FANUC Türkiye Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit: “Robotlar insanı işsiz bırakmaz, işleri daha nitelikli hale getirir”
FANUC Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, teknolojinin kendi yolunda ilerlediğini hatırlatarak, “Siz korksanız da korkmasanız da teknoloji ilerliyor. Bize düşen önce anlamak, sonra adapte olmak” dedi.
FANUC Genel Müdürü’nden Kritik Uyarı:
Türkiye Treni Kaçırmadı Ama Ölçek Ekonomisine Uymalı
FANUC Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, teknolojinin kendi yolunda ilerlediğini hatırlatarak, “Siz korksanız da korkmasanız da teknoloji ilerliyor. Bize düşen önce anlamak, sonra adapte olmak” dedi.
Egelobisi.com Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Kaplan’a konuşan FANUC Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, Endüstriyel otomasyon, robotik ve yapay zekanın üretimdeki etkileri, Türkiye’nin teknoloji konumlandırması ve FANUC’un pazar konumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Yiğit, Küresel teknolojik dönüşüm, yapay zekanın otomasyonu “oyun değiştirici” noktaya taşıdığını vurgulayarak, Robotların fabrikaya girmesiyle mevcut işlerin daha nitelikli hale geldiğini, insanın her zaman üçgenin tepesinde kalacağını vurguladı.
Gelişmiş ekonomilerdeki robot kullanım verilerine işaret eden Yiğit, “Robotları kurduk, insanlar işsiz kaldı” diye bir söylemin hiçbir yerde duyulmadığını belirtti. Aksine robotların fabrikaya girmesiyle birlikte mevcut işlerin daha nitelikli hale geldiğini, insanın her zaman en tepede ancak daha rahat, daha efektif ve daha nitelikli şekilde yer alacağını söyledi.
Bazı mesleklerin evrileceğini, bazı işlerin ortadan kalkacağını ama yerine yeni mesleklerin doğacağını ifade eden Yiğit, “Bu denge bu şekilde devam eder” değerlendirmesinde bulundu.
YAPAY ZEKA OTOMASYONU OYUN
DEĞİŞTİRİCİ NOKTAYA TAŞIDI
Otomasyonun uzun yıllardır işletmelerde var olduğunu vurgulayan Yiğit, asıl farkı yaratan unsurun yapay zeka olduğunu belirterek, “Otonom bir sisteme zeka verdiğinizde gören, anlayan, adapte olan ve siz müdahale etmeden aksiyon alabilen bir yapı ortaya çıkıyor. İşte bu game changer” dedi.
Yiğit, AI’nın ne kadar geliştirilip kullanılabileceğinin kritik olduğunu, teknoloji üretmek ile gerçek anlamda işletmede kullanabilmenin farklı şeyler olduğunu hatırlatarak, Bu iki nokta arasında korelasyon sağlandığında gidebileceği yerin “sınırsız” olduğunu, karanlık (insansız) fabrikalara doğru evrilmenin mümkün olduğunu ancak bunun için hâlâ uzun bir yol bulunduğunu söyledi.
YAPAY ZEKA RİSKLERİ VE ETİK BOYUTTA
HENÜZ ÇOK ERKEN AŞAMADAYIZ
Uluslararası CEO’ların yapay zekanın kontrol altına alınmazsa insanlık için tehlike oluşturabileceği yönündeki uyarılarına da değinen Yiğit, “işin etik boyutunun henüz tam olarak zemine oturmadığını belirtti. “Olay çok yeni. Şu an işin başındayız. Bir noktadan sonra regülasyonlar mutlaka gelir, gelmek zorunda” dedi.
Yapay zekayı sadece ChatGPT’ye soru sormak olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu, dile getiren Teoman Alper Yiğit, geleceğe dair senaryoların şu an “magazinsel” kaldığını, kendisinin her zaman reel sonuçlara baktığını ifade etti.
TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE HEM
FIRSATLAR HEM DE ENGELLER VAR
Teoman Alper Yiğit, Türkiye’nin otomasyon ve robotik dönüşümünde hem fırsat hem de yapısal engellerle karşı karşıya olduğunu açıkladı.
Yiğit, “Genç ve teknolojiye açık nüfus ile sanayi ekosisteminin varlığı güçlü bir temel oluştururken, ölçek ekonomisi ve finansmana erişim sorunları bu potansiyelin hayata geçmesini yavaşlatıyor” şeklinde konuştu.
Yapay zekanın otomasyonu bir üst seviyeye taşıdığı bu dönemde, “korkmak yerine anlamak ve adapte olmak” yaklaşımı hem işletmeler hem de ülke politikaları için kritik bir yol haritası olarak öne çıktığını kaydeden Yiğit, FANUC gibi global oyuncuların Türkiye’deki uzun soluklu varlığı ve yüksek pazar payı ise, doğru yatırımlar ve ölçek odaklı stratejilerle rekabet gücünün artırılabileceğinin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti.
TÜRKİYE İÇİN TREN KAÇMADI
AMA DOĞRU YERDE OYNAMAK ŞART
Türkiye’nin uzun yıllar ucuz işgücü avantajıyla rekabet ettiğini hatırlatan Yiğit, dünya teknolojiye hızla adapte olduğunda Türkiye’nin de takip etmeye çalıştığını kaydederek, “Üretim sektöründe lider firmaların gerisinde kalsa da robot ve teknoloji kullanım oranlarında ise kendi ölçeğindeki ülkelere göre kötü bir yerde değil. Gerçekten teknolojiyi kullanabilen genç bir nüfus ve teknolojinin faydasını öngörebilen bir sanayi ekosistemi var. Bu bizim güçlü kasımız” dedi.
Asıl aşılması gereken engellerin ölçek ve finansman olduğunu vurgulayan Yiğit, yüksek faiz ortamında yatırım yapmanın zorlaştığını, Türkiye’nin bir ikilem içinde bulunduğunu ifade ederek, “Tren hiçbir zaman kaçmaz. Bir tren gider, bir tren gelir. Önemli olan hangi trene bindiğiniz. Türkiye’nin ölçek ekonomisine uyması gerekiyor. Çin bunu bütün dünyaya uyguluyor. Ayda bir milyon adet üretenle ayda yüz bin adet üreterek rekabet edemezsiniz” değerlendirmesinde bulundu.
FANUC TÜRKİYE 30 YILLIK GÜVEN
Japon menşeli FANUC’un endüstriyel otomasyon alanında faaliyet gösterdiğini belirten Yiğit, şirketin Türkiye’de 30 yıldır aktif olduğunu söyledi.
Global CNC kontrol pazarında yüzde 60-65’e varan, endüstriyel robot pazarında ise yüzde 30’lara varan pazar payına sahip olduklarını kaydeden Yiğit, Dünyada kurulu 5 milyon robotun yaklaşık 1 milyon 200 bininin FANUC tarafından sahada kurulduğunu belirtti.
Şirketin tekil robot veya makine değil, IoT’den veri alan, kombine çözümler sunan bir “çözüm sağlayıcı” olarak konumlandığının altını çizen Yiğit, Türkiye’de ağırlıklı olarak otomotiv, ardından kimya, gıda ve metal sanayisinde faaliyet gösterdiklerini kaydetti.