HÜDA PAR Milletvekili Demir: Nizip Çayı'nda zehir akmaya devam ediyor

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Gaziantep’te sanayi atıkları nedeniyle Nizip Çayı'ndaki kirlilik sorununun yıllardır çözülmeyi beklediğine dikkat çekerek çayın ıslah edilmesi için yetkilileri acil göreve çağırdı.

14 Eki 2026 - 21:50 YAYINLANMA
HÜDA PAR Milletvekili Demir: Nizip Çayı'nda zehir akmaya devam ediyor

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında, Gaziantep’te gerçekleştirdiği saha ziyaretlerinde vatandaşların ilettiği sorunları gündeme getirdi.

Demir, Nizip Çayı’ndaki çevre kirliliğinin yanı sıra Antep fıstığı yetiştiricileri başta olmak üzere çiftçilerin, yıllardır atama bekleyen üniversite mezunu gençlerin ve inşaat sektöründeki müteahhitlerin sorun ve taleplerine dair değerlendirmelerde bulundu.

“Sanayi atıkları Nizip Çayı’nı zehirliyor”

Nizip Çayı'nda yaşanan kirliliğin tarım ve hayvancılığı olumsuz etkilemesinin yanı sıra sağlık açısından da ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Demir, “Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere sanayi tesislerinden arıtılmadan veya yetersiz arıtmayla deşarj edilen kimyasal atıklar, akarsuyu adeta bir zehir kanalına dönüştürmüştür.” dedi.

“Nizip Çayı zehir akıyor”

Nizip Çayı’ndaki kirlilik sorununu defalarca gündeme getirdikleri halde sorunun halen devam ettiğini bildiren Demir, “Yıllar geçmesine rağmen sorunun halen çözümsüz kalması bizi bir kez daha bu sorunu gündem etmeye mecbur bıraktı. Son ziyaretimizde yine birçok köyden geçen bu dereden dolayı neredeyse her köyden şikâyetler yağdı. Elimde gördüğünüz su şişesi Nizip Çayı'ndan alınan bir su numunesidir ve gördüğünüz gibi koladan bile daha siyah ve zehir dolu bir içeriktedir.” ifadelerini kullandı.

“Halk sağlığı büyük risk altında”

Nizip Çayı’nın kimyasal atıklarını taşıyan devasa bir zehir kanalına dönüştüğünü vurgulayan Demir, şunları söyledi:

“Bir zamanlar bereket saçan, fıstık bahçelerini besleyen bu nehir, şimdi simsiyah rengi ve geniz yakan ağır kokusuyla etrafındaki yaklaşık 30 köyde adeta bir biyolojik tehdide dönüşmüştür. Ne içinde tek bir balık yaşayabiliyor ne de kenarında maskesiz nefes alınabiliyor. Toprak kimyasala doydu, tarım bitti, hayvancılık can çekişiyor; en acısı da nehir kıyısındaki feryat eden köylülerimiz göz göre göre kanserle, hastalıklarla boğuşuyor. Yıllardan beri mevcut olan bir sorun devam ediyor. Daha önce bu çayımız berrak, herkesin içinde yüzebildiği, suyunu içebildiği, tarımda ve temel ihtiyaçları için kullanabildiği bir çayımızdı. Fakat yıllar içerisinde bu nehre akıtılan ağır sanayi atıklarının sonucunda bu nehir tamamıyla zehre dönüştü.”

“Dayanılmaz kimyasal koku vatandaşı rahatsız ediyor”

Çayın çevresindeki köy ve mahallelerde uzun yıllardır süren kirliliğe bağlı olarak bölgede hastalıkların tırmanışa geçtiğini dile getiren Demir, “15-20 köye yakın bir bölgeden söz ediyoruz. Bu çay bu 15-20 köyün içinden geçiyor ve çok pis bir koku yayıyor. Zehir doludur. İçinde hiçbir canlının yaşayamadığı bir noktadadır. Bırakın yüzmeyi, oradan geçenlerin neredeyse zehirleneceği kimyasal bir koku yayılmaktadır.” diye konuştu.

“Filtreleme çağrıları karşılıksız kalıyor”

Nizip Çayı’nın, OSB’deki fabrikaların sanayi atıkları nedeniyle zehir akıtmaya devam ettiğini, köylülerin ve vatandaşların yıllardır süren ıslah ve filtreleme çağrılarına rağmen çevre kirliliğinin devam ettiğini ifade eden Demir, “Çayın ıslah edilmesi için valilik, büyükşehir belediyesi ve ilgili kurumların da dahil olduğu çalışmalar yapıldı ama bugüne kadar çayın temiz akması konusunda bir gelişme olmadı. Bu çay zehir akmaya devam ediyor. Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalardan buraya akıtılan ağır sanayi atıklarının tamamı zehirdir. Bu atıkların arıtılarak çaya akıtılması gerekirken böyle bir işlem maalesef yapılmıyor.” şeklinde konuştu.

“Nizip Çayı bir an önce ıslah edilmeli”

İnsan sağlığının bu kadar ucuz olmaması gerektiğini vurgulayan Demir, çayın bir an önce zehirden arındırılması için yetkililere çağrıda bulundu:

“Nizip Çayı bir an önce ıslah edilmeli ve bu zehirden arındırılmalıdır. Ağır sanayi atıklarının bu çaya akıtılmasına engel olunmalıdır ya da fabrika atıklarının filtrelendikten sonra çaya akıtılmasına müsaade edilmelidir. İlgili kurumlar, insanımızın sağlığını muhafaza etsin. Zehir saçan bu çay ıslah edilsin ve insanımız büyük tehlikelerle karşı karşıya kalmasın.”

Ziyaretlerinde Antep fıstığı yetiştiricileri başta olmak üzere tüccar, esnaf, ihracatçı ve tüketicilerle de bir araya geldiğini belirten Demir, artan maliyetler altında ezilen çiftçinin ürününü borç yüzünden yok pahasına aracılara kaptırdığını söyledi.

“Alın terini çiftçi döküyor, kazancı fırsatçılar alıyor”

İşçilik ve mazot fiyatlarındaki fahiş artışlar karşısında fıstık üreticisinin bu yıl masraflarını dahi çıkaramadığını belirten Demir, “Alın terini çiftçi döküyor, kazancı fırsatçılar alıyor. Piyasaya acil düzen ve denetim şart.” dedi.

Fıstık piyasasındaki belirsizliğe de dikkat çeken Demir, spekülatörlerin önüne geçilmesi için acilen bir üretici birliği kurulması çağrısında bulundu.

Demir, Antep fıstığı için hem üreticiyi hem tüketiciyi koruyacak bir taban fiyat formülünün hayata geçirilmesini de istedi.

“Hak ettiği desteği bulamayan çiftçimiz üretimden elini çekiyor”

Karkamış’ın verimli topraklarına sahip kırsal Elifoğlu Mahallesi’ndeki çiftçilerin sorunlarına da değinen Demir, “Yüksek girdi maliyetleri, kontrolsüz ithalat ve tarlada 5 lira olan ürünün rafta 100 liraya yükseldiği adaletsiz fiyat makası yüzünden çiftçi mağdur oluyor. Çiftçi emeğinin karşılığını alamadığı için bin bir emekle yetiştirdiği mahsulünü tarlada sürmek zorunda kalıyor. Ucuz ithal nane karşısında ezilen üretici toprağını terk ederken; genç nüfusunu kaybeden köy hızla boşalıyor. Hak ettiği desteği bulamayan çiftçimiz üretimden elini çektikçe, sadece bir köy değil, Türkiye’nin tarımsal geleceği ve gıda bağımsızlığı yok oluyor.” diye konuştu.

Sanayinin gölgesinde doğal gaz mahrumiyeti

Demir, Gaziantep gibi sanayisi gelişmiş ve doğal gaz ağının yaygınlaştığı bir büyükşehirde, merkeze son derece yakın bir mesafede yer alan Oğuzeli ilçesindeki kırsal Altınyurt Mahallesi’ndeki vatandaşların temel altyapı hizmetlerinden ve doğal gazdan mahrum bırakılmasının, bölge halkında derin bir sahipsizlik hissine ve haklı bir siteme neden olduğunu vurguladı.

Eğitim-istihdam planlaması eksikliği

Gaziantep’te üniversite mezunu olduğu halde istihdam edilemeyen gençlerle bir araya geldiğini bildiren Demir, Türkiye’nin en kronik yapısal problemlerinden biri olan üniversite mezunu işsiz ordusuna dikkat çekerek, gençlerin sadece üniversite diploması için değil, henüz lise sıralarındayken somut birer meslek sahibi olacak şekilde yetiştirilmesi gerektiğini belirtti.

İnşaat sektörü zor durumda

Gaziantep’te inşaat sektörü temsilcileriyle de bir araya geldiğini belirten Demir, inşaat sektöründeki durgunluğun ve olası iflas zincirlerinin önüne geçmek adına şu adımların atılmasını önerdi:

“Belediyeler kendi bünyelerindeki araçlar ve döküm sahaları üzerinden makul fiyatlı alternatif hafriyat hizmeti sunarak piyasadaki tekel fiyatlarını kırmalıdır. Yapı denetim ve belediye onay süreçlerinde sonradan çıkarılan masraflar mevzuatla engellenmeli, projenin başında belirlenen maliyet haritasına sadık kalınmalıdır. Gaziantep Büyükşehir ve ilçe belediyeleri meclis kararlarıyla, konut üretimini ve istihdamı korumak adına belirli bir süreliğine ruhsat ve harçlarda sübvansiyona gitmelidir.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: