İran gizli servisi Almanya'daki muhalif İranlıları nasıl tehdit ediyor?

Alman yetkililere göre İran istihbarat servisleri, Almanya’daki diaspora üyeleri ile Tahran rejimine karşı olan İranlıları gözetlemeye çalışıyor. Hedef alınan kişiler ise, ülkelerindeki aileleri üzerinde kurulan baskı nedeniyle kendilerini tehdit altında hissediyor.

17 Mar 2026 - 17:01 YAYINLANMA
İran gizli servisi Almanya'daki muhalif İranlıları nasıl tehdit ediyor?

İran istihbarat servislerinin, Almanya’daki muhalif aktivistlere karşı geniş çaplı gözetim faaliyetleri yürüttüğü; aile üyelerini baskı unsuru olarak kullandığı ve WhatsApp üzerinden muhbir devşirmeye çalıştığı öne sürüldü. Bu iddialar, Alman güvenlik yetkilileri ve sürgündeki İranlılar tarafından dile getirildi.

Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (iç istihbarat servisi) Euronews’a yaptığı açıklamada, İran İstihbarat Bakanlığı’nın (diğer adlarıyla VAJA ve MOIS) yanı sıra Kudüs Gücü ve İran Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı’nın gösterileri izlediğini ve muhalif isimleri tespit etmeye çalıştığını belirtti.

Alman iç istihbarat servisi, "İran servislerinin, özellikle muhalif aktörleri gözetlemek ve kimliklerini tespit etmek amacıyla Almanya’daki gösterileri izlediği varsayılabilir," dedi ve bu amaçla bir ihbar merkezi kurulduğu da belirtildi.

40 yılı aşkın süredir Almanya’da yaşayan İranlı mühendis Hüseyin Yakubi ise, kendi ülkelerine gelir gelmez İranlı yetkililerin aile üyelerini gözaltına aldığını söyledi.

Yakubi, aile bireylerinin işkence gördüğünü ve kendisine defalarca, Tahran’la iş birliği yapması halinde ailesine dokunulmayacağı yönünde söz verildiğini anlattı.

Yakubi, Euronews’a yaptığı açıklamada, ajanların kendisine İran’da üst düzey bir mühendislik görevi bile teklif ettiğini söyledi.

Yakın zamanda Türkiye’ye gitmemesi yönünde uyarıldığını belirten Yakubi, "İstihbarat servisi yeğenimle temasa geçti ve onun benimle İstanbul’da buluşmasını sağlamaya çalıştı,” dedi.

Muhalif isimlerin İran istihbaratı tarafından daha önce de birkaç kez Türkiye’de kaçırıldığı belirtiliyor.

Yakubi, sürgündeki İranlıların ailelerinin fiilen Tahran’ın "rehinesi" haline geldiğini söyledi. Aile bireylerinin, yurtdışında yaşayan muhalifler üzerinde baskı kurmak amacıyla İran İstihbarat Bakanlığı’na defalarca çağrıldığını aktardı.

Hüseyin Yakubi (Hossein Yaghobi), Almanya'daki İranlı muhalif aktivist, 11.03.2023 Euronews

Ajan: ‘Adı ne?’

Euronews’un ulaştığı yazışma kayıtlarına göre, İran istihbaratı birçok temas girişiminde WhatsApp kullanıyor; sürgündeki İranlıların WhatsApp gruplarına sızmaya çalışıyor ya da hedef kişilere doğrudan mesaj gönderiyor.

Yazışmalardan birinde, İran numarası kullanan bir ajan, kardeşiyle konuştuğunu öne sürerek bir muhalifle temasa geçti. Ajan mesajında, "Lütfen Stuttgart’taki fotoğrafı gönder, Allah razı olsun," dedi.

Ardından ajan, protestolara katılan kişiler hakkında bilgi istedi. Mesajda, "Kırmızı ceketli adamın bir kız arkadaşı var, uzun boylu, uzun saçlı. Adı ne? [...] Seni onlarla kim tanıştırdı?" denildi.

Sohbet görüntüsü Euronews

Daha sonraki mesajlarda oturum sorunları konusunda yardım imasında bulunuldu. Ancak ajan, hedef kişinin bu teması kamuoyuna açıklaması halinde sığınma başvurusunu sabote etmekle tehdit etti.

Mesajda, “Bunu biri öğrenirse iltica dosyan başarısız olur. Bu benim işim. Benimle konuştuğunu kimsenin bilmemesi gerekiyor,” ifadeleri yer aldı.

Sohbet görüntüsü Euronews

Yakubi’ye göre, Almanya’daki sürgün İranlıları hedef alan muhbirlerin çoğu da İran’dan geliyor. İran’a dönmek isteyen mültecilerin, Tahran Büyükelçiliği’nde isim vermeyi kabul ettiklerini belirten bir form doldurmaları gerektiğini söyledi.

İran yönetiminin ayrıca Almanya’ya destekçilerini gönderdiğini ve son dönemde Hizbullah üyeleri gibi vekil aktörleri kullanmaya çalıştığını da öne sürdü.

Siyaset bilimci ve mollaların ağı üzerine bir kitap yazan Ralph Ghadban, "Bunlar, muhalefetin her üyesini potansiyel tehdit olarak gören ve susturulmaları gerektiğine inanan rejimler, diktatör rejimler," dedi.

Ghadban, Devrim Muhafızları’nın diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Almanya’daki sürgün İranlıları da kontrol etmeye çalıştığını söyledi. Rejimin bu hedefe ulaşmak için saldırılardan da kaçınmadığını belirtti.

Almanya Federal Başsavcılığı’na göre, Danimarka polisi geçen yaz, Yahudi ve İsrailli kurumlar hakkında İran bağlantılı kişiler adına casusluk yaptığı şüphesiyle Afgan kökenli 53 yaşındaki Danimarka vatandaşı Ali S.’yi gözaltına aldı. Almanya’daki İran Büyükelçiliği ise suçlamaları reddetti.

2018’de Fransız, Alman ve Belçikalı yetkililer, İranlı muhalif aktivistlerin bir gösterisine yönelik terör saldırısını engellemişti. 2017’de ise İranlı bir muhalif aktivist Lahey’de silahlı saldırıyla öldürülmüştü.

Hayatta kalma mücadelesi veren bir rejim

Federal İstihbarat Servislerinin Denetiminden Sorumlu Parlamenter Kontrol Paneli Başkanı Marc Henrichmann, Euronews’a yaptığı açıklamada, “İran rejimi mutlak anlamda bir hayatta kalma mücadelesi veriyor,” dedi.

CDU’lu siyasetçi, aygıtın istikrar kazanıp kazanamayacağının, nasıl kazanacağının ve bunun yabancı ülkeleri nasıl etkileyeceğinin kesin olarak söylenemeyeceğini belirtti.

Henrichmann, “İran gizli servisi geçmişte de kendi sınırlarının çok ötesine, doğrudan ya da Hizbullah gibi vekil güçler aracılığıyla uzandığını defalarca gösterdi,” dedi.

Berlin Potsdamer Platz'da İranlıların gösterisi, 28 Şubat 2026 (c) Copyright 2026, dpa (www.dpa.de). Alle Rechte vorbehalten

SPD Meclis Grubu Başkan Vekili Sonja Eichwede de Euronews’a Almanya’daki güvenlik durumunun ciddi olduğunu söyledi.

Eichwede, "İran’daki süregelen çatışma nedeniyle burada Almanya’daki güvenlik durumu ciddi. Soyut tehdit seviyesi arttı. Güvenlik makamları güvenlik durumunu sürekli değerlendiriyor ve uygun, hızlı koruyucu önlemler almaya hazır," dedi.

Berlin'de Potsdamer Platz'da gösteri yapan İranlı protestocular, 28 Şubat 2026 (c) Copyright 2026, dpa (www.dpa.de). Alle Rechte vorbehalten

İran vatandaşlığından çıkmak neredeyse imkânsız

Alman pasaportu bulunmayan 160 binden fazla İran vatandaşı Almanya’da yaşıyor. Bu sayı son yıllarda keskin biçimde arttı.

İranlılar vatandaşlığa geçiş için başvurabiliyor, ancak İran vatandaşlığından çıkmak pratikte neredeyse imkânsız.

İranlı bir babanın her çocuğu, ister İran’da ister Almanya’da doğmuş olsun, otomatik olarak İran pasaportu alıyor.

Yakubi’ye göre muhbirler hakkında suç duyurusunda bulunmanın ise çok fazla bir faydası yok. Ülkesinde özgürlük, demokrasi, insan hakları ve eşitlik umut ettiğini belirten Yakubi, "köktendinci diktatörlüğün yerini benzer başka bir rejimin almamasını istediğini" söyledi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: