Ebu Ras: Aksa Tufanı birçok devletin yapamadığını yaptı, Allah'ın izniyle galip geleceğiz

Aksa Tufanı'nın yıldönümü münasebetiyle düzenlenen programda konuşan HAMAS Eski Milletvekili Dr. Mervan Ebu Ras, "Aksa Tufanı tüm düşmanlara ve onları destekleyen tüm güçlere asla vazgeçmeyeceği mesajını veriyor. Aksa Tufanı bize, birçok devletin düşmana yapamadığını yaptığını göstermiştir. Birleşmiş Milletler'in son toplantısında Netanyahu'nun nasıl bir tepki ile karşılaştığını hep birlikte gördük. Allah'ın izniyle galip geleceğiz." dedi.

07 Eki 2026 - 18:50 YAYINLANMA
Ebu Ras: Aksa Tufanı birçok devletin yapamadığını yaptı, Allah'ın izniyle galip geleceğiz

Aksa Kadınları Derneği, 7 Ekim Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıldönümü münasebetiyle Üsküdar Mihrimah Sultan Camii önünde bir program gerçekleştirdi.

HAMAS Eski Milletvekili Dr. Mervan Ebu Ras ile Araştırmacı Yazar Muhammed Emin Yıldırım'ın konuşmacı olarak katıldığı programın açılışında konuşan Aksa Kadınları Derneği Başkanı Müyesser Yağız, Aksa Tufanı 4'üncü yılına girerken Gazze halkının yaşadığı onca acıya rağmen vazgeçmediklerini, Müslümanların da bu durumu örnek alarak üzerlerindeki ataleti kaldırıp harekete geçmeleri gerektiğini söyledi.

Yaşana onca katliama rağmen yıkıntılar içerisinde Gazze'de 80 bin çocuğun dünyaya geldiğini hatırlatan Yağız, bu durumun oradaki halkın mücadele azminin devam ettiğini gösterdiğini, en önde gelen komutanlarının, liderlerinin şehid edilmesinin dahi kendilerini direnişten alıkoymadığını ifade etti

Aksa Tufanı'nın direniş ruhunu dünyaya yaydığını ve Avrupa'da Kur'an-ı Kerim satışları son aşamada rekor kırdığını aktaran Yağız, Gazze halkının direniş ile insanlığa tebliğde bulunduğunu vurguladı.

"Aksa Tufanı bize, birçok devletin düşmana yapamadığını yaptığını gösterdi"

Programda bir konuşma gerçekleştiren HAMAS Eski Milletvekili Dr. Mervan Ebu Ras, "Aksa Tufanı, ümmeti uyandırdı. Küçücük bir toprak parçasında abluka altında olduğumuz halde gerçekleştirdiğimiz eyle ile düşmanı zora soktuk, Ümmet olarak birleşip hareket etsek kim bilir neler olacak. Gazze'de, Filistin'de, Mescid-i Aksa'da düşmanın yaptığı kötü eylemler, esir edilen kadınlar, çocuklar varken susamazdık. Bu eylemler, aynı zamanda ümmete de ne zaman harekete geçeceklerini soruyor. Aksa Tufanı tüm düşmanlara ve onları destekleyen tüm güçlere asla vazgeçmeyeceği mesajını veriyor. Aksa Tufanı bize, birçok devletin düşmana yapamadığını yaptığını göstermiştir. Birleşmiş Milletler'in son toplantısında Netanyahu'nun nasıl bir tepki ile karşılaştığını hep birlikte gördük. Netanyahu, Yahudilerin bayramında bir tünelin altında yaptığı konuşmada, 'Bu bölge dünyadaki en kutsal mekândır ve yalnızca bize aittir' demişti. Geçen hafta 30 binden fazla Yahudi, Mescid-i Aksa'nın kendilerine ait olduğunu söyledi. Siyonistler şu anda Mescid-i Aksa'yı yıkıp yerine sözde 'Süleyman Mabedi' yapmak istiyorlar. Amerika'dan getirdikleri inekleri kesip kanlarını Mescid-i Aksa'ya sıçratmak istiyorlar." diye konuştu.

"Allah'ın izniyle galip olacağız"

Aksa Tufanı sonrasından başlayan savaşın bittiğine dair bilgilerin doğru olmadığını, her güm yeni katliamların gerçekleştirildiğini belirten Ebu Ras, "Savaş bitmedi. Oradaki Müslümanlar, yemekten, ilaçtan, barınmadan ve her türlü insani ihtiyaçtan mahrum bırakılıyorlar. Bu nedenle savaş bitmedi ve Allah'ın izniyle sonunda biz galip olacağız. Aksa Tufanı tüm Müslümanlara, insanlığa sesleniyor. İşgal rejimi ne yapacağını bilemez duruma geldi. Allah'ın izniyle galip olacağız." şeklinde konuştu.

Mescid-i Aksa'nın tüm Müslümanlara ait olduğunu ve korunması için harekete geçilmesi gerektiğini belirten Ebu Ras, Gazze'nin Müslümanların Mescid-i Aksa'daki haklarını korumak adına kadın-erkek, çocuk-yaşlı her bir bireyi ile fedakârlıkta bulunduğunu hatırlatarak ümmetin de Mescid-i Aksa'yı yalnız bırakmaması gerektiğini vurguladı.

Yüzyıllardır yalnızca Filistin'in değil birçok İslam coğrafyasının işgal edildiğini hatırlatarak konuşmasına başlayan Araştırmacı Yazar Muhammed Emin Yıldırım, coğrafyalarımızla birlikte öncelikle zihinlerimizin işgal edildiğini söyledi.

Yıldırım, "Şimdi bizi böyle dışarıdan gören insanlar eğer İslam'ın sözlüğünü bilmiyorlarsa, 'Yine bir avuç geldiler, bağırıp gittiler' diyecekler. Ancak İslam'ın nazarından baktığınızda mesele yalnızca bağırmak değil bir duruş sergilemek, mazlumların yanında saf tutmaktır. Bir avuç dahi kalsa Allah'a vereceğimiz hesaptan ötürü doğru yerde durmak zorundayız. Bizi buraya getiren şey de budur. Bu hakikati bilelim ki Aksa tufanını da doğru okuyalım. Aradan 3 yıl geçti. Tam 1095 gün… 1095 gün önce 7 Ekim sabahına başka bir şey ile uyandık. Onlarca yıl farklı şeyler duyuyorduk ama bir avuç yiğit Aksa'yı yetim bırakmama adına siyonizmin ne olduğunu çok iyi bilmelerine rağmen, başlarına ne geleceğini çok iyi bilmelerine rağmen kendilerini feda ederek bu tufanı başlattılar. Onlar, ümmeti uyandırmak asına kendilerini Ashab-ı Uhdud gibi feda etmeye razı oldular. Ümmet istenilen oranda uyanmadı ama insanlığın vicdanı uyandı ve o uyanışın artık önünü kimse alamayacak. Göreceksiniz biz bambaşka şeyler göreceğiz. Allah bize ömür verirse 20 yıl sonra bugün forslarından yanlarına yaklaşamadığınız adamların hepsi tarihte silinip gidecek ama Yahya Sinvar'ın adı silinmeyecek. Ebu Ubeyde'nin adı silinmeyecek. İsmail Heniye'nin adı silinmeyecek. Çünkü onlar hak bir dava kurban oldular. Allah için kurban oldukları için onlar hiçbir zaman unutulmayacak. Hep güzel bir şekilde yâd edilecekler. Ancak bugün kendi menfaatlerinden, iktidarlarından, güçlerinden, koltuklarından dolayı kıllarını kıpırdatmayan adamlar yokluğa ve lanete mahkûm edilecekler. Onun için aslında Aksa Tufanın'ın ne olduğunu bilelim ve doğru yerde duralım." dedi.

Aksa Tufanı'nı 5 kavram üzerinde açıklayan Yıldırım, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

Aksa Tufanı bir milattır. Artık hiçbir şey 7 kim 2023 ile sonrasında bir olmayacak. 3 yıllık süreç içerisinde dünyada bu kadar hızlı gelişmeler oldu. İslam coğrafyalarında onlarca şey oldu. Bunlar Aksa Tufanı'ndan bağımsız değil. Bu başlangıcın nereye varacağını Allah takdir eder ama bize düşen bu miladı iyi bilip doğru yerde durabilmektir.

Aksa Tufanı bir mihenktir. Ayırdı, ayırmaya devam ediyor. Filistin'e sadece köprü altı çocukları gibi muamele edenleri de ayırdı. Dünyasında yer edinmeyenleri de ayırdı. Kapalı kapılar ardında siyonizmin menfaatleri için konuşan, vitrinlerde sadece hamaset yapanları da ayırdı. İsrail ile ticaret yapanları da karşı olanları da ayırdı. Gerçek manada duruşu sergileyenlerle bu işin sadece hamasetini yapanları da ayırdı, ayırmaya da devam edecek. Çünkü kıyam böyledir. Kıyam olduğu zaman o orada durmuyor. Sadece mesele o olayla da sınırlı kalmıyor. O olayın şahitleri eğer o kıyamı gerçekleştiren yiğitlerin yanında tam anlamıyla durmazlarsa onlar da farklı bir biçimde o mihenkten nasiplenirler. Doğru yerde duran kazanır, yanlış yerde duran ise kaybeder.

Aksa Tufanı bir medardır. Bizim için bir dayanak, bir medarı iftihardır. Şu kirli dünyada Allah'a hamd edeceğimiz bir şey varsa vallahi bu yiğitleridir. Bu kardeşiniz yıllardır sahabeyi anlatıyor. Bazen insanlar, 'Ya hocam bunlar hep tarihte mi kalacak? Yok mu acaba bugünün dünyasında sahabe gibi olanlar' diyorlardı. Allah binlerce kez Gazze'nin yiğit evlatlarından razı olsun ki sahabenin kitaplarda kalmadığını bize gösterdiler. Bir kez daha olabileceğini gösterdiler. Yeniden cihad kavramını bize anlattı.

Aksa Tufanı menzildir. Türkiye'deki Müslümanlar olarak da unuttuk. Ne yazık ki konfor hayatlarımızı işgal etti. Dünyevileşme her şeyin önüne geçti ama bir avuç yiğit bu dünyada daha güzel bir menzilin olduğunu önümüze koydular. Ölümlerin en güzeli, hatta ölüm değil dirilişin en güzelinin şehadet olduğunu bize gösterdiler Sevdalarımız, rüyalarımız değişti. Onları doğru anlayanlar başka rüyalar, başka sevdalar önlerine koymaya başladılar. Çünkü Gazze'nin çocukları, o çadırların, yağmurların içerisinde asıl hayatın ahiret hayatı olduğunu bize haykırdılar."

Aksa Tufanı bir meşaledir. Geçen sene bugünlerde SUMUD'tan döndük. Gelenlerin yüzde 70-80'i Müslüman değildi. 80 yaşına merdiven dayayan bir İskoçyalı ablamıza tercüman aracılığıyla kendisini buraya getiren şeyin ne olduğunu sordum. O da Gazzeli çocukları tanıdıktan sonra başını yastığa koyamadığını söyledi. Gazze yüreklerinde biraz vicdan olan hiç kimseyi yatırmıyor. Eğer bugün başını yastığa rahatça koyan ve iman ettiğini söyleyen bir insan varsa, dönüp tekrardan hangi imana, hangi Kur'an'a, hangi peygambere iman ettiğini sorgulasın. Çünkü inandığımız değerler, o değerler yolunda gayret etmeyi bize sorumluluk olarak yükler."

Program Muhammed Emin Yıldırım'ın yaptığı dua ile son buldu. (İLKHA)

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: