İran'da 'nükleer bomba kullanalım' sesleri artmaya başladı

Hamaney’in ölümü sonrası İran’da nükleer strateji sil baştan yazılıyor. Sertlik yanlısı isimler ve Devrim Muhafızları, İsrail ve ABD saldırılarına karşı “nükleer bomba” seçeneğini yüksek sesle tartışmaya açtı

27 Mar 2026 - 17:01 YAYINLANMA
İran'da 'nükleer bomba kullanalım' sesleri artmaya başladı

İran’daki sertlik yanlıları arasında, ABD ve İsrail’in artan saldırılarına karşı Tahran’ın nükleer bomba üretip üretmemesi gerektiğine yönelik tartışma giderek daha yüksek sesle, daha açık ve daha ısrarcı şekilde yürütülüyor.

Reuters'ın haberine göre 28 Şubat’ta savaşın başında uzun süredir görevde olan dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından Devrim Muhafızları’nın belirleyici hale gelmesiyle birlikte, İran’ın nükleer yaklaşımına ilişkin sertlik yanlısı görüşler güç kazandı.

Resmi politika değişmedi, ancak sorgulanıyor

Batılı ülkeler uzun süredir İran’ın nükleer bomba istediğine ya da en azından kısa sürede üretebilecek kapasiteyi hedeflediğine inanıyor. İran bu iddiaları her zaman reddetti; Hamaney’in nükleer silahları İslam’da yasak saydığı yönündeki fetvasını ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) üyeliğini gerekçe gösterdi.

Kaynaklardan birine göre, İran’ın nükleer doktrinini değiştirmeye yönelik henüz bir plan yok ve ülke nükleer bomba arayışına girmiş değil.

Yönetim içinde etkili bazı çevreler mevcut politikanın sorgulanmasını ve değişmesini talep ediyor.

ABD ve İsrail’in, Tahran’ın nükleer programına ilişkin görüşmeler sürerken gerçekleştirdiği saldırılar, denklemi değiştirmiş olabilir. Bu durumun, İranlı stratejistleri nükleer silah seçeneğinden vazgeçmenin veya NPT içinde kalmanın artık avantaj sağlamadığına ikna etmiş olabileceği belirtiliyor.

NPT’den çıkış ve “bomba” fikri daha açık tartışılıyor

Sertlik yanlılarının daha önce de dile getirdiği NPT’den çıkma fikri, devlet medyasında giderek daha fazla yer buluyor. Bir zamanlar kamuoyunda tabu sayılan “nükleer bomba” seçeneği de artık daha açık şekilde tartışılıyor.

Devrim Muhafızları’na yakın Tasnim Haber Ajansı, perşembe günü yayımladığı bir makalede İran’ın sivil nükleer programını sürdürürken mümkün olan en kısa sürede NPT’den çekilmesi gerektiğini savundu.

Bu ay bir saldırıda hayatını kaybeden üst düzey yetkili Ali Laricani'nin kardeşi olan sertlik yanlısı siyasetçi Muhammed Cevad Laricani de devlet medyasına yaptığı açıklamada İran’ın NPT üyeliğini askıya alması gerektiğini şu sözlerle aktardı:

'NPT askıya alınmalı. NPT’nin bize herhangi bir fayda sağlayıp sağlamadığını değerlendirecek bir komite kurmalıyız. Eğer faydalıysa geri döneriz. Değilse, onlar devam etsin'

Ayın başlarında devlet televizyonunda yer alan muhafazakâr yorumcu Nasser Torabi ise İran halkının şu talebi dile getirdiğini söyledi: “Nükleer silah inşa etmek için harekete geçmeliyiz. Ya yaparız ya da elde ederiz.”

Yönetim içinde görüş ayrılığı

Kaynaklara göre nükleer politika, yönetim çevrelerinde kapalı kapılar ardında da tartışılıyor. Bu süreçte Devrim Muhafızları gibi daha sert çizgideki unsurlar ile siyasi yapı içinde yer alan diğer aktörler arasında görüş ayrılıkları bulunuyor.

İranlı yetkililer geçmişte de Batı ile yürütülen nükleer müzakerelerde baskı unsuru olarak NPT üyeliğini yeniden değerlendirme tehdidinde bulunmuştu, ancak bu adım hiçbir zaman atılmadı. Mevcut tartışmaların da benzer bir taktik olup olmadığı net değil.

Öte yandan İran’ın, son haftalarda nükleer, balistik ve bilimsel tesislerine yönelik hava saldırıları sonrası ne kadar hızlı şekilde nükleer silah geliştirebileceği de belirsizliğini koruyor. İsrail ve ABD’nin geçen yıl gerçekleştirdiği daha sınırlı hava saldırıları da bu kapasiteyi etkilemiş olabilir.

İsrail ise uzun yıllardır istihbarat raporlarına, İran’ın silah seviyesine yakın uranyum zenginleştirmesine ve balistik programına dayanarak, Tahran’ın nükleer bomba üretmeye sadece aylar uzaklıkta olduğunu savunuyor.

“Eşik ülke” stratejisi ve belirsizlikler

Analistlere göre İran’ın temel hedefi, doğrudan nükleer silah sahibi olmadan, ihtiyaç halinde hızla üretebilecek kapasiteye sahip bir “eşik ülke” konumuna ulaşmak.

Devrim Muhafızları komutanları ve diğer üst düzey isimler geçmişte, İran’ın varlığının tehdit altına girmesi halinde doğrudan nükleer silah geliştirme yoluna gidilebileceği uyarısında bulunmuştu. Mevcut savaşın bu koşulu karşılayabileceği değerlendiriliyor.

Hamaney’in nükleer silahların İslam’da caiz olmadığına dair fetvası 2000’li yılların başında verilmişti, ancak yazılı hale getirilmemişti. Bu görüş 2019 yılında da tekrar edilmişti.

Kaynaklardan biri, Hamaney’in ve sertlik yanlılarına karşı denge unsuru olduğu belirtilen Ali Laricani'nin ölümünün ardından, daha sert görüşlere karşı çıkmanın giderek zorlaştığını ifade etti.

Ayrıca Hamaney’in yazılı olmayan fetvasına uyma zorunluluğunun ölümünden sonra devam edip etmediği de belirsizliğini koruyor. Bu fetvanın, yeni dini lider tarafından iptal edilmediği sürece geçerliliğini sürdürebileceği belirtiliyor.

Dahası, Hamaney’in oğlu ve yeni lider olarak görülen Mücteba Hamaney, babasının ölümünden bu yana kamuoyunda görülmedi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: