halkının kaderini ve geleceğini kendi ellerine alması için daha iyi koşullar yaratabileceğine' ikna olduğunu belirtti.

'Sanırım geçen ocak ayında sokaklara çıktıklarında ve binlercesi Besic (Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter güç) ve Devrim Muhafızları tarafından öldürüldüğünde kendilerini yalnız hissettiler. Ve şu anda kendilerini yalnız hissettiklerini sanmıyorum.'

Lapid, Euronews'e, 'rejimi değiştirme koşullarının, imkânlarının ve ihtimallerinin önemli ölçüde arttığına' inandığını söyledi.

'Şimdi iş İran halkına düşüyor. İranlı bir Nelson Mandela, İranlı bir Gandhi ya da İranlı bir Lech Wałęsa çıkacak mı bilmiyorum. Ama onların iyiliği için, İran halkı için bir rejim değişikliği olmasını diliyorum.'

İran'ın yeni dini lideri ABD ve İsrail'i tehdit etti

İran'ın yeni dini lideri olarak yaptığı ilk kamuoyu açıklamasında Ayetullah Mücteba Hamaney, ABD-İsrail hava saldırılarında öldürülenlerin intikamını İran'ın alacağını söyledi.

Lapid, kendisini tehdit altında hissetmediğini ve bu son açıklamanın, savaş öncesinde İran'ın İsrail'e yönelik tutumundan farklı olmadığını belirtti.

'Bundan önce İsraillileri, Amerikalıları, AB'den, Suudi Arabistan'dan ve başka yerlerden insanları öldürmeye çalışmamış değiller,' diyerek şöyle devam etti: 'Onların yaptığı bu; rejim dediğimiz şey bu. Bütün bir ülkeyi, görkemli bir kültürü rehin aldılar; İranlılar kadim bir kültüre sahip ve bu kültür, bugün bu tür sözler söyleyen insanlar tarafından zorla ele geçirildi.'

Muhalefet lideri ayrıca İsrail ve İran saldırıları ile bunların yol açtığı can kayıpları arasında büyük bir fark olduğunu, Tahran'ın sivilleri bilerek hedef aldığını savundu.

Daha önce, Euronews'e verdiği özel bir röportajda İran'ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Ali Bahreini, ABD ve İsrail'i İran'daki sivil altyapıyı bilerek hedef almakla suçlamıştı.

ABD-İsrail savaşının başından bu yana 1.200'den fazla kişinin öldüğünü iddia eden Tahran'ın bu rakamına ilişkin soruya Lapid, 'Bunlar savaş kayıpları. Kimse onları bilerek öldürmedi' yanıtını verdi.

Related İran'ın BM Daimi Temsilcisi: İran’a karşı kullanılan her üs meşru hedef sayılacak

ABD-İsrail operasyonunun 'yalnızca askeri hedefleri vurduğunu', buna karşılık İran'ın 'İsrail'de ve diğer ülkelerde mümkün olduğunca çok sivili öldürmek için sivil hedefleri vurduğunu' da sözlerine ekledi.

Lapid, Euronews'in, 28 Şubat'ta Minab'daki Shajareh Tayyebeh kız ilkokulunu vurduğu iddia edilen ABD saldırısıyla ilgili sorusunu, 'korkunç, korkunç, dehşet verici bir trajedi' olarak nitelendirdi.

ABD medyasında yer alan haberlere göre, ABD'li askeri soruşturmacılar, İranlı yetkililerin 100'den fazlası çocuk olmak üzere 175 kişinin öldüğünü söylediği saldırıdan, Amerikan güçlerinin büyük olasılıkla istemeden sorumlu olduğunu düşünüyor. Ancak henüz nihai bir sonuca varılmış değil.

'Kalbim o anne babalarla,' diyen Lapid, bunun 'olmaması gereken ama savaşta olan bir şey' olduğunu kabul etti.

Kimsenin bunun olmasını istemediğini ya da böyle bir niyet taşımadığını vurguladı.

'Kimse savaşın korkunç bir şey olmadığını iddia etmiyor. Bazen haklı bir savaş bile korkunçtur, çünkü can kayıpları olur, sivil kayıplar olur. Ve bir kez daha o çocukların anne babalarına başsağlığı diliyorum.'

Daha geniş bölgeye etkileri

İran destekli Hizbullah da devam eden savaşa dahil olarak Lübnan'ı İsrail'le yaşanan büyük askeri tırmanmanın içine çekti.

Lübnanlı yetkililer, Euronews'e verdikleri bilgide, Beyrut'un, son verilere göre yaklaşık 700 kişinin hayatına mal olan ve 820 bin dolayında insanı yerinden eden İsrail saldırısını sona erdirmek amacıyla, ABD'li bir aracı üzerinden İsrail'le doğrudan görüşme talep ettiğini söyledi.

İsrail'in böyle bir diyaloğu değerlendirip değerlendirmeyeceği sorulduğunda Lapid, karar kendisine bağlı olsaydı bunu yapacağını söyledi.

'Bunu bir makas etkisi gibi kullanırdım,' diyerek, Hizbullah'la mücadele için Güney Lübnan'a girip Hizbullah'ın Litani Nehri'nin ötesine itilmesini sağlamaya çalışacağını ifade etti.

Bu yapılırken 'Lübnan hükümetiyle de müzakere etmenin önemli olduğunu, çünkü [Hizbullah'ın] onların da sorunu olduğunu' sözlerine ekledi.

'Şu anda, bunun terör örgütü olan bir ülke mi yoksa ülkesi olan bir terör örgütü mü olduğuna karar vermek Lübnan halkına kalmış durumda. Lübnan gerçek bir ülke olmak istiyorsa, Hizbullah'ı kontrol etme konusunda çok daha fazlasını yapması gerekiyor.'

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, karadan ve havadan yürütülen saldırıların durması için ateşkes çağrısında bulundu ve ülkesinin, İsrail'le doğrudan askeri çatışmaya girmek ya da Lübnan'ı ikinci bir Gazze'ye dönüştürme riski arasında ölümcül bir seçime zorlandığını söyledi.

Geçen hafta Lübnan Başbakanı Nawal Salam, Hizbullah'ın İsrail'e roket fırlatmasının ardından örgütün askeri operasyonlarını 'yasa dışı' ilan etti. Lübnan hükümeti, Hizbullah'ın yalnızca siyasi bir parti olarak faaliyet göstermesine ise göz yumabileceğini bildirdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise yalnızca Hizbullah'ı silahsızlandırmakla yetinmeyeceğine, örgütün Lübnan'ın siyasi sahnesinden tamamen silinmesini de istediğine dair giderek daha fazla işaret veriyor. Hizbullah, paramiliter faaliyetlerinin yanı sıra uzun süredir siyaset sahnesinde yer alan ve sosyal hizmetler sunan bir aktör.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: