Hürmüz’e alternatif hazır! Bakan Bolat "Türkiye yeni ticaret rotasını devreye aldı" diyerek açıkladı

İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen “Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi”nde Türkiye’nin küresel ticaret vizyonu ve yeni ihracat stratejileri masaya yatırıldı. Ticaret Bakanlığı ve Albayrak Medya öncülüğündeki zirvede, gündemin en sıcak başlıklarından biri küresel risklere karşı alternatif ticaret rotaları oldu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, özel oturumda yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’na alternatif yeni ticaret rotalarının devreye alındığını belirterek, Türkiye’nin lojistik ve ticaret ağını güçlendiren adımlara dikkat çekti. Bolat, ihracat hedeflerinde kararlılıkla ilerlediklerini vurguladı.

08 May 2026 - 13:01 YAYINLANMA
Hürmüz’e alternatif hazır! Bakan Bolat "Türkiye yeni ticaret rotasını devreye aldı" diyerek açıkladı

“Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi” İstanbul’da kapılarını açtı. Ticaret Bakanlığı ve Albayrak Medya öncülüğünde İstanbul Finans Merkezi Halkbank Kuleleri’nde düzenlenen zirvede, Türkiye’nin ihracat vizyonu ve küresel ticaretteki hedefleri masaya yatırıldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, zirvenin özel oturumunda Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, TVNET Genel Yayın Yönetmeni Serhat İbrahimoğlu ve Z Raporu Genel Yayın Yönetmeni Semra Karabaş’ın sorularını yanıtladı.

Bakan Bolat'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

Hürmüz Boğazı'nda artan gerilimden ne derece etkileniyoruz, bölgede mahsur gemilerimiz var mı?

12 gemimiz mahsur

ABD - İran geriliminden önce dünya resmine bakarsak çok çalkantılı dönemden geçtiği ortada; Gezi olayları kanlı darbe girişimleri kovid krizi, dünyada yaşanan enflasyon patlaması, Ticaret savaşları gümrük savaşları derken bu süreçte dünya ticaret örgütünün etkisizleşmesi, İsrail'in saldırıları ve 70 gün önce başlayan İran saldırısı ve Hürmüz Boğazı'nınj kapatılması büyük bir krize yol açtı. Çünkü dünyadaki doğalgazın yüzde 20'si Hürmüz boğazı'ndan geçerek dünyaya satılıyordu. Şimdi Hürmüz Boğazı'nın koz olarak kullanılması piyasalarda arz krizi endişesi ve hızlı bir tırmanış başladı.

Piyasada bulunamama arz krizi etkisini bereberinde getirdi. Türkiye bu dönemde barışı sağlamak için büyük uğraş verdi ve hala vermeye devam ediyor. Şuanda gelinen noktada müzakereler,diğer adıyla pazarlıklar devam ediyor. İran'ın nükleer kartı müzakerelerin zorlu geçmesini sağlıyor.

Biz bu ülkeler komşu ülkeyiz, kuzeyinde mini bir dünya savaşı batıda balkan savaşı ,güneyde Suriye Irak'ta yaşananlar İsrail'in batı şera'daki katliamları, soykırımları derken böyle bir coğrafyada bir ülke yıldız gibi parlıyor. Herkesin rol model aldığı bir ülke konumundayız.

Fiyat artışları dünyadaki fiyat artışlarından dolayı yaşanan bir durum. Üretimin yetmediği yerde dünya fiyatlarını ödemek zorundayız. Biz savaş başlar başlamaz gübre ihracatını durdurduk. Petrol ve gübre eksiğimiz yok.

Körfez ithalatında şunu gördük, ilk ay şok ayıydı ve Körfez ülkelerine yaptığımız ihracat geriledi. Ancak Hürmüz Boğazı kapanınca Türki'ye talep arttı ve Nisan ayında siparişler yükseldi, sonrasında Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık.

Mahsur kalan gemi sayımız savaş başladığında 15 taneydi, 3 gemimiz kurtarıldı 12 gemimiz duruyor.

Hürmüz'e alternatif arayışı söz konusu bu konuda bir çalışma var mı?

Hürmüz'e alternatif hazır

Tabi ki var. Hicaz'dan başlayıp Türkiye'ye uzanan bir kara yolu hattı var. Burada da 4 günde ürünler ulaştırılıyor. Bunları aktif kullanmaya başladık. TIR'larımızın transit ticaretinde bir engel vardı bunu hızlı bir şekilde çözdük. 15 Nisan'dan beri TIR şöförlerimize transit vize veriliyor ve transit rota çalışıyor.

Malum Orta koridor var. Orta koridorun da önemi anlaşıldı Körfez savaşının başlamasıyla. Oranın da kapasitesini artırdık bir de buna ZEngezur koridoruy eklendiğinde hem karayolu hem de demiryolu olarak alternatif rotalar oluşturuluyor.

Hürmüz Boğazı'nın kapatyılması lojistik maliyeti de çok yükseltti. 27 Şubat günü çok ucuzdu bir anda allak bullak oldu.

Hasar alan ülkeler yıkım yaşayan ülkeler bize doğru eğilim gösterecekler. Mesela tekstil-giyim çok zorlandığımız sektördü ama son iki ayda tekstil giyim sektörünün siparişleri arttı. Nisan ayında bütün sektörlerin ihracatı artış gösterdi.


"Made in EU" konusunda neredeyiz, Türkiye'nin hangi kazanımları var?

Konuşmanın başında anlattığımız dünyadaki jeopolitik ve siyasi çatlaklar o kadar şiddetli ki, herkes panik halde ne önlemler alsam diye uğraşıyor. Türkiye de burada gözde bir ülke. Ve birçok ülkenin bakanları ile görüşmeler yapıyoruz. Bizi model almaya çalışıyorlar. ABD'nin içine kapatma ve duvarları yükseltme politikası karşısında, Çin'in Kovid sonrası fiyatları yüzde 40-50 kırarak dünya pazarlarına adeta hücum etmesi karşısında Avrupa üyeleri de panik halde arayışlara girdi. Ve korumacı tedbirlerini arttırma çabası içerisine girdi. Burada Avrupa Birliği ülkelerini bir bütün görmemek lazım. Bu noktada bir anda geçen yılın son aylarında sanayi hızlandırıcı yasa, onun için de yeşil ekonomiye uyum kısıtlamaları, Made in EU gibi kıstaslar gibi tedbirler paketi ortaya çıktı. Biz gerçekten 4 ay çok sıkı ve kaygı verici bir süreç işlettik. Ve bu anlamda ülkemizin Avrupa Birliği ile ortaklığından ve gümrük birliğinden doğan hak ve menfaatlerine zarar gelmemesi için gerek Sayın Cumhurbaşkanımızdan başlayarak liderler düzeyinde gerek biz Ticaret Bakanlığı'mız Dışişleri Bakanlığımız, Türkiye'de yatırımları olan Avrupalı sanayiciler... Hep birlikte bir takım çalışmasıyla 4 Mart'ta AB komisyonunun aldığı kararla konu biraz rahatladı. Henüz tam nihayete ermedi. Ama o tarihi karar da "Made in EU" tanımının içine bizim de gümrük birliğimizin de dahil olması sağlanmış oldu. Bu çok önemliydi.

Vize konusunda ne durumdayız?

Avrupa ülkeleri Türkiye'nin ihracatında önemli bir ortağımız. Biz de onlar için önemliyiz. Vize bizim 1963 Ankara Anlaşması uyarınca, 1986'da almamız gereken bir serbestiyetti. Türkiye'deki 12 Eylü'den sonra bir vize olayı başladı o tarihten beri bu süreç devam ediyor. Burada 2015 yılında bir vize protokol anlaşması olmuştu biz 66 kriteri sağladık. Terör konusunda adm atmadığımız için süreç durmuştu. Ticaret devam ediyodu ama siyasi ilişkiler donmuştu. 2023'te AB'de Türkiye'ye karşı yapıcı bir eğilim başladı biz de ona karşılık verdik ve çok hızlı bir şekilde karşılıklı ziyaretler yapıldı.

Dünyada en çok vize verilen birinci ülke Çin, onu çıkardığımızda Türkiye. Biz vize konusunun kolaylaştırılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Yabancı yatırımlar konusunda meclise sevk edilen kanun tasarısı var. Burada bulunduğumuz merkezi yatırımcılarla donatma çabası var.

AB bazı ülkelere ikircikli davranıyor.

Fahiş fiyat ve stokçuluğa sıkı denetim

Eskiden dört kişli bir araya gelip fiyat şişirebiliyordu. Biz fiyat artışlarını elktronik sistemde değerlendirip anında müdahale edebiliyoruz. Haksız ticari uygulamalar, aldatıcı reklamlar gibi alanlarda sürekli denetimdeyiz. Piyasada hiç denetim yok deniliyordu. Halbuki vardı. Kestiğimiz cezaları ve yaptığımız denetimleri her ay açıklıyoruz.

Seralar zarar görünce birileri ellerini ovuşturuyor fiyatları şişirmek için. Hemen whatsap gruplarında fiyatı şişirelim mesajları başlıyor biz de müdahale ediyoruz. Haksız ticaret ve fahiş fiyat mücadelemiz devam ediyor.

Yabancı yatırımı Türkiye'ye çekecek teşviklerin etkisi nasıl olur?

Bazı körfez ülkelerinin bazı talepleri oldu onları derhal karşıladık. Ülkemize istihdam kazandıracak, döviz getirecek, finans kanallarını besleyecek kaynaklara sıcak bakıyoruz.

Türkiye dünyada oyun kurucu, rol belirleyen bir ülke konumunda. Türkiye'ye yabancı yatırım çekme konusunda bir paket hazırlandı. Getirilen düzenlemelerde yüzde 50 muafiyet var. Şirketi İstanbul Finans Merkezi'nde kurarsanız yüzde 100 muafiyet söz konusu.

Türkiye Yüzyılı'nın Ticaret rotası 'Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi'nde çiziliyor: Bakan Bolat ve sektörün öncü isimleri bir arada



YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: