İngiliz yazar Londra'nın eksiğini buldu: "Kolay gelsin" İngilizceye eklensin talebi

İngiliz gazeteci ve yazar Hannah Lucinda Smith, İngilizce'nin bazı durumlarda duyguyu karşı tarafa geçirme konusunda yetersiz kalması nedeniyle, duyguyu en iyi geçirdiğine inandığı Türkçe sözcükler üzerine bir yazı kaleme aldı.

13 Nis 2026 - 23:30 YAYINLANMA
İngiliz yazar Londra'nın eksiğini buldu: "Kolay gelsin" İngilizceye eklensin talebi
Haber Merkezi

İngiliz gazeteci ve yazar Hannah Lucinda Smith, İngilizce'nin bazı durumlarda duyguyu karşı tarafa geçirme konusunda yetersiz kalması nedeniyle, duyguyu en iyi geçirdiğine inandığı Türkçe sözcükler üzerine bir yazı kaleme aldı.

Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa üzerine yaptığı haber ve analizlerle tanınan İngiliz gazeteci Hannah Lucinda Smith, Monocle dergisindeki köşesinde Türkçeden İngilizce şehir hayatına taşınabilecek güçlü bir kavram olarak “Kolay gelsin”i mercek altına aldı.

Londra’ya döndükten sonra bile bu ifadenin zihninde yer ettiğini söyleyen Smith, Türkiye’de günlük hayatın içine sinmiş bu sözün, modern şehirlerde kaybolan nezaketin yerini doldurabilecek bir “sosyal dengeleyici” olduğunu savunuyor.

"BİR NEZAKET CÜMLESİNDEN FAZLASI"

Smith’e göre Türkiye’de “kolay gelsin” yalnızca bir iyi dilek değil. Çalışan herkese, emek harcayan her insana yöneltilen bir farkındalık ifadesi.

Bir sokak temizlikçisine, market çalışanına, hatta bankanın çağrı merkezinde uzun beklemeler sonrası bağlanılan görevliye bile söylenebiliyor.

Anlamı ise basit ama güçlü, “İşin kolay gelsin, Allah yardımcın olsun.".

Yazar, bu ifadenin İstanbul gibi devasa bir şehirde insanlar arasındaki görünmez duvarları yumuşattığını belirtiyor. Ona göre “kolay gelsin”, sınıf farklarını ve şehir içindeki sosyal ayrışmayı anlık olarak ortadan kaldıran küçük ama etkili bir köprü.

GÜNLÜK DİLE YERLEŞMİŞ BİR "İNSANLIK DİLİ"

Smith, yazısının devamında Türkçenin bu tür ifadelere oldukça zengin olduğunu da söylüyor. Sadece “kolay gelsin” değil, “Geçmiş olsun” ve “Afiyet olsun” gibi ifadelerin ortak özelliği ise, şehir yaşamının hızına rağmen insani duyguların korunması olarak vurgu yapıyor.

LONDRA'DA KARŞILIĞI OLMAYAN NEZAKET GÖSTERGELERİ

İngiliz şehir yaşamına dönen Smith, Londra’da “kolay gelsin”in tam karşılığını bulamadığını söylüyor. İngilizcenin “please”, “thanks” ve “cheers” gibi kısa nezaket kalıplarına sahip olduğunu ancak bunların aynı duygusal ve sosyal derinliği taşımadığını ifade ediyor.

Hatta Londra’da bir inşaat işçisine “kolay gelsin” dediği anı da aktarıyor. İşçinin şaşkın bakışına karşılık “İşiniz kolay gelsin” diye açıklama yapmak zorunda kaldığını, karşılığında ise kısa bir “Tamam, peki” tepkisi aldığını anlatıyor.

Smith’e göre bu küçük an, iki farklı kültürün nezaket anlayışı arasındaki farkı net biçimde ortaya koyuyor.

"KOLAYSA SEN YAP" BİLE VAR

Türkçenin bu konuda tek yönlü olmadığını da belirten gazeteci, esprili bir karşılık olan “kolaysa sen yap” ifadesine de ele alıyor. Yani “Madem kolay diyorsun, sen yap” anlamına gelen bu cevap bile Türkçe'nin ne kadar canlı ve sosyal olduğunu gösteriyor.

ŞEHİR HAYATI İÇİN KAYBOLAN BİR KELİME

Smith yazısında, modern şehirlerin giderek anonimleştiğini ve insanların birbirine temas etmeden yaşadığını söylüyor. Ona göre “kolay gelsin” gibi ifadeler, bu yabancılaşmayı kırabilecek küçük ama etkili sosyal araçlar.

“İyi iş” ya da “umarım zor değildir” gibi İngilizce karşılıkların ise ya fazla mesafeli ya da yapay kaldığını belirtiyor.

İNGİLİZCEYE "KOLAY GELSİN" ÖNERİSİ

Smith’in en dikkat çekici önerisi ise şu: Belki de çözüm, "Kolay gelsin" ifadesini hiç değiştirmeden İngilizceye almak.

Nasıl ki “kısmet” kelimesi İngilizceye yerleştiyse, “kolay gelsin” de şehir yaşamına uyum sağlayabilecek bir kültürel transfer olabilir.

Yazar, Türkiye’nin turizmde klişelerle anlatıldığını ancak böyle günlük bir ifadenin ülkenin yumuşak gücünü çok daha etkili biçimde temsil edebileceğini savunuyor.

Sonuç olarak Smith’e göre “kolay gelsin”, sadece bir dilek değil; şehirde insan kalabilmenin küçük ama güçlü bir yolu.

Yazar Smith, yazısı boyunca aslında Türkçe sözcüklerin ne kadar içten, samimi ve verilmek istenen duygunun karşıya aksettirilebildiğini ifade ederken, İngilizce sözcüklerde bu duygunun olmamasından dem vuruyor. Smith'e göre İngilizce sözcükler soğuk ve samimiyetsiz.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: