Filistinli gazeteci Büşra et-Tavil 50 gündür tecritte tutuluyor
Filistinli gazeteci Büşra et-Tavil’in yaklaşık 50 gündür hücre hapsinde tutulduğu, sağlık durumunun kötüleştiği belirtilirken, kadın esirlerin darbedilme, gazla müdahale, zorla başörtülerinin çıkarılması ve tıbbi bakımdan mahrum bırakılma gibi ihlallerle karşı karşıya olduğu aktarıldı.
Filistinli Esirleri Savunma Ağı Samidoun, işgal cezaevlerinde Filistinli kadın esirlere yönelik ihlallerin giderek ağırlaştığı uyarısında bulundu. Ağ, yaklaşık 90 kadın esirin gazetecilik faaliyetleri, insan hakları çalışmaları, öğrenci hareketlerine katılımları ve Filistin halkının özgürlük mücadelesine bağlılıkları nedeniyle sistematik baskılara maruz kaldığını bildirdi.
33 yaşındaki Filistinli gazeteci Büşra et-Tavil, 5 Şubat'ta Ramallah yakınlarındaki bir askeri kontrol noktasında alıkonuldu. Soruşturma merkezine götürüldükten sonra Damon Cezaevi’ne nakledilen et-Tavil hakkında "idari tutukluluk" kararı uygulandı. İşgal makamları, geçen hafta bu kararı dört ay daha uzattı. Böylece gazeteci, herhangi bir suçlama yöneltilmeden ve yargılanmadan tutulmaya devam ediyor.
Filistinli Esirler Kulübü’nün 18 Ekim’de yayımladığı açıklamaya göre et-Tavil, yaklaşık 50 gündür tecrit altında tutuluyor. Hücresine tekrarlanan baskınlar düzenlendiği, bu sırada darbedildiği ve gaz sıkıldığı bildirildi. Sürekli hakaret ve kötü muameleye maruz bırakıldığı belirtilen gazetecinin 24 saat kameralarla izlendiği kaydedildi.
Et-Tavil’in sağlık sorunlarının da ağırlaştığı ifade edildi. Gazetecinin uyuz hastalığına yakalandığı, gözlerinde, cildinde ve ellerinde kuruluk yaşadığı, uzun süre kelepçeli tutulması nedeniyle ellerinde uyuşma oluştuğu aktarıldı. Yeterli gıda ve temiz suya erişemediği, temiz kıyafet ve temel hijyen malzemelerinden yoksun bırakıldığı da bildirildi.
Filistinli kuruluşlar, cezaevleri arasındaki tekrarlanan nakillerin avukatların et-Tavil’i ziyaret etmesini de zorlaştırdığına dikkati çekti. Gazetecinin 4 Ekim’de Damon Cezaevi’ne nakledileceğine ilişkin evrak imzalatılmasına rağmen, daha sonra Beerşeba’daki Ohalei Oz Cezaevi’nin tecrit bölümüne götürüldüğü belirtildi.
Damon Cezaevi’nde kadın esirlere gazlı saldırı
Kadın esirlere yönelik ihlallerin yalnızca et-Tavil’in durumuyla sınırlı olmadığı vurgulandı. Filistinli Esirler Kulübü ve Esirler Medya Ofisi tarafından aktarılan bilgilere göre, Damon Cezaevi’ndeki kadın esirlerin bulunduğu bölüme 7 Ekim’de üç kez baskın düzenlendi. Baskınlarda göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları kullanılması nedeniyle bazı kadın esirlerin boğulma ve solunum sıkıntısı yaşadığı bildirildi.
Açıklamalarda, kadın esirlerin kelepçelenerek avluya çıkarıldığı, yere yatırılmaya zorlandığı, görüntülerinin kaydedildiği ve hakarete uğradığı kaydedildi. Bazı kadın esirlerin saç örgülerini açmaya zorlandığı, 15 esirin ise tecrit bölümüne nakledildiği belirtildi.
Ertesi gün de odalarda ve duş alanlarında biber gazı kullanıldığı, bunun kusma ve nefes alma güçlüğüne yol açtığı aktarıldı. Darbedilen esirlerin gazla dolan odalarda yerde tutulduğu, yaşlı kadın esirlerin yanı sıra hamile bir esirin de olaylardan etkilendiği ve cezaevi kliniğine nakledildiği ifade edildi.
Uluslararası kurumlara acil müdahale çağrısı
Samidoun, Büşra et-Tavil’in ve diğer Filistinli kadın esirlerin tecritten çıkarılması, bağımsız sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlanması ve saldırılara karşı korunmaları için uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu. Ağ, Filistinli esirlerin serbest bırakılması talebini de yineledi.
Filistinli Gazeteciler Topluluğu da uluslararası kuruluşlardan ve basın meslek örgütlerinden et-Tavil’in sağlık durumunu takip etmelerini, tecridin sona erdirilmesi ve serbest bırakılması için girişimde bulunmalarını istedi. Medya kuruluşlarına da gazetecinin yaşadıklarını gündemde tutma çağrısı yapıldı.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi başta olmak üzere insan hakları kuruluşlarından cezaevlerindeki ihlallere müdahale etmelerini isteyen Samidoun, Filistin dayanışma örgütlerini, kadın hareketlerini, sendikaları ve öğrenci birliklerini de kadın esirlerle dayanışma kampanyalarına katılmaya çağırdı. Açıklamada, işkence, tecrit ve kötü muamelenin sona erdirilmesi için uluslararası baskının artırılması gerektiği vurgulandı. (İLKHA)