İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı çağrısına karşı çıktı, Trump altyapı saldırısı tehdidini yineledi
İran yönetimi, Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yönündeki ültimatomuna karşı çıkarak geri adım atmayacağını açıkladı. Trump ise belirlediği sürenin sonuna kadar İran’ın 'tamamen yok edilmesi' tehdidini yineledi.
İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için verdiği sürenin dolmasına saatler kala geri adım atmayacağı mesajı verdi. Tahran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkenin sivil altyapısını “yerle bir etme” tehdidine rağmen tutumunu değiştirmedi.
İran ordusu, Trump’ın açıklamalarını “kibirli söylemler ve temelsiz tehditler” olarak nitelendirerek, savaşın beşinci haftasını geride bırakırken rotalarını değiştirmeyeceklerini açıkladı.
Trump, Tahran’ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndan serbest geçişe izin vermemesi halinde ABD’nin İran’ın kritik altyapısına yönelik kapsamlı bir saldırı başlatacağını söyledi.
Bir basın toplantısında konuşan Trump, “Bir planımız var… Yarın gece saat 12’ye kadar İran’daki her köprü yok edilecek, tüm enerji santralleri devre dışı bırakılacak, yanacak ve patlayacak,” dedi. Trump, bu yıkımın dört saat içinde gerçekleştirilebileceğini öne sürdü.
Bu arada İran Cumhurbaşkanı Mesu Pezeşkiyan, ülkesini savunmak için ölmeye hazır olduğunu söyledi. Pezeşkiyan, “Şu ana kadar 14 milyon gururlu İranlı, ülkeyi savunmak için hayatını feda etmeye hazır olduğunu bildirdi,” dedi.
Sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Pezeşkiyan, “Ben de İran için hayatımı vermeye adanmıştım, öyleyim ve öyle kalacağım,” ifadelerini kullandı.
Tahran yönetimi daha önce gençler, sporcular, sanatçılar ve öğrenciler dahil olmak üzere halka çağrı yaparak olası saldırılar öncesinde enerji tesisleri etrafında insan zincirleri oluşturulmasını istemişti.
Bununla bağlantılı olup olmadığı netlik kazanmazken, İran geçmişte Batı ile gerilimin arttığı dönemlerde nükleer tesisleri çevresinde benzer eylemler düzenlemişti.
Gece boyunca bölgede çatışmalar sürdü. İsrail ordusu, Tahran ve diğer bölgelerde “terör rejimi altyapısına” yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası düzenlediğini açıkladı.
İran devlet medyası, başkent Tahran ve yakınındaki Karaj kentinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi.
İsrail ordusu daha sonra İran’dan ülke topraklarına doğru füzeler fırlatıldığını tespit ettiğini ve hava savunma sistemlerinin bunları engellemek için devreye girdiğini açıkladı.
Körfez bölgesinde ise Bahreyn İçişleri Bakanlığı, hava saldırısı sirenlerinin çaldığını ve halkın sığınaklara gitmesi çağrısı yapıldığını duyurdu. Birleşik Arap Emirlikleri, hava savunma sistemlerinin füze ve insansız hava araçlarına karşı aktif olarak devrede olduğunu açıkladı.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise ülkenin doğusuna yönelik yedi balistik füzenin imha edildiğini, enkaz parçalarının enerji tesisleri yakınlarına düştüğünü bildirdi.
Ateşkes önerisi reddedildi
Bu arada hem Trump hem de İran, 45 günlük ateşkes için uluslararası arabulucular tarafından öne sürülen bir önerinin henüz hazır olmadığını söyledi.
Trump daha önce ABD medyasının Pakistan, Mısır ve Türkiye'nin arabuluculuğunda yapıldığını söylediği planın "önemli bir öneri" olduğunu söylemiş, ancak daha sonra bunun yeterince iyi olmadığını ifade etmişti.
İran devlet medyası yetkililerin Tahran'ın da "ateşkesi reddettiğini ve çatışmanın kesin olarak sona erdirilmesi gerektiğinde ısrar ettiğini" söylediğini aktardı.
New York Times, ismi açıklanmayan iki üst düzey İranlı yetkiliye dayandırdığı haberinde İran'ın gelecekteki saldırılara karşı güvence ve Lübnan'daki vekili Hizbullah'a yönelik İsrail saldırılarına son verilmesini talep ettiğini bildirdi.
Gazete, plana göre İran'ın boğazı yeniden açacağını ve gemi başına yaklaşık 2 milyon dolar (1,7 milyon euro) ücret alacağını ve bu ücreti komşu Umman ile paylaşacağını yazdı.
İran 28 Şubat'ta savaşın başlamasından bu yana su yolunu etkin bir şekilde kapatarak küresel petrol ve gaz fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Normalde dünya petrolünün yaklaşık beşte biri boğazdan geçiyor.
Donanması Hürmüz Boğazı'nı kapatan ve tankerlerin sadece bir kısmının dar deniz geçidinden geçmesine seçici olarak izin vermeye devam eden Tahran'daki seçkin Devrim Muhafızları'nın (IRGC) tam kontrolünün kimde olduğu belirsizliğini koruyor.