Fatih Erbakan: Ana dillerimiz analarımızın ak sütü gibi helaldir
Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır'a gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, basın mensuplarıyla buluştu. Erbakan'ın gündeminde anadil ve terörsüz Türkiye süreci vardı.
Dün geldiği Diyarbakır'da bir dizi temaslarda bulunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, bugün basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Diyarbakır'ın manevi yönünden önemine dikkat çeken Erbakan, son günlerde sıkça gündeme gelen anadil konusunu masaya yatırdı. Ayet ve hadisler ışığında anadilin öneminde söz eden Erbakan terörsüz Türkiye süreciyle ilgili çözüm yolunun gizli pazarlıklardan geçmemesi gerektiğini belirterek referandum çağrısı yaptı.
Konuşmasının başında Peygamber ve sahabeler şehri Diyarbakır'ın İslam kültür ve medeniyeti açısından önemine vurgu yapan Erbakan "Diyarbakır Sahabeler Diyarıdır; İslam ordularının Anadolu’ya açılan kapısıdır. Bu topraklar, Anadolu’nun diğer bölgelerinden asırlar önce İslam’la şereflenmiş topraklardır. Hazreti Ömer Radıyallahu anh'ın adalet, İyaz bin Ganem’in fetih mührü bu topraklardadır. Hazreti Süleyman başta olmak üzere, yüzlerce Sahabe-i Kiram’ın emanetini taşıyan inanç toprağıdır." ifadelerini kullandı.
"İnsanların kendi ana dilini konuşması ve evlatlarına öğretip aktarması, en tabii hakkıdır"
Erbakan "İşte bugün buradan, medeniyetin bu kadim beşiğinden dış güçlere haykırıyoruz: Fitnenin, ihanet projelerinin, büyük israil ve Büyük Orta Doğu Projesi’nin yolu Diyarbakır’dan geçmez! Diyarbakır’dan; hakkın, adaletin, hakikatin, ümmet ve kardeş olmanın yolu Diyarbakır’dan geçer! Fitnenin, nifakın ve ayrışmanın değil; bin yıllık sarsılmaz kardeşliğin merkezi, bu diyardır!" dedi.
Konuşmasına "Dillerinizin ve renklerinizin farklı olması, Allah’ın ayetlerindendir." ve "Sizi, birbirinizle tanışasınız diye kavimlere ve kabilelere ayırdık" ayeti kerime mealleriyle devam eden Erbakan, anadil konusunda şunları kaydetti:
"Demek ki dillerimizin farklılığı da soylarımızın, boylarımızın çokluğu da bizzat Allah’ın takdiridir; Rabbimizin varlığının ve kudretinin birer nişanesidir! Bize düşen, Allah’ın ayetlerinden olan bu farklılıkları yok saymak değil; birbirimizin diline, kimliğine ve yaradılışına saygı duymaktır! İnsanların kendi örf ve adetlerine göre yaşaması, ana dilini konuşması ve evlatlarına öğretip aktarması, en tabii hakkıdır. Bunu engellemeye kalkarsanız zulmedersiniz, zalim olursunuz. İşte biz ana dilinin öğrenilmesine de konuşulmasına da bu nedenle tarafız! Bitlis’te söyledim, Van’da söyledim, bugün bir kez de Diyarbakır’da söylüyorum: Ana dillerimiz, her birimize, analarımızın ak sütü gibi helaldir ve haktır. Allah’ın kullarına bahşettiği kendi diliyle, kimliğiyle var olma hakkını kim gasp edebilir? Buna yeltenmek, hak ve adalet anlayışının açıkça çiğnenmesidir!"
"Arzumuz; çözümün, toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde geniş bir tabana yayılmasıdır"
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Erbakan "Sizlerin de sıkça yönelttiği bir soru var: 'Sayın Erbakan, siz Terörsüz Türkiye sürecine ve atılan adımlara ne diyorsunuz?' Bizim duruşumuz dün de netti, bugün de nettir! Biz bu süreçte hiçbir zaman çözümsüzlükten yana olmadık; aksine her zaman samimi ve kalıcı bir çözümün yanında durduk! Nitekim Meclis’te kurulan komisyona da üye vererek bu sorumluluktan kaçmayacağımızı açıkça gösterdik." şeklinde konuştu.
Erbakan "Ancak bizim arzumuz; kapalı kapılar ardında yürütülen siyasi hesaplar, gizli pazarlıklar değildir! Bizim arzumuz; çözümün, toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde geniş bir tabana yayılması ve bu kadar hayati bir meselenin referandum yoluyla doğrudan halkımızın onayına sunulması, kahir ekseriyetin desteğiyle de sarsılmaz bir meşruiyet kazanmasıdır!" ifadelerine yer verdi. (İLKHA)