Dünyanın en çirkin şehrine turist yağıyor: Harabe yapılar cazibe merkezi oldu
Belçika’nın Charleroi kenti, “dünyanın en çirkin şehri” olarak anılmasına rağmen terk edilmiş sanayi yapılarıyla turizmin yeni adreslerinden biri haline geldi.
Belçika’nın Charleroi kenti, “dünyanın en çirkin şehri” olarak anılmasına rağmen terk edilmiş sanayi yapılarıyla turizmin yeni adreslerinden biri haline geldi.
Gözlerin üzerine çevrildiği şehir...
Nicolas Buissart isimli bir adam, Hollanda basınının Charleroi’yi 'dünyanın en çirkin kenti' ilan etmesinin ardından şaka olarak başlattığı rehberlik faaliyetini yıllar içinde turistik bir projeye dönüştürdü.
Yaklaşık 15 yıldır kente turlar düzenleyen Buissart, ziyaretçileri terk edilmiş fabrikalar ve harap depolar arasında gezdirerek şehrin endüstriyel geçmişini farklı bir bakışla sunuyor.
"KAPİTALİZMİN BIRAKTIĞI İZLER"
Fransızca konuşulan Valonya bölgesinin bir zamanlar refah içinde olduğunu belirten Buissart, "Kapitalizm geride çok fazla atık bırakıyor." diyerek bugün turistik ilgi gören yapıların bu geçmişin ürünü olduğunu vurguluyor.
Charleroi’ye gelen ziyaretçiler de tam olarak bu 'izleri' görmek istiyor.
URBEX AKIMI BÜYÜYOR
Son 20 yılda dünya genelinde yaygınlaşan 'urbex' (urban exploration) akımı, terk edilmiş yapıların keşfedilmesini popüler hale getirdi.
Kırık camlı, çökmüş tavanlı ve grafitilerle kaplı yapılar fotoğrafçılar, sosyal medya kullanıcıları ve macera arayan turistler için ilgi odağı oluyor.
Tur kapsamında ziyaret edilen alanlar arasında devasa beton-çelik kalıntıları yer alıyor.
Katılımcılardan Veronique Moussu, "Burada gerçekten hoşuma giden bir estetik var" diyerek ışık, gölge ve sokak sanatının bu alanlara farklı bir değer kattığını ifade ediyor.
KÖMÜR KENTİNDEN TURİZM MERKEZİNE
Bir zamanlar kömür madenciliğiyle bilinen Charleroi, son madenin kapanmasının üzerinden 40 yılı aşkın süre geçmesine rağmen yeni bir kimlik arayışında.
Bugün şehir, özellikle düşük maliyetli hava yolu şirketi Ryanair’in önemli merkezlerinden biri olan havalimanıyla öne çıkıyor.
'ÖLÜ AMA ÇEKİCİ' MEKANLAR
Turun ilk durağı, 1930’larda inşa edilen ve bugün grafiti sanatçılarının mekanına dönüşen terk edilmiş bir yüzme kompleksi.
'Solvay Havuzu' olarak bilinen yapı, geçmişte işçilere dinlenme ve eğlence alanı sunmak amacıyla kurulmuştu.
Bugün ise çatısı çökmüş, zemini parçalanmış halde doğanın etkilerine açık bir harabe görünümünde.
İkinci durakta ise paslanmaz çelik işleme için kullanılan dev bir depo bulunuyor. Bir dönem ArcelorMittal’e ait olan tesis yaklaşık 15 yıldır atıl durumda.
"BU MİRAS BİZİ FARKLI KILIYOR"
Yerel turizm yetkilileri, kentin bu endüstriyel mirasını avantaja çevirmeyi hedefliyor.
Charleroi Turizm Ofisi Direktörü Valerie Demanet, "Bizi farklı kılan ve turist çeken şey tam da bu miras." dedi.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi