Türkiye, Fransa'daki polis şiddetini kınadı
Fransa'daki Gösterilerde Ağır Bilanço! Türkiye Göstericilere Polis Şiddetini Kınadı
Geçen hafta Cumartesiden beri hükümetin akaryakıta ek vergi koymasını protesto eden ve "Sarı yelekliler" adı altında örgütlenen eylemciler başta Paris'te olmak üzere birçok kentte gösterileri devam edyor. Fransa'da eylemlerini sürdüren 'Sarı Yelekliler', Avrupa gündeminin zirvesine de yerleşti. Polis şiddetine maruz kalan 'Sarı Yelekliler'in talepleri neler, hükümet ne diyor?
Geçen hafta Cumartesiden beri hükümetin akaryakıta ek vergi koymasını protesto eden ve "Sarı yelekliler" adı altında örgütlenen eylemciler başta Paris'te olmak üzere birçok kentte gösterileri devam edyor. Fransa'da eylemlerini sürdüren 'Sarı Yelekliler', Avrupa gündeminin zirvesine de yerleşti. Polis şiddetine maruz kalan 'Sarı Yelekliler'in talepleri neler, hükümet ne diyor?
Emniyet Müdürlüğünde yapılan açıklamada, dün Paris'in Champs-Elysees Caddesi'ndeki gösteride çıkan olaylarda 695 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

Fransa’da akaryakıta ek vergi konmasını protesto eden ‘Sarı Yelekliler’in (Gilets Jaunes) eylemleri 1 haftadır devam ediyor. Cumartesi günü Paris'teki eylemlerine polisin saldırdığı 'Sarı Yelekliler'in talepleri neler? Eyleme katılanlar neler diyor, hükümetten yapılan açıklamalar ne yönde?
TEPKİLERİN KAYNAĞI NE?
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “Çevre Vergisi” adı altında 1 Ocak’tan itibaren uygulamaya koymayı kararlaştırdığı vergiler eylemlerin fitilini ateşledi. Bu vergiler, özellikle özel araçlarla işe gidip gelenlerin cebinden daha fazla para çıkmasına neden olacak. Örneğin, yeni karar çerçevesinde dizelin litresine 6,5 sent, benzinin litresine 2,9 sent zam gelecek. Bu durumda arabayla günde 60 km yol yapan bir çalışanın cebinden ayda 80 avro daha fazla çıkmış olacak. Dünya genelinde petrol fiyatlarının artması durumunda bundan en çok etkilenenlerin Fransa’daki araba kullanıcılarının olacağı anlaşılıyor.
SARI YELEKLİLER KİMDİR?
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un talepleri karşılamamak ve eylemleri gayrimeşru göstermek için aşırı sağcılarla ilişkilendirmeye çalıştığı ‘Sarı Yelekliler’, Fransa’da uzun süredir devam eden ve güvencesizleştirmeye, işsizliğe karşı gerçekleştirilen irili ufaklı eylemlerin yeni bir boyutunu oluşturuyor.
‘Sarı Yelekliler’in bir lideri ya da belirgin bir siyasi hareketle bağlantısı yok. Akaryakıta konulan ek vergiyle başlayan eylemler, uzun süredir kemer sıkmaya, bedel ödemeye zorlanan ve talepleri duyulmayan emekçilerin kendiliğinden bir isyanı olarak devam ediyor.
Almanya’da yayınlanan Süddeutsche Zeitung, eylemlere ilişkin yaptığı değerlendirmede “Orta Sınıfın direnişi” başlığını atmış ve eylemlere ülke genelindeki büyük katılımın asıl olarak Macron’un ekonomi politikalarına tepkiyi özetlediğine dikkat çekmişti.

EYLEMLERE KATILANLAR NE DİYOR?
Fransa’nın başkenti Paris’te Cumartesi günü yapılan eyleme katılanlardan Jacques isimli bir emekçi Observer’a, “Barışçıl bir eylem için buradaydık ancak gaza maruz kaldık” diyor ve ekliyor: “Tüm gün burada kalacağız çünkü Macron bizi dinlemeli.”
Yine Observer’a konuşan 24 yaşındaki öğrenci Joel Mouilleseaux, “Buradayız çünkü artık bıktık. Başkalarının neden olduğu dertlerin bedelini ödemek hep aynı insanlara düşüyor. Bunları ödemek için hep daha fazla çalışmak zorunda kalıyoruz ve bu yıllardır böyle. Ben doğduğumdan beri, başkan üstüne başkan değişti ama her şey aynı. Ve artık “Yeter” diyoruz” ifadelerini kullanıyor. Son seçimde bağımsız bir aday için oy kullandığını söyleyen Mouilleseaux “Sol, sağ, benim için ikisi de aynı, hep aynılardı. Ben sesimin duyulmasını istiyorum, dinlenmek ve bir karşılık almak istiyorum” diyor.
Lyon’dan gelen 66 yaşındaki emekli marangoz Bruno Binelli ise “Hiçbir siyasi partiye üye değilim. Genellikle Ulusal Cephe’ye oy verdim ama onlardan değilim ayrıca İtalyan kökenliyim ancak bunu işlerin iyi gitmediğini göstermek için yapıyorum ve ‘Böyle devam ederseniz aşırı sağcı birini seçeceğiz’ diyorum” şeklinde konuşuyor ve şöyle devam ediyor: “Bizi dinlemiyorlar. Macron hiçbir şeyi dinlemiyor. Bir anda ekoloji için endişe duyduğunu söylüyor ama bu bir yalan. Bu, bizim daha çok vergi ödememizi sağlamak için bir gerekçe. Artık nasıl bir araba alacağımızı bilmiyoruz. Benzin mi, dizel mi, elektrikli mi? Kim bilir! Küçük bir dizel vanım var ve yenisini alacak param yok. Hele ki emekliliğim yaklaşmışken. Biz, kırsal kesimden gelen insanlar unutulduğumuzu düşünüyoruz.”
HALKIN DESTEĞİ NE SEVİYEDE?
Fransa hükümeti, her ne kadar bu öfkeyi görmezden gelmeye çalışsa da anketler, ‘Sarı Yelekliler’in Fransa halkının yüzde 80’inin desteğini aldığını gösteriyor. Bununla birlikte BVA’nın bir anketine göre ise Macron’u onaylayanların oranı yüzde 26’ya düşmüş durumda.
HÜKÜMET NE DİYOR?
Zor durumdaki Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bugüne kadar akaryakıt zamları sorununun protestolarla değil diyalogla çözülebileceğini savunan açıklamalarla geçiştirmeye çalıştı. Macron, Cumartesi günü yaşananlar sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerine teşekkür ederken, polise karşı şiddette bulunanların utanç duymaları gerektiğini söyledi ve cumhuriyette şiddetin yeri olmadığını belirtti.
Hükümet, “Sarı Yelekliler”i aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi ile ilişkilendirerek eylemleri gayrimeşru gösterme tutumunu sürdürdü. İçişleri Bakanı Castaner ve Macron, yaşananlardan Ulusal Birlik Partisinin lideri Marine Le Pen’i sorumlu tuttu.
Le Pen ise şiddetin sebebinin küçük bir grup olduğunu belirtti ve “Neden Castaner bu insanların Champs Elysees’e çıkmasına izin verdi. Sorumluluk onda” dedi ve hükümeti ‘Sarı Yelekliler’ hareketini suçlu göstermeye çalışmakla tenkit etti.

EYLEMLERİN BİLANÇOSU NE?
Geçen cumartesi gününden bu yana ülke genelinde devam eden gösterilerde, yüzlerce cadde ve yolda blokaj eylemi düzenlendi ve birkaç gün süresince ülke genelinde çok sayıda petrol deposunun giriş ve çıkışı kapatıldı.
Önceki gün petrol depolarının giriş ve çıkışının kapatılması nedeniyle 75’ten fazla benzin istasyonunda akaryakıt bittiği için satış yapılamadı.
1 hafta önce Fransa genelinde 280 bin “Sarı yelekli”, 2 binden fazla bölgede protestolara katılmıştı.
Yaklaşık 1 haftadır süren eylemlerde 2 kişi hayatını kaybetti, 136’sı güvenlik görevlisi olmak üzere 756 kişi yaralandı ve 695 kişi gözaltına alındı.
İçişleri Bakanı Christophe Castaner, Cumartesi günü yaşananlara dair yaptığı açıklamada, ülke genelinde düzenlenen yaklaşık bin 600 gösteriye yaklaşık 106 bin kişinin katıldığını bildirdi.

Paris'teki eylemlerde sürpriz isim
Paris’teki eylemlerde sürpriz bir isim gözlerden kaçmadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Basın Sözcüsü Dmitri Peskov’un kızı Elizaveta Peskova, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen sokak gösterilerine katıldığını sosyal medya hesabından duyurdu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Basın Sözcüsü Dmitri Peskov’un kızı Elizaveta Peskova sosyal medya hesabı üzerinden, Fransa’nın başenti Paris’te düzenlenen sokak gösterilerinden fotoğraf paylaştı.
Sosyal medyada yaptığı açıklamasında Fransa halkının mücadelesini öven Peskova, Paris’in ünlü sokaklarında barikatlar kurulmasını şaşkınlıkla karşıladığını söyledi.
"Polisin demokratik eylemlere yönelik tavrı nedeniyle sık sık eleştirilen Türkiye'den Fransa'ya: Fransız güvenlik güçlerinin göstericilere sertleşen müdahaleleri ve orantısız güç kullanmaya varan uygulamaları da kaygı vericidir."
Toplanma hakkının kısıtlanması ve polisin eylemcilere yönelik sert müdahaleleri nedeniyle uluslararası toplumun sık sık eleştirdiği Türkiye, Fransa’nın başkenti Paris’teki yakıt fiyatları protestolarında güvenlik güçlerinin göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanmasını kınadı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “Fransa’daki bu gelişmeleri yakından ve endişeyle takip ediyoruz. Fransız güvenlik güçlerinin göstericilere sertleşen müdahaleleri ve orantısız güç kullanmaya varan uygulamaları da kaygı vericidir” dedi.
Aksoy Fransa’da yaşananlara ilişkin bir soruya, “Fransa’da akaryakıt fiyatlarında yaşanan artışın ardından son dönemde çok sayıda şehirde sokak gösterileri düzenlenmektedir. Son olarak dün (24 Kasım) Paris’te yapılan gösterilerde şiddetli olaylar yaşanmıştır. Sayıları 700 bini bulan Türk toplumunun yaşadığı Fransa’daki bu gelişmeleri yakından ve endişeyle takip ediyoruz. Fransız güvenlik güçlerinin göstericilere sertleşen müdahaleleri ve orantısız güç kullanmaya varan uygulamaları da kaygı vericidir” yanıtını verdi.
Hami Aksoy’un ‘sorunların diyalog yöntemiyle çözülmesi’ çağrısı yapması da dikkat çekti: “Demokrasilerde diyaloğun gerekliliğine inanıyor, olayların en kısa sürede yatışması için itidal çağrısında bulunuyoruz. Gösterilerin demokratik standartlara uygun, barışçıl bir şekilde gerçekleşmesi, sorunların diyalog yöntemiyle çözülmesi ve Fransa’da yaşayan Türk toplumunun güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm önlemlerin Fransız makamlarınca süratle alınması öncelikli beklentilerimizdir. Fransa’da yaşayan vatandaşlarımızı gösteri alanlarından uzak durmaya, herhangi bir şekilde güvenliklerini tehlikeye sokacak mekanlarda bulunmama konusunda özen göstermeye davet ediyoruz.”