Fırtınadan Çıkan Liderlik: İzmir’de Rakamların Dili
Ahmet Kaplan
Siyaset bazen kürsüden yapılır, bazen de enkazın içinden ayağa kalkarak.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı için son dönem tam olarak böyle geçti.
Hortum felaketinde iş yeri yerle bir oldu.
Canını zor kurtardığı o günün ardından iki seçenek vardı:
Ya biraz geri çekilmek ya da daha güçlü dönmek.
O ikinci yolu seçti.
İş yerini yeniden ayağa kaldırmaya çalışırken, teşkilat çalışmalarını bir an olsun aksatmadı.
Gece gündüz sahadaydı.
Özellikle Ramazan ayında ev ev dolaşarak iftarlara katılması, sahur programlarında gençlerle bir araya gelmesi, mahalle mahalle gönül ziyaretleri yapması; siyasetin sadece makam değil, mesuliyet olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ve rakamlar konuştu.
3 Mayıs 2025 – 1 Ocak 2026 tarihleri arasında 48 bin 693 yeni üye.
Toplam üye sayısı 505 bin 261.
Bu sadece bir artış değil.
Bu, İzmir’deki tüm siyasi partiler arasında en yüksek üye kazanımı demek.
Yani AK Parti, bu süreçte CHP dâhil olmak üzere diğer partilerin tamamından daha fazla yeni üye kazandı.
Dahası var.
AK Parti İzmir, teşkilat performansı bakımından Ege Bölgesi’nde üye yapma oranı ve gerçekleşme yüzdesinde birinci sıraya yerleşti.
Hedefini ilk tamamlayan il oldu.
Bu tablo, “İzmir bizim kalemiz” diyen CHP’ye verilmiş en net cevaptır.
Siyaset “kale” söylemiyle değil, gönül kazanarak yapılır.
Yıllardır İzmir’i tekeline almış gibi konuşan anlayış, artık sahadaki değişimi görmek zorunda.
31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde de aynı disiplin vardı.
İzmir, Türkiye genelindeki 81 il arasında Sonuç Giriş Sistemi (S.A.S.) veri girişini en hızlı tamamlayan 6. il oldu.
Büyükşehirler arasında ise 2. sırada yer aldı.
Bu; güçlü organizasyon, yüksek koordinasyon ve sağlam sandık hâkimiyeti demektir.
CHP’nin yıllardır sürdürdüğü konforlu siyaset dili, yerini artık performans kıyasına bırakmak zorunda.
Çünkü İzmir’de tablo değişiyor.
Felaket yaşamış bir il başkanının, iş yerini toparlamaya çalışırken aynı zamanda teşkilatı büyütmesi; Ramazan’da sofralara misafir olması; sahurda gençlerle, iftarda ailelerle bir araya gelmesi…
Bu, sıradan bir siyasi tempo değildir.
Bu, liderlik refleksidir.
Bilal Saygılı’nın ortaya koyduğu bu irade şunu gösteriyor:
İzmir’de AK Parti artık savunmada değil; oyunu kuran tarafta.
Rakamlar ortada.
Emek ortada.
Saha ortada.
Söz değil, sonuç konuşuyor.