Epstein'in bilim camiasıyla ilişkileri: Rahatsız edici teorileri akademiye sızdı mı?

Epstein'in psikoloji bölümüne 200 bin dolarlık bağış yaptıktan sonra Harvard'da misafir araştırmacı olarak görev yaptığı öğrenildi.

08 Şub 2026 - 23:15 YAYINLANMA
Epstein'in bilim camiasıyla ilişkileri: Rahatsız edici teorileri akademiye sızdı mı?

ABD Adalet Bakanlığı'nın geçen yıl sonundan beri yayınladığı belgeler, cinsel istismar suçlusu Jeffrey Epstein'in bilim projelerine milyonlarca dolar yatırım yaptığını ve prestijli araştırmacılarla sosyalleşmeye önem verdiğini gösteriyor.

Epstein'in 2008'de Florida eyaletinde çocuklara yönelik cinsel suçlardan ilk kez hapis cezası almasından sonra, bazı akademisyenlerin onunla ilişki kurmaya ve ondan para almaya devam ettiği biliniyordu. Öte yandan belgeler yayınlandıkça Epstein'in akademisyenlerle ilişkisinin 2000'lerin başından ölümüne dek sürdüğü ve derinleştiği de görülüyor.

Bilim insanlarının Epstein'e neden ilgi duyduğu sorusuna karşı akla ilk gelen cevap "para" oluyor. Cornell Üniversitesi'nde bilim iletişimi uzmanı Bruce Lewenstein, Scientific American dergisine yaptığı açıklamada, "Bilim insanlarının himayeye, desteğe ihtiyacı var," diyor.

"Zengin hamiler yüzyıllardır bilim insanlarını finanse ediyor, yabancı gezegenlerin atmosferlerini araştırmak için teleskoplar, beyin haritalama enstitüleri, sıtma önleme deneyleri ve daha birçok şey için ödeme yapıyorlar. Bu 400 yıldır böyle."

Birçok bağışçının aksine, Epstein genellikle adının bir binaya yazılmasını istemiyordu ve Miami Herald'ın araştırmasına göre, Epstein dans topluluklarından Dış İlişkiler Konseyi'ne kadar her şeye para bağışlamıştı.

Üniversite bağışları: Hangi kuruma ne kadar verdi?

Epstein'in eski kız arkadaşı ve ortağı Ghislaine Maxwell'e göre, Epstein özellikle de beyin araştırmalarına büyük ilgi duyuyordu.

Şu anda hapiste olan Maxwell'in babası Robert Maxwell, bilim yayıncılığı şirketi Pergamon Press'in kurucusuydu. Onun aracılığıyla kurduğu bağlantılar sayesinde Maxwell, Epstein'i birçok tanınmış bilim insanının bulunduğu Santa Fe Enstitüsü ile tanıştırdı. Adalet Bakanlığı tutanaklarına göre Maxwell, "Epstein'in evinde benim organize etmekle görevlendirildiğim akşam yemekleri olurdu ve bilim insanları bunun çok önemli bir bileşeniydi," demişti.

Epstein'in ilişki kurduğu saygın kurumların başında Harvard Üniversitesi geliyor. 2008'deki mahkumiyetinden önce Harvard'a 9 milyon dolardan fazla bağışta bulunmuştu, bu bağışın 6,5 milyon doları matematikçi Martin Nowak'ın liderliğindeki Harvard Evrimsel Dinamikler Programı'na (PED) yapılmıştı. Epstein, mahkumiyetinden sonra da bu programı ziyaret etmeye devam etti. Sadece 2018'de 40'tan fazla kez ziyarete gittiği ve hatta orada bir ofisi de olduğu biliniyor.

Nowak, Epstein soruşturmasında adı en çok geçen isimlerden biri. Bilim çevrelerinde saygın bir yayın olan Scientific American'ın yönetim kurulunun eski bir üyesi olan Nowak, 23 Eylül 2009'da Epstein'e gönderdiği bir e-postada, "[Ben] Scientific American'ın yeni kurulan danışma kurulundayım," diye yazıyordu: "Oradaki neredeyse herkes sizin arkadaşınız gibi görünüyor."

Nowak, 2011'de yayımlanan "SuperCooperators" adlı kitabında, Princeton Üniversitesi'ndeyken Epstein'in kendisini adasına davet ettiğini anlatıyordu: "Ziyaretimin son gününde Jeffrey bana bir enstitü kuracağını söyledi."

2021 yılında Harvard, Epstein konusunda yürütülen bir soruşturmanın ardından Nowak'ın yeni öğrenci danışmanlığı yapmasını veya yeni hibeler ve sözleşmelerde baş araştırmacı olarak görev yapmasını yasakladı ama bu yaptırımlar 2023'te kaldırıldı.

Harvard fizikçisi Lisa Randall'ın da 2014'te Epstein'in özel jetiyle seyahat ettiği ve özel adasına gittiği biliniyor. Hatta Randall, Epstein ile e-posta yazışmasında 2008'de aldığı hapis cezası hakkında şakalar yapıyordu.

Epstein'in iddialarına göre, mahkumiyetinin ardından, Harvard'daki bilim insanlarıyla tanıştırdığı bağışçılar da okula 9,5 milyon dolar bağışta bulunmuştu.

Epstein, başka kişileri genetikçi George Church'e de 2 milyon dolar bağış yapmaya teşvik ettiğini söylüyordu. Church ise Epstein'in fonlarının sadece kendisini değil, esasen ekibini desteklediğini savundu.

Eski Harvard Rektörü ve ekonomist Larry Summers, Epstein'in network'ündeki tanınmış isimlerden bir diğeri. Epstein ve Summers arasındaki e-postalar 2017'den 2019'a kadar uzanıyor. 2001 ve 2006 arasında Harvard Üniversitesi'nin rektörü olan Summers, kadınların biyolojik farklılıklar nedeniyle matematik ve fen bilimlerinde erkekler kadar yetenekli olmadığını ima eden açıklamaları nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.

Epstein'ın ayrıca, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ne (MIT) de bağış yaptığı biliniyor. MIT Medya Laboratuvarı'na 525 bin dolar ve makine mühendisliği profesörü Seth Lloyd'a 225 bin dolar bağışlamıştı. Üniversite soruşturmasına göre, her iki bağış da 2008'deki mahkumiyetinden sonra ve normal kanalların dışında gerçekleşti. Bu arada kendisi, Bill Gates ve Leon Black üzerinden okula 7 milyon dolarlık bağış ayarladığını da iddia etmişti. Gates ise bunu reddediyor.

Onun bu bağışları neden yaptığı sorusunu BBC'ye değerlendiren biyografi yazarı Barry Levine, onu bilgi ve iyilik ticareti yapan bir "insan toplayıcısı" diye nitelendiriyor. Ayrıca bilim insanları onun temas kurduğu birçok etkili gruptan yalnızca biriydi.

Bu isimlerden birçoğuna Epstein'in arşivinde bir listede rastlanmıştı. Buna göre, Epstein saygın kurumlarda görev alan 30 bilim insanının isminin yazdığı bir listeye sahipti.

Harvard'a misafir araştırmacı oldu

Epstein'in psikoloji bölümüne 200 bin dolarlık bir bağış yaptıktan sonra 2005-2006 akademik yılında Harvard'da Misafir Araştırmacı olarak görev yaptığı da biliniyor. Üstelik bu görev için gereken akademik niteliklerden tamamen yoksundu ve üniversite mezunu bile değildi.

Scientific American'a göre, 2005'te bu görev için üniversiteye yaptığı başvuruda insan gönüllüler üzerinde manyetik rezonans (MR) görüntüleme çalışmaları yapmayı öneriyordu.

Bu başvuru, Epstein'in insanlara bakışını özetler nitelikteydi. Başvuruda, "Grup davranışının ardındaki nedenleri, örneğin 'sosyal protez sistemleri'ni incelemek istiyorum" diye yazıyordu: "Yani, diğer insanlar bilişsel yeteneklerimizi artırdıkları ve duygularımızı düzenlememize yardımcı oldukları ölçüde 'protez' görevi görebilirler ve böylece esasen kendimizin uzantıları olarak hizmet edebilirler."

Dahası, ilerleyen yıllarda Epstein'in başı derde girdiğinde, birçok fakülte üyesi onu savunmuş ve hatta hapishanede ziyaret etmişti. Bunlardan biri de Nowak'tı. 2008'de girdiği hapisten çıktıktan sonra bile Epstein sık sık ziyaret etmeye devam etmişti.

Epstein'in avukatı da Harvardlı profesör Alan Dershowitz'ti. Dershowitz, Epstein'in savunması için yardıma ihtiyaç duyduğunda, Harvard psikoloğu ve dilbilimci Steven Pinker'a başvurmuştu. Pinker, o dönemde hukukçuya verdiği tavsiyelerin ne amaçla kullanıldığını bilmediğini ve Dershowitz'e sadece "bir arkadaş ve meslektaşına iyilik olsun diye" yardım ettiğini söylüyor.

Rahatsız edici ve temelsiz teoriler akademiye sızdı mı?

Belgelerde Epstein'in çeşitli fikirlerini akademisyenlerle tartıştığı ve hatta bazılarını hayata geçirmeye çalıştığı da görülüyor. Örneğin o, insan ırkını kendi DNA'sıyla tohumlama gibi öjenist bir hayalin de peşindeydi. Bunun için, 2008'deki ilk kez mahkumiyetten birkaç yıl sonra, ABD’nin önde gelen hastanelerinden Massachusetts General Hospital’da görev yapan bir doktor aracılığıyla genetik testler yaptırmıştı. Söz konusu doktorun, Harvard Tıp Fakültesi’yle bağlantılı büyük ölçekli genomik araştırmalarda da yer alan Dr. Joseph Thakuria olduğu belirtiliyor.

Belgeler arasında, Thakuria’nın Şubat 2014’te Epstein’a gönderdiği bir proje teklifi yer alıyor. Bu teklifte, hastaların genomlarının dizilenerek hastalıkların genetik nedenlerinin araştırılacağı özel bir çalışmaya Epstein’den finansman sağlaması isteniyor. Aynı belgede, Epstein’e özel genetik inceleme seçeneklerinden de söz ediliyor.

Epstein’ın bazı bilim insanlarıyla, kendi genlerini kullanarak “yeni bir insan ırkı” oluşturma fikrini dahi tartıştığı da daha önce basına yansımıştı.

Chopra için Harvard'da enstitü kurma planları ve Pfizer görüşmesi

Belgelerde ayrıca kuantum fiziğini, bilinç, ruh ve iyileşme gibi kavramları açıklamak için kullanan ve bu yüzden bilim camiasının eleştirileriyle karşı karşıya kalan Hint asıllı Amerikalı yazar Deepak Chopra'nın da adı geçiyor.

Chopra'nın Harvard'da Rudolph Tanzi gibi profesörlerle yaptığı felsefi tartışmaları ve çalışmaları sıklıkla Epstein'e bildirdiği ve onun da görüşünü aldığı anlaşılıyor. Epstein'in de bunlara yorum yaptığı, "bence bazı kısımları değiştirmeniz gerekiyor" gibi öneriler verdiği görülüyor.

Dikkat çekici bir diğer belgede ise Harvard ekibinin ilaç devi Pfizer ile görüşmelerinden de Epstein'i haberdar ettiği anlaşılıyor.

Buna göre, Chopra'nın Tanzi ve Eric Schadt'ın birlikte yürüttüğü "SOS" adlı bir çalışma, plasebo verilen gruptaki kişilerin kan örneklerini inceleyerek bir "plasebo moleküler imzası" bulmayı hedeflemişti. Ekip bu araştırmanın ilacın gerçek etkisini plasebodan ayırmayı kolaylaştırarak ilaç şirketlerine fayda sağlayacağını düşünmüştü. Chopra, bu bilimsel bulguları ticari bir fırsata dönüştürmek için Pfizer'ın tıbbi direktörü Freda Lewis-Hall'a ulaşarak şirketin New York'taki ofisini araştırma ekibiyle ziyaret etmek istemişti. Yazışmalardan Lewis-Hall'un bu görüşmeyi kabul ettiği anlaşılıyor. Chopra'nın bu yazışmaların hepsini Epstein'ie ilettiği açıkça görülüyor.

Chopra bu süreçteki desteği için teşekkür ettiği Epstein'e "Sayenizde!" derken, bir e-postada şu ifadeler yer alıyor: "Başlattığınız şeye bakın!!!! Pfizer'ın klinik araştırma başkanı ilgileniyor!! Sevgiler"

Chopra, Epstein'a gönderdiği bir diğer e-postada ise ünlü evrimsel biyolog Richard Dawkins ile olan tartışmasına değiniyor. Dawkins'in kendisine "Quantum Healing" (Kuantum İyileşme) kitabı nedeniyle saldırdığını, ancak kitabın bu yıl Tanzi'nin yazdığı yeni giriş bölümü ve araştırmalarla güncellenerek yeniden yayınlandığını belirtiyor.

Bu ve diğer e-postalar Chopra'nın, bilim dünyasındaki tartışmalı teorilerine akademik meşruiyet aradığı ve bu süreçte Epstein'in de yardımına talip olduğunu gösteriyor.

Ayrıca Chopra, Epstein'e attığı e-postalarda Harvard Tıp Fakültesi ve Massacushetts General Hopital'a bağlı bir beyin sağlığı enstitüsüne Tanzi ile beraber eş direktör olacağını iddia ediyor. Chopra'nın ekibi bu kapsamda hazırlanan başvuruyu da Epstein'e iletirken, yazarın kendisi ise enstitü için nasıl bağış toplayacağını, kimlerle konuşabileceğini Epstein'e danışıyor. Ancak burada bahsi geçen enstitü olabilecek o kuruluşun 2018'de Chopra'sız kurulduğu anlaşılıyor.

Edge Vakfı: 'Seçkin entelektüel erkekler kulübü'

Epstein'in akademi ve bilim camiasıyla kurduğu bu ilişkilerde merkezi rol oynayan isimlerden biri John Brockman. New Yorklu edebiyat ajanı Brockman, birçok seçkin bilim ve kültür insanını temsil ediyor, aynı zamanda kendi Edge Vakfı aracılığıyla önde gelen isimlerin katıldığı yemekler organize ediyordu.

2018'e kadar Brockman, temsil ettiği yazarlar ve bilim insanlarından oluşan Edge yazarlarına her yıl bir soru yöneltiyordu. "Tehlikeli fikriniz nedir?" ve "Her şeyi değiştirecek olan nedir?" gibi sorulara verdikleri yanıtlar, önce sitede yayınlanıyor, sonra kitap haline getiriliyordu. Öyle ki o dönemde Guardian, Edge'i "dünyanın en akıllı web sitesi" olarak nitelemişti.

Edge web sitesinden yakın zamanda kaldırılan fotoğraflarda, özellikle 2000'lerin başından 2010'ların ilk yıllarına kadar bir dizi yemekte teknoloji dünyasının seçkin isimlerinin yer aldığı görülüyor. Epstein de bu Edge etkinliklerinin düzenli katılımcılarından biriydi. Yine Edge web sitesinden yakın zamanda silinen fotoğraflarda 1999 ve 2000 yıllarındaki milyarderler yemeklerinde görüldüğü ve 2004'teki yemekle ilgili bir yazıda da adı geçtiği belirtiliyor.

Edge de büyük ölçüde bir erkek kulübüydü; web sitesinde katkıda bulunanlar listesindeki 900'den fazla kişinin yüzde 80'i erkeklerden oluşuyor. BuzzFeed News, bu yemekleri "seçkin entelektüel erkekler kulübü" olarak tanımlıyor.

BuzzFeed News'in Edge'in vergi beyannamelerine ilişkin incelemesine göre, Edge'nin sunduğu tüm özel etkinliklerin arkasında Epstein'in parası vardı. Nitekim, Epstein 2015'te Edge'e son kayıtlı bağışını yaptıktan sonra, grup bir zamanlar takviminin en önemli etkinliği olan yıllık "milyarderler yemeğini" düzenlemeyi bıraktı.

Edge ve Brockman ile ilişkisi ona önde gelen bilim insanlarına ve teknoloji endüstrisindeki önemli isimlere erişim imkanı sağlamıştı. Örneğin 2002 yılında Brockman, eşi ve iş ortağı Katinka Matson ve önde gelen bilim insanları Steven Pinker, Richard Dawkins ve Daniel Dennett, Epstein'in özel jetiyle Kaliforniya'daki Monterey'de düzenlenen TED konferansına uçarken görüntülenmişti.

Bunun yanı sıra, 2006'da Edge, Karayipler'deki St. Thomas adasında, aralarında Stephen Hawking'in de bulunduğu "bir grup kozmolog, deneyci, teorisyen ve parçacık fizikçisi" için bir konferans düzenlemişti.

Konferansa, 2018'de Arizona Eyalet Üniversitesi'nin cinsel taciz politikasını ihlal ettiği gerekçesiyle emekli edilen fizikçi Lawrence Krauss başkanlık ediyordu. Konferans, etkinliği finanse eden "bilim hayırseveri Jeffrey Epstein'in" yakındaki özel adasına bir geziyi de içeriyordu.

Epstein hapisten çıktığı 2009'dan itibaren Edge'e tekrar bağış yapmaya başlamış ve 2009, 2010 ve 2011 yıllarında yılda en az 50 bin dolar bağışta bulunmuştu.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: